Cradle of Filth – Cryptoriana: The Seductiveness of Decay

Metal müziği dinlemeye başladıktan çok kısa bir süre sonra tanıştığım Cradle of Filth’i artık o zamanlardaki gibi uzun uzadıya tanıtmaya gerek yok. Yaşı benimkine yakın ve benden büyük okurlar 1991’de kurulan İngiliz grubun yirmi beş yılı aşkın kariyerinde olan bitene, özellikle ilk üç albüm ile estirdiği fırtınaya ve sonrasında müziği geri plana itmesiyle kaçınılmaz hale getirdiği düşüşüne tanık olmuşlardır mutlaka. Tevellütü bunları görmeye yetmemiş dostlarım için de bazı süper insanlar zamanında internet diye bir şey icat ettiler. Hiç fena bir şey değil.

Provokasyon ve rahatsız etme söz konusu olduğunda Cradle of Filth’in biraz fazla eleştirildiğini düşünüyorum. MTV gibi black metalin şiddetle karşısında durduğu bir yozluğun parçası olduğunda dahi bunun bir fırsatın değerlendirilmesi olabileceğini düşündüm ve ana akım müzik dünyası içerisinde -tabii ki yeteri kadar ve olması gerektiği şekilde olmadığını kabul ederek- böyle bir temsilin bulunmasının kıymetli olduğunu savundum. Elbette grup hakkındaki ılımlı düşüncelerimin arkasında hiçbir zaman iyi bir Cradle of Filth dinleyicisi olmamam ve Dani Filth ve diğer pisliklerin dünyasında olup bitenleri pek umursamamam yatıyor aslında ama şöyle de bir gerçek var ki Cradle of Filth ekstrem metalin içinde olan, death metalin, senfonik black metalin, gotik metalin ne olduğu hakkında doğru düzgün bir fikri olan insanlara ulaşmayı hedeflemedi sanki. Belki zamanla başta yola çıktıkları yoldan ve sonrasında seçtikleri hedeften sapıp ticari dünya tarafından ele geçirildiler ama açıkçası en az benim diyen black metalci dostlar kadar -hadi alçakgönüllü de davranmayayım, neticede black metal bu- ve hatta onlardan daha black metalci olduğumu rahatlıkla iddia edebilecek durumda olsam da hiçbir zaman Cradle of Filth düşmanı olmadım ve bunu saçma buldum.

1996-2000 arası gerçekten de senfonik/gotik black metal alanında rüştünü ispat ederek birbirinden kaliteli albümlerle bir anda ünlenen Cradle of Filth’in birkaç yıl bu şöhretin ekmeğini yedikten sonra anlaşması pek kolay görünmeyen (grubun kaç eleman değiştirdiğine bir bakıverin) Dani Filth’in borusunun giderek daha yüksek sesle ötmeye başlamasıyla sıradan bir gruba dönüştü ve açıkçası son yıllarda geçmişin hayaleti, nostaljik bir unsurdan başka bir şey değildi pek.

Peki ne oldu da Cradle of Filth tekrar güncel bir hale geldi ve sekiz senedir metal albümleri incelemesi yapmasına karşın daha önce hiç CoF kritiği yapmamış olan bende yeni albümleri hakkında bir şeyler karalama isteği uyandı? Hep beraber söylüyoruz, evet, bir, iki, üç: Köklere dönüş.

Grubun Dani ile birlikte en uzun süreli elemanlarından Paul Allender’in ayrılmasından sonra 2015 yılında çıkan Hammer of the Witches ile geçmişe dönüşün sinyallerini vermiş ve ben dahil büyük bir kitleyi şaşırtmıştı zaten ama açıkçası bunca yılın ardından Cradle of Filth’den hala bu oyunun içerisinde olduğunu gösteren böylesine kuvvetli bir albümü beklemiyordum.

