Tanıl Çağdaş – Elixir of Life
Merhaba.
Avustralya’da yaşayan müzisyen Tanıl Çağdaş, progresif metal sınırları dahilinde türün modern devlerindan ilhamla yola çıkarak hem kompleks besteler yazmaya odaklanmış hem de sinematik, yoğun atmosferli duygusal tınılar yakalamaya çalışan bir isim. Enstrümantal parçalarının dinamik düzenlemeleri arasında pek çok farklı ruh halini yansıtan pasajlar, teknik kapasitesinin tavanını gösteren güçlü sololar ve akıcı melodiler duymak mümkün. Progresif ve modern çerçeve, ekstrem sınırların zorlanmasının önüne geçiyor belki ama günün sonunda çoğu anda metal tınlamayı da başarmış Tanıl ki öyle olmasaydı muhtemelen bir süre sonra ben de ilgimi yitirirdim. Neyse ki Elixir of Life, pek çok anında enerjik ve olabildiğince net bir metal enerjisi de sunmayı başarıyor.
11 parçayla 43 dakika civarında bir dinleti sunan Elixir of Life, çoğunlukla pozitif bir ruh haline sahip ve parçalar, doğrudan bir “bakın nasıl da çalıyorum,” gitar şovunun aksine bütüncül, kendi karakterine sahip bestelerden oluşuyor. Direkt kendisinden alıntılamak gerekirse “Fruity Loops programında saatlerce aynı ölçüyü döngüye alıp her seferinde bir notayı değiştirerek başlamıştı, ev arkadaşım şikayet edene kadar da devam ettim!” diye tanıttığı Friends gibi çok daha gitar modlarına odaklanmış (Mixolydian imiş) parçalar bile, özellikle de isimlerinin ipuçlarını sunduğu birtakım temalar dahilinde şekillenmiş. Atıyorum, Cursed Tomb‘u dinlerken sanki bir Indiana Jones filmindeki tünelin ucu bombok bir yere çıktı! paniğini, bir Starfighter‘ı dinlerken hakikaten hızlı, kaotik bir uzay savaşı hissini alabiliyorsunuz. Albümün belki de en melankolik anlarını sunan Remembering Her Face ise yine isminden rahatça anlaşılacağı üzere özlemle, yasla ilgili ve Tanıl’ın minimal bir klavye ile birleştirdiği soloları sonsuzluğa giderken gözlerinizin önünde birinin yüzü canlanacaktır mutlaka.

Neyse uzatmayayım, özellikle gitar meraklısı arkadaşlar zaten kaçırmasınlar ama bence Elixir of Life genel manada da Plini vs. tarzı daha modern progresif işlerden hoşlananların rahatça dinleyebileceği türden bir albüm. Tanıl Çağdaş ile denk gelmiş olmaktan dolayı mutlu oldum ben, sizle de paylaşmak istedim o yüzden. Ayrıca ufak bir kurcalama sonrası kendisinin bir de Avustralya’da sahne alan bir PANTERA tribute grubunun olduğunu öğrendim ki bunlar ne kadar hoş hareketler. Yolu açık olsun.


