Leprous – Coal

“Bilateral” ile adını duyurmaya başlayan, bugünkü konuğumuz “Coal” ve ardından gelen “The Congregation” ile ise progresif metal dünyasının zirvesine sıçrayan LEPROUS’un geçirdiği evrimden söz edelim bugün biraz gelin. Başlarda kendi işlerinden çok yüce metal insanı IHSAHN’ın solo projesinin canlı grubu olarak tanınan LEPROUS, “Coal”a kadar icra ettiği hafif alternatif rock dokunuşlu progresif rock ile yaratıcılık… Read More Leprous – Coal

Between the Buried and Me – Colors

Kimi zaman beklenmedik bir anda beklenmedik bir gruptan, kimi zaman ise öncesindeki ufak tefek sinyalleri görenler için biraz beklendik bir gruptan; öncesinde olan veya olmayan her şeye rağmen akılları baştan alan, oyunun kurallarını değiştiren bir albüm çıkar. Öyle farklıdır, öyle daha önce denenmemişleri denemiş, daha önce bakılmamış açılardan bakmıştır ki artık değişmeyeceğine kesin gözüyle bakılan… Read More Between the Buried and Me – Colors

SikTh – The Future in Whose Eyes?

Teknik yahut progressive core gruplarının, hatta djent gruplarının bir çoğunun oluşumundan bizzat sorumlu olan, çok fazla grup için söyleyemeyecek şekilde kendi alt türünün lokomotifi, belki yaratıcısı olan efsane bir grup SIKTH. Buna rağmen hak ettiği saygıyı görmeyi geçtim, çoğu yerde göz ardı ediliyor olmalarına anlam vermek mümkün değil. Neyse ki her yeni kayıt yayınladıklarında yeni… Read More SikTh – The Future in Whose Eyes?

Pazar kısaları – 10

WOE – Hope Attrition Amerikalı (nispeten melodik) black metal grubu WOE 2008 yılında “A Spell for the Death of Man” isimli ilk albümünü çıkarttığı zaman epeyce kafayı kendine doğru çevirmeyi başarmıştı. Gençliğin verdiği Satanizm heyecanı ile büyük bir coşku barındıran, dinlere keyiflere saldırmanın karşı konulamaz büyüsüyle yoğrulmuş bu albümden sonra biraz ruhunu kaybetme yolunda ilerledi… Read More Pazar kısaları – 10

David Maxim Micic – Who Bit the Moon

Bugün hiç tarzım olmayan şekilde sizlere bir gitarist tanıtmak istiyorum. Normalde neredeyse katlanamadığım enstrümantal progresif müzikleri bana kısmen de olsa sevdirmeyi başaran Sırp gitarist/klavyeci David Maxim Micic kendi adını taşıyan projesiyle yedinci kaydı “Who Bit the Moon”u geçtiğimiz günlerde piyasaya sürdü. Özellikle ilk üç kaydı olan “Bilo” üçlemesiyle (“Bilo”, “Bilo 2.0” ve “Bilo 3.0”. Çok… Read More David Maxim Micic – Who Bit the Moon