Idle Hands – Mana

Merhaba.

2019’un en iyi albümlerini sıralarken sitede incelemesi olmadığı halde yılın albümleri arasında gösterdiğim tek albüm Mana idi ve artık bu eksiği gidermenin vakti geldi.

Gotik müziğin dinamikleriyle heavy metali birleştiren Idle Hands, yılın en iyi çıkış yapan gruplarından biriydi şüphesiz ve Mana, pek çok sene sonu listesinde yer alarak geçici bir heyecan dalgasından fazlası olduğunu kanıtlamış oldu. Heavy/speed metal topluluğu Spellcaster‘ın küllerinden doğan Idle Hands, artık kendimi tekrar edip durduğumu hissettirdiği için överken biraz utanmaya başladığım Portland sahnesinin en kaliteli 2019 mahsüllerinden biri oldu gerçekten de. Mana gibi bir albümle piyasaya giriş yapmak, ilk albümden listelerde yer almak herkese nasip olmaz; üstelik işin aslı Mana, çok büyük bir oranda metal bile değil!

Peki neydi Mana‘yı bu kadar sevmemizi sağlayan? NOSTALJİ! diye bağırması bir yana, grubun seri, doğrudan ve nakarata odaklanan tavrıydı herkesin Idle Hands’e bir çırpıda ısınmasını sağlayan şey bana kalırsa. Ortalama üç buçuk dakika süren on bir şarkının tamamı da benzer, herkesin alışık olduğu türde bestelerden oluşuyor ve aslında hem bu kadar pop hem de her şarkıda kendini tekrar eden bir yapı tercihi büyük bir risk ama Mana‘yı çok iyi yapan şey de bu riskin üstesinden gelebilmesi zaten.

Gabriel Franco’nun vokalinin de hakkını vermek gerek. Tizlere çıkmaktan kaçındığı rahatlıkla fark edilebilir ama güçlü tarafına oynamayı iyi biliyor belli ki. Zaten vokalin yanında gitar ve bas da çaldığı için, kendi söyleyebileceği şarkılar yazmış Gabriel ve bu farkındalık da çok büyük artı yazıyor Mana‘ya.

Tabii bir de grubun gotik tarafı var. Bu noktada da bence Idle Hands’in parlamasını sağlayan en büyük etken, türün en büyükleri arasında sayabileceğimiz Fields of the Nephilim, The Sisters Of Mercy veya The Cure gibi isimler kadar kasvetli bir yerden bakmaması. Beklenmedik derecede yüksek tempolara çıkabiliyor Idle Hands ve müzikal olarak hiçbir zaman aşağı çekmiyor dinleyiciyi. Çift gitar melodileri ve kolayca insanın zihnine yerleşen nakaratlara sahip radyo hiti tadındaki şarkılar ağırlıkta ve o yüzden de araya yedirdikleri daha orta tempolu, depresif parçalar da akıp gidiyor.

Arada ejderhalardan bahsetse, bazen fazla basitleşse de parodi seviyesinde değerlendirilmeye mahal verecek kadar eğlenceli veya laubali de olmuyor Mana hiç. Aksine insanın içsel buhranlarıyla ilgili, intihara kadar varan karanlık konulara değinmeyi, derin mesajlar vermeyi ihmal etmiyor. Fakat bunu konuya uzak veya yaşı büyük birini cringe seviyesine çekmeden becerebiliyor olmak nereden baksanız başarı. Birçok açıdan çok dengeli zaten ama özellikle bu noktada takdiri hak ediyorlar kesinlikle.

Sonlara doğru bir iki şarkı artık biraz bayar gibi olsa da Nightfall veya Give Me to the Night gibi iki çook net hit, Cosmic Overdrive, Blade and the Will veya Dragon, Why Do You Cry? gibi grubun müzikal becerilerini ve heavy metal ile gotik rock türünü nasıl birleştirdiklerini görebileceğiniz şarkılar varken devede kulak o kadarı da. Özellikle Dragon, Why Do You Cry, beste anlamında albümdeki en etkileyici şarkı oldu benim için.

Kısacası daha önce görülmemiş hiçbir şey yapmadan herkesi şaşırtmayı başardı Idle Hands ve bu sanıyorum daha zor olanı. Gotik rock ile heavy metal birleşiminin en güzel örneklerinden biri olarak Mana yalnızca 2019’un değil, son yılların en ilginç albümlerinden biri. 2019’u mağarada geçirmediyseniz zaten çoktan, defalarca dinlemişsinizdir ama olur da bir şekilde ıskaladıysanı, köprüden önceki son çıkış olarak görün bu yazıyı ve mutlaka bir bakın.

92/100


A B O N E O L M A K İ S T E M E Z M İ Y D İ N ?

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Idle Hands – Mana” için bir yorum

  • 18 Ocak 2020 tarihinde, saat 02:42
    Permalink

    Nostalji hissi yaşatan ve ilk albümlerinde etkileyici bir çıkış yapan bu tarz gruplar genelde ikinci albümlerinde “iyiymiş” seviyesine gerileyip sonrasında “Böyle bir grup vardı, degil mi?” diye anılmaya başlıyor. Idle Hands bu albümle yarattığı etkiyi sürdürmeyi başarırsa çok ama çok şaşırım.

    Yanıtla

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.