Klasik bir Cumartesi: Tiamat – Wildhoney

1989: Takvimler 1989 yılını gösterirken İsveç topraklarında, Treblinka adı altında – ki bu isim 2. Dünya Savaşı sırasında Polonya’da kurulan bir toplama kampından – black metal icra eden bir grubun ortaya çıkmasıyla başlıyor. 1988’de Rivers Edge adlı thrash grubunun elemanlarının yayınladıkları demodan hemen sonra Treblinka’ya geçmeleri ve yanlarına da “Luficer Hellslaughter” ve “Juck The Ripper”ı… Read More Klasik bir Cumartesi: Tiamat – Wildhoney

Saturnus – Martyre

Gökhan Yazan “Doom metal dostunuz değildir.” Belki, bildiğiniz bir albüme “ne demişler acaba?” diye bakmak için, belki de yeni bir şeyler keşfetmek için buradasınız. Saturnus’ü biliyor musunuz? Bilmemenizi dilerdim… Grup gayet başarılı bir grup; zaten bu alanda başarılı oldukları için bilmemenizi dilerdim. Doom işte bilirsiniz. Kupkuru bir bataklık. Gece uyumak için yatağa yattığınızda tavana dümdüz… Read More Saturnus – Martyre

Below – Upon a Pale Horse

İsveç yine yaptı yapacağını arkadaşlar. “Upon a Pale Horse” geleneksel, yahut epik doom metal adına dinleyeceğiniz en iyi albümlerden biri belki de ve arkasındaki grup BELOW’un henüz ikinci stüdyo kaydı. Vokallerdeki insanüstü başarısını kendine takma isim seçme alanında gösteremeyen Zeb’in yeri geldiğinde bir Messiah Marcolin, yeri geldiğinde bir Rob Lowe, hatta ufak çapta bir King… Read More Below – Upon a Pale Horse

Kıyamet Günü

Selamlar herkese. Geçen hafta deneysel metal ile başladığım, her hafta bir metal alt kolu seçip o tarzda bir çalma listesi hazırlama ritüelimin bu ikinci baskısındaki konuğum başlıktan tahmin edeceğiniz üzere Kıyamet Metali, başka bir deyişle Doom Metal! Hazır son iki gündür üst üste doom metal kritikleriyle siteyi şenlendirmişken bu ayardan devam edeyim dedim. Henüz bu alt… Read More Kıyamet Günü

Anathema – Distant Satellites

Uzun zaman önce, çok uzak bir galakside doom/death metal türünün doğumuna, 2. dalga doom metalin yayılmasına ön ayak olan Anathema, Cavanagh kardeşlerin farklı sulara yelken açmasıyla bilindiği üzere bugün çok daha başka bir noktada bulunuyor. 90’ların başında ortalığı kasıp kavuran, yeni ve taze bir şeylerin doğmasına katkıda bulunan o görkemli grup artık çok daha içe… Read More Anathema – Distant Satellites

The Ruins of Beverast – Exuvia

Hep çok sevdiğim THE RUINS OF BEVERAST, Alman müzisyen Alexander von Meilenwald’ın tek kişilik atmosferik black/doom metal projesi. İsmine bakınca bir yerlerde dük, ya ne bileyim kont, baron falan bir şey olmasını beklediğimiz von Meilenwald, tüm enstrümanları ve vokallerini üstlendiği THE RUINS OF BEVERAST ile benzerine çok rastlanmayan ve duyulduğunda artık “aa evet o grup… Read More The Ruins of Beverast – Exuvia

Estatic Fear – A Sombre Dance

İnsan cinsellik ve şiddet güdüleriyle içten içe ruhunun vahşi yanlarını beslese de “biz hayvanlardan farklı ve üstünüz,” bakış açısının belki de tek haklı yanı olan güzelin farkın varabilmek ve güzeli arayıp ona ulaşabilmek üzerine de kuruyor hayatını. Basit anlamda yaptığımız her şeyi öyle veya böyle diğer canlılarla aynı amaçlar doğrultusunda gerçekleştirirken bir noktada farklılaşabilme belki de… Read More Estatic Fear – A Sombre Dance