Godspeed You! Black Emperor – Luciferian Towers

Kanada’nın müzikal anlamdaki pek çok gurur kaynağından biri olan Godspeed You! Black Emperor (GY!BE) grubu, günümüzde önünü alamadığımız bir hızla çoğalmış vaziyetteki alt kültür ilintili rock gruplarının fantastik isimleriyle bir benzeşim kurmaya müsait gibi görünse de aslında elbette ki bambaşka ve çok daha üstün bir şey.

“İşgaller son bulacak. Sınırlar ortadan kaldırılacak. Tüm PIC’ler (prison-industrial complex terimini aratıp tavşan deliğinden aşağı bir göz atabilirsiniz) yok edilecek. Sağlık, barınma, gıda ve su, hiçbir kesim ve kişi ayırt edilmeksizin vazgeçilemez ve devredilemez bir hak olarak kabul edilecek. Bu dünyanın içine sıçan ciğeri beş para etmez uzmanlara bir daha asla söz hakkı verilmeyecek.” 

Post-rock türünü belirli bir çerçeveye oturtan ve pek çok müzisyene, gruba bu anlamda ilham veren GY!BE’ın 6. albümü özelliği taşıyan Luciferian Towers‘ın basın bülteninde yer alan bu talepler müziğiyle olduğu kadar politik duruşuyla da isminden söz ettiren grubun tavrını bir defa daha ortaya koyuyor. Bununla beraber albüm ismi de zaten meraklılarının bilebileceği şekilde geçtiğimiz Haziran ayı içerisinde Londra’da 79 kişinin yaşamına mal olan bir yangın ile bir kez daha gündeme gelen, sınıf farklılığının ve adaletsizliğin en somut göstergelerinden Grenfell Tower’dan ve bu hazin olaydan esinleniyor.

Bosses Hang ve Anthem for No State gibi isimlere sahip bölümlerden oluşan albümü grubun hazırlık aşamasındayken ve albümün çıkışının ardından verdiği röportajlardaki ifadeleriyle birlikte değerlendirince is ve kurum kaplı ağır atmosferi altında ezilmemek pek mümkün değil. Buna karşın her ne kadar GY!BE konusunda kendimi bir uzman olarak görmesem de dinlediğim pek çok GY!BE materyali arasında Luciferian Towers’ın grubun şimdiye kadar yazdığı en melodik bölümlerden bazılarını barındırdığını söyleyebilirim.

GYBE_04GateRight-1024x1024

Albüme şekil veren fikirler ile tezat olmasına karşın pozitif bir hava gözlemlenebilecek Luciferian Towers’ın daha önceki birbirinden muazzam GY!BE albümlerine kıyasla en büyük farklılığı ise grubun son dönemdeki iki albümü Asunder, Sweet and Other Distress ve Allelujah! Don’t Bend! Ascend! ile genel olarak grubun diskografisinde öyle veya böyle kendine yer bulan taş gibi doom riflerine hiç verilmemiş olması ve grubun drone ile olan dirsek temasının artık iyiden iyiye ortadan kalkmış olması. Daha evvel söylediğim gibi azılı bir GY!BE hayranı olmadığım için müzikal yapıdaki bu değişiklikler beni etkilemedi ve Luciferian Towers’ı olduğu bu yalın post-rock haliyle çok beğendim ama grubun geçmiş zamanlarına öykünen işler bekleyen bir kitle varsa tahmin ediyorum ki biraz keyifleri kaçacaktır.

Grenfell faciası gibi çok güçlü bir kaynaktan beslenen albümün müzikal açıdan da tek bir motifin üzerinde hareket ettiği, albümün 45 dakikayı bulan çalma süresi içerisinde belirli bir yönde, sabit bir altyapı üzerinde ilerlemesi ve özellikle bu işin sonunun Anthem for No State, Pt. III gibi her ne kadar önceki albümlerdeki zirve noktaları gibi “heavy” olmasa da şimdiye kadar GY!BE’dan dinlediğim en özel, en güçlü ve en duygusal işlerden birine varıyor olması Luciferian Towers’ı ayrı be özel bir yere koymama yetti. Bu kadar protest bir tavra sahipken müziğin olması gerektiğinden daha sakin olduğu ve grubun eski patlayıcılığını yitirdiği konusunda eleştiri getirilebilir belki ancak ben özellikle başta belirttiğim bu tek bir motif üzerinde ilerlemenin Luciferian Towers’a apayrı bir hava kattığını düşünüyorum.

GYBE_03GateLeft-1024x1024

Eğer daha önce grubu duymadıysanız ve merakınızı celbettiyse kapitalizmi alaşağı etmeyi kendine misyon belirleyen, her albümü beraberindeki tüm muhteviyatıyla gerçek bir sanat eseri kıvamındaki bu çok kıymetli, çok özel gruba mutlaka bir göz atın. Belki artık yaşla birlikte eski yırtıcı tavırlarından uzaklar veya sayımızın onlardan daha fazla olmasına rağmen kazanamayacağımız bir savaşta olduğumuzu kabullenmeye başladılar ya da belki de sadece artık hissettiklerinin müzikal izdüşümü olarak bu çıkıyor ortaya ancak her ne olursa olsun GY!BE hala bir şekilde çabalamaya, bir şeylere işaret ve isyan etmeye devam ediyor ve bunu muhteşem bir şekilde yapıyor.

77/100

b2e51f76db88493f9bd8f73bb38f885d

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir