Darkthrone – Arctic Thunder

Onlarca metal alt türü arasında kendisine black metalden daha yakın hissettiği bir tür bulamamış olan bir insan olarak, DARKTHRONE’un 2000’li yıllardaki black metal/crust etkileşimli de olsa özünde bir heavy metal grubuna dönüşmesine karışık duygular besliyorum. “Under a Funeral Moon” ve “Blaze in the Northern Sky” ile black metalin öz halinin en iyi albümlerinden ikisine (aslında en az ikisine demeliyim, zira bu argümana uyacak başka albümleri de var DARKTHRONE’un) imza atmış bir grubun bu çizgide devam etmiyor olması biraz üzücü olsa da, arkalarında şikayet edilemeyecek miktar ve kalitede ürün bıraktıkları da bir gerçek.

Olayın aslında bir yönü daha var. DARKTHRONE, metal müziğinin ruhunun, temsil ettiği değerlerin, anlatmak istediklerinin somutlaşmış hali adeta. Death metal yaparken de, black metal yaparken de, neredeyse düpedüz punk yaparken de DARKTHRONE’da adını koyamadığım, “e evet metal müzik bu işte” dedirten başka bir şey var. Bunu kaybetmedikçe (ki bu saatten sonra pek mümkün değil artık), DARKTHRONE’un istese de kötü bir albüm yapabileceğini pek sanmıyorum ben.

Nihayet gelelim “Arctic Thunder”a. Nocturno Culto ve Fenriz yine en iyi bildikleri şeyi yapmaya devam etmişler. En uzunu bile altı dakikayı bulmayan şarkılarla, anlatmak istedikleri her şeyi direkt olarak açıklayarak 40 dakikada gözümüze sokuyorlar. Albümdeki şarkıların yazımını neredeyse yarı yarıya bölüşen ikili, bu yazım sürecini müthiş bir uyum içinde geçirmiş. İki müzisyenin tarzıyla ayrı ayrı gereğinden fazla içli dışlı değilseniz hangi şarkı hangisine ait anlamakta zorlanabilirsiniz.

“Arctic Thunder”ın kendisinden önceki son birkaç albümden ayrıldığı iki büyük nokta var. Bunlardan ilki, şarkı tempolarının tüm albüm boyunca orta karar seyrediyor olması. Bu tempo yavaşlatması albümde hissedilen punk dozunun da biraz aşağı çekilmesine, ve hatta özellikle Burial Bliss ve Deep Lake Tresspass şarkılarında ön planda olmak üzere müziğin black metal tarafının ağır basmasına yol açmış. İkinci büyük nokta ise, vokallerin bu defa tamamen Nocturno Culto tarafından üstlenilmiş olması. Müziğin ağırlaşan hızı ile birlikte vokallerin artık gitarlar tarafından eskisi kadar boğulmayacak şekilde mikslenmiş olması Culto’nun vokallerinin iyiden iyiye parlamasını sağlıyor, kulağa hala çok “pis” gelmeyi başaran tonu ile albümü ileriye taşıyan unsurların önde gelenlerinden biri haline sokuyor.

DARKTHRONE diskografisi içinde keyif almadığım bir albüm olmadığını rahatça söyleyebilirim. Bunun yanında “Sardonic Wrath”ten beri çıkan DARKTHRONE albümlerinden gerçekten çok sevdiğim ilk albüm “Arctic Thunder” oldu. Elbette bu demek değil ki “Arctic Thunder” mükemmel bir albüm. Kendinden öncekilerde olduğu gibi bu albüm de kimi “filler” tabir edilen, “olmasa da olur ama kötü de değil” şarkılardan ve riflerden biraz kaybediyor. Albüm süresinin 39 dakikanın biraz üstünde olduğunu düşünürsek aslında böyle anlara ve şarkılara tahammülümüzün çok da olmaması gerektiğini söyleyebiliriz; ama konu DARKTHRONE olunca bir şekilde bunlar çok da göze batmıyor işte. Netice itibariyle grubun son 10 yılda yaptığı en iyi albüm demekten çekinmiyorum “Arctic Thunder” için. Metalin sözlük anlamı gibi bir grup için bu cümleyi kurabilmek zaten albümün ne kadar iyi olduğunu anlatmaya yeter diye düşünüyorum.

83/100

1000x1000

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s