Grubun radyo dostu cıvık besteleri bırakıp en son neredeyse yirmi sene önce yapabildiği türden harika kompozisyonlar yaratabildiğini görmek, IRON MAIDEN sevgisinin geçici bir şey olamayacağını bir kez daha ispat eden çift gitar numaralarına şahit olmak, çoğu fikir kulağa tanıdık gelse de -bu tanıdıklık hissini yaratan gruplardan biri de bu adamlar sonuçta- klavyenin kendi sınırları dahilinde albüme kattığı zenginlikleri görmek, saldırgan, zaman zaman kendini tekrar etse bile hızı ve agresifliği ile açığını fazlasıyla kapatan hayvan davullar ile coşmak ve son olarak uzun yıllar sonra Dani Filth’den de böylesine enfes bir vokal performansı duymak Cryptoriana: The Seductiveness of Decay’den beklemediğim şeylerdi açıkçası ve olumlu anlamda çok şaşırdığımı belirtmem gerek.

Akılda kalıcı nakaratı ve Cradle of Filth’in kendine has diyebileceğimiz hafif kırılgan, bir parça hüzünlü ve çarpık havasını müthiş yansıtan, daha önce hiç dinlememiş birine tek bir şarkıyla grubu özetleyebilecek Heartbreak and Seance, belki de gelmiş geçmiş en iyi Cradle işlerinden biri sayılabilecek Achingly Beautiful, albümün en saldırgan bölümlerinden bazılarına sahip Wester Vespertine ile ilk yarım saate doğru giderken albümde kusur bulmak pek kolay olmuyor. The Seductiveness of Decay ile klavye-çift gitar önderliğinde resmen yaylım ateşi açarak tepe noktasına ulaşan albüm bu noktadan sonra Alison Hell‘in son anlarına kadar aynı çizgide, aynı kalitede çılgın atmaya devam ediyor. Her şarkıdan tek tek bahsetmek istemiyorum ama hepsinde en az iki-üç nefis fikir var ve hepsi çok sağlam, tutarlı, kendi içinde bir an olsun bile dağılmayan besteler.

Doğrusu 2017 yılında Cradle of Filth konuşuyor olmak bile bana bir yandan garip geliyor ama Cryptoriana: The Seductiveness of Decay konuşulmayı sonuna kadar hak eden bir albüm ve belki böyle bir albüme başka bir gruptan dinleseydim bu kadar yükselip heyecanlanmaz, türün gerekliliklerini yerine getirmişler ve enstrüman hakimiyetleri takdire şayan, gibi jenerik sözlerle geçiştirip eski klasiklere dönerdim yine ama Cradle of Filth gibi devasa bir isim onca elemandan, fiyasko albümden ve türlü bok fırtınasının ardından böyle eli yüzü düzgün bir albümle çıkagelince ister istemez biraz coştum. Tekrar etmekte fayda var belki; bu cümleleri ömrünün hiçbir döneminde grubun hayranı olmamış bir adam kuruyor, hem de bu tarihte. Velhasıl bu adamların, sınırlarının belirlenmesine katkıda bulundukları bu tür hakkında hala söyleyecek sözleri olması gerçekten çok sevindirici. Vay be Cradle of Filth, vay be.

86/100

 

 

 

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Cradle of Filth – Cryptoriana: The Seductiveness of Decay” için 2 yorum

  • 3 Ekim 2017 tarihinde, saat 11:52
    Permalink

    Bu güzel kritiğe ulaşmakta birazcık zorlandım.63 yaşımda bile terkedemediğim müzik tutkumdan güç aldım.Bu grupla pek aram yoktu açıkçası.Bugün sevdim.Müzik yolculuğumda pusulam gibisiniz.Teşekkürler.

    Yanıtla
    • 4 Ekim 2017 tarihinde, saat 17:16
      Permalink

      Fevziye hanım eğer siz gerçekseniz sizinle tanışmak isterdim müzik konuşmak için. Taktir ettim, saygılarımı sunuyorum.

      A.
      twitter: @tearsofsin

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.