The Moth Gatherer – The Earth is the Sky

Duygusal, deneysel, atmosferik veya limit tanımadığını iddia eden rock müzik etiketinin bazen ne kadar can sıkıcı ve yalan bir reklam çalışması olduğunu yıllar içerisinde çeşitli gruplar ve şirketler aracılığıyla defalarca tecrübe etmiş bir dinleyici olarak artık bu şekilde sınıflandırılmış albümlere karşı daha bir kuşkuyla yaklaştığımı itiraf etmem gerek. Buna karşın aslında bu etiketler, içleri doldurulduğu takdirde, dinleyeni derinden etkileyen ve sarmalayan bir müziğe işaret ediyor. İsveçli The Moth Gatherer’in bu bağlamdaki konumu ise neredeyse tam orta çizgide.

2008’de kurulan The Moth Gatherer’ın 2015 yılında çıkardığı The Earth is the Sky’da yine İsveçli CULT OF LUNA ayarında, oldukça iyi bir ses yapısı var. Yer yer sludge, yer yer doom, çoğunlukla post-rock(ımsı) müziğiyle de yine akıllara COL ve benzeri isimleri getiren grubun içine girmesi kolay ve güçlü atmosferi, ilk bakışta The Earth is the Sky’ı yukarıya taşıyor.

Sade ve fakat yeterli davullar üzerine yükselen sert, melodik gitarlar ile bu temeli sarmalayan kozmik, salınma hissi uyandıran elektronik unsurlardan ibaret olan The Earth is the Sky müziği işleri basit tuttuğu ve kendini tekrar ettiği anlarda büyük keyif veriyor ve “Pale Explosions” gibi, “The Black Antlers” gibi, “In Awe Before the Rapture”ın 2. yarısı gibi bölümlerde oldukça etkileyici olmayı başarıyor.

Albümde 2 adet enstrümantal parça yer alıyor. “Probing the Descent of Man” ve ilhamını Dyatlov Geçidi Vakası’ndan alan enstrümantal “Dyatlov Pass”. Ayrı ayrı bakıldıklarında gayet başarılı (özellikle Dyatlov Pass’in atmosferi epey nefis) olsalar da albümün vitesini fazlasıyla düşüren parçalar. Hemen peşlerinden gelen “The Black Antlers” patır kütür girişiyle ve devamındaki bol efektli vokalleri ve dur-kalk bölümüyle şöyle bir silkinme sağlasa da yeterli olamıyor. Kapanışı yapan “In Awe Before the Rapture” da yukarıda belirttiğim gibi özellikle 2. yarısında etkileyici bir atmosfer sağlasa da o da albümü ayağa kaldıracak güçte olmayınca sanki elimizde gayet iyi bir şekilde açılıp sonra sırtını ambienta dayamış, temposu giderek düşen ama arada güzel olayların da döndüğü bir albüm kalmış gibi bir durum çıkıyor ortaya.

The Moth Gatherer’ın yetenekli ve içlerinden gelen samimi bir müzik yapma niyetinde kişilerden oluştuğu bariz. Fakat 45-50 dakikalık albümde heavy müzik/ambient dengesini tutturamamışlar ne yazık ki. Buna rağmen The Earth is the Sky gelecek için umutlandıran ve grubu takibe almaya yetecek güçte bir albüm. Özellikle yoğun atmosferli, bol bol boşlukta salınma hisli işleri sevenler eminim epey seveceklerdir. Ben de ara sıra en azından bir Dyatlov Pass ve In Awe Before the Rapture patlatıp yörüngeden ayrılacak olsam da grup hakkında net bir fikre varmak için biraz daha beklemeyi tercih edeceğim.

70/100

The-Moth-Gatherer-Band.jpg

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir