Yerli Pazarı: Forgotten – Of Past and Passion

Merhaba.

Ankara’nın dışarıdan bakana garip gelen bir havası var. Meteorolojik bir şeyden bahsetmiyorum tabii; birbirine benzeyen yapılar ve insanlar soğuk ve ciddi varlık biçiminin kasvetini ve huzursuzluğunu yansıtırken düşünceleri toparlayıp kendine dönebilmek veya özgün bir benlik kurup alışılmışın dışına çıkabilmek kolay değil. Büyük bir şehir gibi görünmesine rağmen aslında küçük çemberlerin içinde yaşıyor insanlar ve pek çok anlamdaki kısıtlayıcılığın ağırlığı, insanın üzerine kapanıyor. Bu gri, cansız ve soğuk hal ise insanları farklı arayışlara yönlendiriyor. Sanatın her dalında devamlı üreten, tüketen bir şehir Ankara ve bu hali de hoşuma gitmiyor desem yalan olur; Forgotten gibi bir grubu çıkarabilecek kaç şehrimiz var şunun şurasında?

Şehir, sahne ayrımcısı gibi görünmek istemem ve bu yüzden açmak lazım belki ama melodik doom/death icra eden Forgotten’ın müziğini Ankara’dan bağımsız konuşmak zor benim için. Albüm kapağından melodilere ve genel atmosfere kadar her şey Ankara’yı çok yansıtıyor. İlk albümünü 2012’de yayımlamasına rağmen kökleri 1995’e kadar uzanan Forgotten’da o günlerden beri devam eden tek eleman Tolga Otabatmaz, yedi yıllık bir aranın ardından yeniden alevlendirdiği Forgotten’ın yeni kadrosuyla beraber geçmişe kıyasla çok daha farklı, modern ve güncel bir tını yakalayıp hem yerele hem de genele rahatlıkla hitap edebilecek türden bir kasvet gösterisi sunuyor. Açıkçası folk tabanlı ve bol klavyeli 13 Martyrs hiç bana göre bir iş değildi ama Of Past and Passion 90’lar doom/death metalini iyi özetleyen, hedefini isabetle vuran bir albüm.

Doom/death deniline akla gelen her şey eksiksiz bir biçimde yer almış Of Past and Passion‘da. Düşük tempolu bir davul ve fırtına öncesi sessizliği tadındaki ağır melodiler üzerine yer yer konuşur, yer yer fısıldar halde, anlatıcı rolündeki vokal yavaş yavaş kaşımaya başlıyor yaraları; yıkıcı ve kolayca hafızaya girebilen bir melodi ile birlikte gitarlar ve davul gümbürdemeye başladığında ise derinlerden gelen donuk bir brutal vokal ile yaranın kabuğu kopup altında yatanı açık etmeye başlıyor.

MORGION‘dan PARADISE LOST‘a, MY DYING BRIDE‘dan NOVEMBERS DOOM‘a kadar pek çok şeyi andıran Forgotten, bir-iki ufak kısım dışında ilhamını gizlemeyi becermiş. Albümün iki ağır topundan biri olan isim ve açılış şarkısı bu saydığım isimlerden iki tanesini biraz fazla andırmaya başlıyor ikinci yarısındaki bazı bölümlerde ama özellikle çift gitarı etkili kullanarak müziği hacimlendirmeyi başarmışlar. Biri on biri sekiz dakikayı aşan, iki tanesi de enstrümantal beş şarkıyla yarım saati biraz geçen bir albüm yayımlamayı tercih etmiş Forgotten ve normalde bu dağınıklık temel bir eleştiri dayanağı olacakken Of Past and Passion‘da olay grubun biz daha fazlasını isterken bırakıp gitmesi, gibi noktaya geliyor. Gerçekten şöyle sekiz-dokuz parçadan oluşan, kırk-elli dakika bir albümde Forgotten’ın neler yapabileceğini merak ediyor insan.

Standartları yakalayan prodüksiyonu, çift gitarla genişleyip açılan melodiler ve bu müziğe çok uygun bir vokal ile Forgotten, doom/death türünde piyasanın şu anki haline göre fazlasıyla başarılı ve uluslararası düzeyde bir iş çıkarmış; kısa süresi ve albüm içindeki dağınıklığıyla hala şöyle dört başı mahmur bir doom/death albümünden söz etmek mümkün değil belki ama Of Past and Passion, bizden böyle bir şey çıkacaksa bunu Forgotten yapacak dedirtiyor kesinlikle. Kısacası fragmanı çok beğendim, filmi heyecanla bekliyorum; bol şans!

BANDCAMP

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.