The Night Watch – An Embarrassment of Riches

Merhaba.

Metalperver’in PATREON abonelerinden Eren’in işaret ettiği bir albüm ile huzurlanızdayım bugün. Seni de bekliyoruz Patreon’a.

Kanadalı gitarist Nathanaël Larochette tarafından temelleri atılan MUSK OX‘u biliyor musunuz bilmiyorum ama ben çember müziği olarak da adlandırılan, üç kişilik minimal bir orkestranın elinden çıkan dinlendirici, duyguları tetikleyebilen bir tür neofolk harmanı yapan bu özel projeyi çok severim; Nathanaël’e sevgim de bu projeden ileri gelir. Tabii AGALLOCH‘ta gitar çalmışlığı da bir artı.

Neyse, Nathanaël’ın Musk Ox’da beraber çaldığı kemani Evan Runge ve adını daha önce duymadığım davulcu Daniel Mollema’yı barındıran The Night Watch, 2008 yılında kurulmuş ve enstrümantal müziğiyle epik öyküler anlatan değerli bir isim. An Embarrassment of Riches ise 2016’da yayımlanan, progresif metal ve neofolk dünyasında övgüyle karşılanan Boundaries sonrasında, bu ilginç üçlünün elinden çıkan 3. stüdyo albümü olarak karşımızda.

72 dakika uzunluğunda, kimi ufak koro bölümler dışında enstrümantal ve inişli çıkışlı, enteresan bir albüm An Embarrassment of Riches. Her şeyden önce üç müzisyenin birleşik aklının akışı çerçevesinde türlerin üzerine çıkan, oradan oraya savrulmakta hiçbir çekincesi olmayan bir iş. Post-rock, black metal, folk metal, neofolk, caz, doom metal gibi çeşitli türlerin ipuçlarını yakalamak fazlasıyla mümkün. Haliyle bu türlerin öne çıkan duygusal yansımalarına da küçük dozlar halinde, albüm sona erdiğinde bir bütünsel anlama dönüşecek şekilde, bol bol yer verilmiş.

Kapağın da işaret ettiği gibi isimsiz bir kaşifin gemisinin ilk bakışta ayak basılmamış gibi görünen bir adaya savrulması ile başlayan, belirli bir hikaye akışına sahip konsept bir albüm An Embarrassment of Riches. Açılıştaki kaos, ardından gelen kabulleniş, korku ve bir şekilde devam etmek zorunda olmanın getirdiği inanç gibi aslında birçok şekilde ele alınabilecek kavramlar üzerinden harika bir akışa sahip. Ne olursa olsun devam etmek lazım hala edebiliyorken ve The Night Watch, bu düşünceyi fazlasıyla kaliteli bir biçimde yansıtıyor.

Tüketimin ve hızın bir parçası olmaktan uzak, müziğin daha eklektik ve dolgun tarafında kalan albümün detaylarından bahsetmek, şarkıların belirli anlarına işaret etmek zor. Çünkü hem kendinizi ne kadar verdiğinizle doğru orantılı olarak vurucu anlar dinleyiciden dinleyiciye değişkenlik gösterebilir hem de böylesi bir işte hit sayılabilecek, herkesi kapsayabilecek tepe noktaları aramak anlamsız geliyor bana biraz. Yine de Submit Pt.2‘nin açılışındaki kemanların, harika kapanış Currents‘ın isminin hakkını veren o sonsuzluk hissini yansıtan atmosferinin, Dance of the Mountain People‘ın kompozisyon dehasının (son bölümü müthiş) hakkını teslim etme ihtiyacı duyduğum için ufacık da olsa bahsetmeden geçmek istemedim.

Herkese göre olmadığı kesin. Fakat The Night Watch özel bir grup ve An Embarrassment of Riches, grubun bugüne kadar yaptığı en oturaklı iş olarak sınırlı bir kesimin çok değer verdiği bir albüme dönüşecek veya dönüştü bile eminim ki. Onunla ne yapacağınıza, dinlerken ne hissetmeniz gerektiğine dair hiçbir ipucu taşımayan (vokal olmaması da büyük bir etken tabii), kısacası tamamen yönergesiz, harika bir albüm An Embarrassment of Riches. Umarım kıymeti bilinir.

90/100

Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.