Allegaeon – Apoptosis

Merhaba.

Teknik yönü öne çıkan türlerde metal yapmanın en büyük dezavantajı akrobatik manevraların ve beyin yakan matematik hesaplarının arasında kaybolup eserin ruhunu kurgulayamamak ve yoğun bir emek ile yaratıcılığa rağmen ortaya kimliksiz, duygusuz işlerin çıkma ihtimalinin kuvvetli olmasıdır. Doğru bir eleme süreci geçirmeden aklındaki her fikri uygulamaya koymaya çalışan gruplarda daha da sık görülen bu sorun, Apoptosis, yani çok hücreli organizmalarda genetik materyalin kontrolünde gerçekleşen, herhangi bir doku hasarı yaratmayan, “istenilen” veya “programlı” hücre ölümü gibi bir sendrom üzerinden enfes bir analoji kurmaya olanak sağlıyor. Hatta bu açıdan bakınca Amerikalı teknik, melodik death metal grubu Allegaeon’un beşinci stüdyo albümünün ismi epey manidar sayılabilir.

Diğer amerikan teknik ekstrem gruplara kıyasla Allegaeon’un daha Avrupai, daha incelikli bir havası olduğunu baştan belirtmek gerek. REVOCATION veya THE BLACK DAHLIA MURDER gibi Amerikalı grupların benimsediği türden bir Kuzey Avrupa havasını üstün Amerikan teknik death metal hassasiyetine yedirmeyi başarmışlar ve daha organik bir ruh yakalamışlar. Grubun bu formülü kimi anlarda çok etkileyiciyken kimi anlarda ise biraz tekrar düşmelerine neden oluyor. Fakat Allegaeon müziği genel olarak akrobatik, gitar tabanlı death metal sevenler için kesinlikle çok keyifli.

Kurucu kadrodan geriye kalan son eleman olan 39 yaşındaki gitarist Greg Burgess ve 1994 doğumlu Micheal Stancel’in uyumu, Apoptosis‘in itici gücünü oluşturuyor. Extramophiles (A)‘daki neoklasik melodiler, The Secular Age‘in antreman tadındaki enfes death metal rifleri, Tsunami and Submergence gibi şarkılarda progresif rock ile teknik death metali birleştiren gitar işçiliği, vs. derken Apoptosis gitar işçiliği açısından üst düzey bir dinleti sunuyor. Grubun RUSH şarkıları yorumladığını düşününce, insan bundan daha azını beklemiyor zaten Allegaeon’dan.

Ancak yazının başına dönecek olursak, beste sürecinde karşılaşılabilen sorunlar aşılsa bile bu defa teknik death metal türünü belki de olduğundan daha mekanik bir hale sokan, genele yayılmış kayıt ve prodüksiyon tercihleriyle ilgili sorunlarla başa çıkmak zorunda gruplar. Her albüm üç aşağı beş yukarı birbirinin aynı tınlıyor ve bu da o albüme özel, özgün ruh sorununu iyice katlıyor. Apoptosis de bestelerde ayrılsa bile herkes gibi tınlayan bir albüm ve 19 Nisan’da yayımlanmasına rağmen önce çıktığı hafta oluşan heyecan dalgasının kırılmasını, sonra da albümün gerçek değerini ortaya çıkarmasını bekleyeyim derken inceleme gecikti biraz. Herhalde böyle duyulan bin tane albüm dinlemişimdir ama bin tane daha dinlesem bu steril prodüksiyona ve mekanik davullara ısınamayacağım hiçbir zaman. Kesinlikle Apoptosis‘ten aldığım keyfi baltalıyor ama böyle kayıtlar duymaya alışkın, hatta seven teknik death metal hayranları için sorun olmadığına da eminim.

Albümün sonuna kadar piliniz yeter mi bilmiyorum ama ilk kırk altı dakikayı atlatıp on şarkıyı geride bırakabilirseniz isim şarkısı Apoptosis karşılayacak sizi ve on dakikalık bu epik şaheser, ilk bir-bir buçuk dakikasından sonra müthiş bir tempo ve coşkuyla, kaotik bir kapanış gerçekleştiriyor. The Secular Age veya Stellar Tidal Disruption gibi direkt şarkıları da sevmeme rağmen albümden tek bir şarkı seçecek olsam kesinlikle bu on dakikalık çirkinlik abidesi Apoptosis‘i seçerdim.

Çıktığı dönemde -biraz da Metal Blade gazıyla- çok övüldü ve parası yatan ortamlarda tam puanlar havada uçuştu ama Apoptosis ne göklere çıkartılacak kadar iyi ne de yerin dibine batırılacak kadar kötü; teknik death metalde melodi arayan, gitarlar dile gelip laf anlatsın ama bir yandan da ortalık yansın diyen tayfanın çok hoşuna gidecek, bir tık yorucu ve yer yer tekrara düşüp heyecanını kaybetme tehlikesi yaşasa da kaliteli, güçlü bir albüm.

80/100

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Allegaeon – Apoptosis” için bir yorum

  • 16 Temmuz 2019 tarihinde, saat 14:42
    Permalink

    Allegaeon bence bu türün en seçkin gruplarından biri ve Greg Burgess’in melodik gitar soloları ön planda olduğu müddetçe zevkle dinlenir şarkılar üretebiliyorlar. Geçen albümden itibaren aralarına katılan vokalistin throat vokallerinden çok hazzetmesem de Extremophiles (B), Exothermic Chemical Combustion ve masterpiece Apoptosis şarkıları albümü kalburüstü seviyeye çıkartıyor. Birkaç tur attıktan sonra daha bir kulağa oturuyor ve teknik hareketleri daha bir yakalar oluyorsunuz.

    Yanıtla

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.