Falloch – Prospice

Falloch’u ilk defa 2014 yılında çıkan This Island, Our Funeral albümü sayesinde duymuştum ve doom metal hissiyatı hayli yüksek, black metale göz kırptığı anlar barındıran bu ilginç post-rock albümü ile İskoç gruba pek ısınamasam da takip listeme alacak kadar ilgimi çekmeyi başarmıştı. Üç yıllık aranında ardından gelen Prospice hakkında ise hiçbir fikrim yoktu zira grup bu süre içerisinde plak şirketiyle olan anlaşmasını iptal ederek bağımsız statüsüne geçmiş ve albüm duyurusunu albüm çıkmadan dört gün önce yapabilmişti ancak.

Prospice’yi ilk dinleyişimin ardından isim benzerliği ile başka bir Falloch dinlediğime ikna olmuş ve şans eseri bu enteresan yeni Falloch’u keşfetmiş olmaktan dolayı epey mutlu olmuştum. Zira benim bildiğim Falloch bir şey yaparken arkada döndürülecek cinsten, müziğe fazla odaklanınca foyası meydana çıkan ortalama bir müzik yapıyorken Prospice’deki Falloch’da kanlı canlı bir caz davulunun önderliğinde birbirinden enfes besteler ile kırılgan, buruk yorumuyla bu bestelere eşlik eden ponçik mi ponçik bir hanım yer alıyordu.

Falloch’u benim gibi sisli İskoçya kırsalını müziğine taşıyarak folk unsurlarını post-rock/black metal kırması bestelerle birleştirip vasat bir AGALLOCH izlenimi yaratan haliyle bilenler Prospice’yi eminim çok şaşıracaklar. Meğer Falloch’a bir haller gelmiş ve Maud in the Moth‘da da birlikte olan ikili Amaya López-Carromero ve Paúl González’ın gruba dahil olmasıylagrup yepyeni bir kimliğe kavuşmuş.

Albüm kapağının da işaret ettiği şekilde grup Prospice’yi kozmik sembollerle eşleştirmiş ve her şarkının ayrı bir sisteme ait olduğu, hepsinin tek bir kozmik enerji ile sarmalandığından bahsederek biraz coşmuş olsa da Prospice’nin ayakları yerden kesen ve insanı yörüngeden çıkaran bir yapısı olduğu da bir gerçek. Açılış parçası Fate Morgana ile beraber başlayan bir salınma ve boşlukta süzülme hali albümün ilerleyen dakikalarında tempoyla da ilintili bir şekilde sürekli devam ediyor. Özellikle Amaya’nın çok uzaklardan gelen vokali ve Paúl’ün m u h t e ş e m davul performansı eşliğinde kırk dakikaya yakın bir süre boyunca oradan oraya savrulup durmak hiç fena bir tecrübe olmuyor.

Pluto Conjunct Neptune gibi cazın kontrollü kaosuna birebir tanıklık edebileceğiniz yüksek tempolu cazgır bir şarkının hemen peşine Solution gibi Amaya’nın vokalindeki seksapeli öne çıkardığı, tatlı bir erotizm ile çevrelenen yavaş bir parçayla karşılaşmak, çok geniş bir perspektifi olmamasına karşın kendi içinde deneysel tarafları olduğunu –The Tenth Planet davulları nedir öyle- gözlemlemek ve albümle aynı ismi taşıyan, Amaya’nın sesiyle aşk yaşama hayalleri kurduran harika kapanış ile yeni Falloch’un ne kadar can yakabileceğini görmek benim adıma büyük keyif oldu. Albümdeki favorim hala Metalpervere Haftalık listesine de koyduğum Meridian olsa da albümü baştan sona epey beğendiğimi söyleyebilirim.

Amaya ve Paúl’ün kusursuz performansları, albüme kozmik -isterseniz puslu da diyebiliriz- havasını katan enfes synth’ler, geri planda olmasına rağmen kilit bir role sahip gitarlar, yumuşacık bir bas gitar ve genel yapı itibariyle Prospice pek çok açıdan eksiksiz bir albüm. Eğer daha önce Falloch dinlediyseniz ve beğendiyseniz hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz belki ama bu cesur hamlesinden dolayı grubu kutluyorum ve bence yeni Falloch’un potansiyeli çok daha yüksek. Caz, trip-hop, post-rock gibi türler ile aranız iyiyse, müzikal tabanı çok kuvvetli bir PORTISHEAD fikri cazip geliyorsa Prospice’ye mutlaka bir bakın. Senenin gizli cevherlerinden olmaya aday.

85/100

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.