Mgła – Age of Excuse

Merhaba.

Yıllar geçse, var olan her şey devamlı değişiyor gibi görünse ve sayısız ruh, daha önce yapılmamışı yapma amacıyla defalarca başka yollara girip çıksa da sonuç asla değişmiyor değil mi? Sürünün tamamı, elindeki avucundaki her şeyi kaderin eline teslim etmeye hazır bekliyor ama kadim döngü asla oralı değil; ne olursa olsun her zaman başlangıç noktasına, hiçliğin kalbine dönülecek.

Mgła black metali değiştiriyor. Bunu çığlık çığlığa olmayan, hatta neredeyse brutal bile denemeyecek kadar anlaşılır ve ağırbaşlı bir vokal ile, sıradanlığın sınırında dolaşan tremolo melodiler ile yapıyor. Günümüzde black metalin tartışmasız en büyük davulcusu Darkside ve asla susturulamayacakmış gibi görünen ürkünç gerçeklik tellalı M. ikilisi, black metalin ilkel yöntemlerine geri dönerek black metali değiştiriyor.

Yıllardır black metal dinleyen, bu türün çeşitlemelerine alışkın ve hatta belki de onlardan sıkılmış usta dinleyicilerin biraz da retrospektif bir değer ilişkisi kurarak ilk zamanlarından itibaren kolayca benimsedikleri Mgła, türe mesafeli ya da bilgisiz ve yeni başlamak isteyen dinleyiciye de rahatlıkla ulaşabildiği Exercises in Futility sonrasında ise artık herkesin adını bildiği ve hakkında bir şeyler söylemek istediği bir isme dönüştü. Haliyle Age of Excuse‘u bekleyen kitle, birkaç yıl öncesinde Exercises in Futility‘yi bekleyen kitleye oranla kat be kat daha kalabalık ve daha dağınıktı. Fakat Mgła’nın sözlüğünde beklenti veya kendini aşmak gibi kavramlar yer almıyor.

Konserden notlar, Brutal Assault’ın son gününe ait yazıda.

Azim ve gayretin acıdan başka hiçbir getirisi olmayacağını, yetinmemek üzerine kurulu insan doğasının ise bu gerçekle hiçbir zaman başa çıkamayacağını savunan, mizantropi ve nihilizm ile yoğrulmuş bir bakış açısını benimseyip tüm insanlığın kaçmanın yollarını aradığı varoluş ya da değersizlik sorunlarının anlamsızlığını büyük bir özgüven ile haykıran Mgła, temelde kendi müziğini de benzersiz, değerli ya da önemli kılmak için hiçbir çaba göstermiyor gibi görünüyor ve en etkileyici olanı da bu.

10 Ağustos’ta, Age of Excuse II ve Age of Excuse III ile birlikte Exercises in Futility gibi bir şaheseri canlı dinleme fırsatı bulduğum o acayip gecenin sonunda, neredeyse tüm konser boyunca aynı şeyleri yapan Mgła elemanlarının Age of Excuse çaldıkları sırada da değişmeyen, aslına bakarsanız o geceden beri zihnimden tam manasıyla kazıyamadığım görüntülerine dalmış bir halde düşünürken bir gerçeğin farkına vardım; Mgła müziği de tıpkı insanlığın kendisi gibi zaman karşısında kimi önemsiz farklılıklar gösterecek olsa da özünde hiçbir zaman değişmeyecek. Bunu bilmek, Mgła’nın anlattığı o korkunç gerçekleri bilmenin verdiği tarifsiz dehşet ve zayıflık hissinin yanında insana bir parça teselli ve azımsanmayacak bir güç veriyor. Yine aynı ikilinin elinden çıkan ve kimisi epey öznel, kimisi de hiç öznel olmayan nedenlerden dolayı 2018’in en etkileyici albümlerinden saydığım KRIEGSMASCHINE pisliği Apocalypticists‘te yaratıcılığa methiyeler düzerken Age of Excuse‘da ise – her ne kadar kimi küçük farklılıkları konuşacak olsak da – alışılmışlığın, istikrarın hakimiyetine tutunabilmek rahatlatıyor beni.

Belki başka bir grup yapsa üzerinde durulabilecek bir detay olurdu ama Mgła’nın tabiatına yakışacak şekilde, E.V.T. rumuzlu gitarist Piotr’in dişlerini gıcırdatmasıyla açılıyor Age of Excuse. Düşünsenize, Mgła dinlerken bir noktada hezeyan içinde ya da kontrolsüz bir öfkeyle dişlerini gıcırdatmamış biri var mıdır? Sanmıyorum.

Yitik umutlar yerleri dövüyor,
Bin yıllık çöküşün ağıtları arasında.
Takip edecek bir rehber yok,
Sonsuz bir tekrarın kabusu dışında.

Age of Excuse I bu şekilde kapanırken bolluk ve bereket içindeki Babil’in Asma Bahçeleri’nin yıkıntılarından kırbaçlanırken ağlamanın yasak olduğu bir dönemi anlatan utanç verici soykırım müzelerinin duvarlarına kadar gelişimin tarihin hiçbir noktasında görülemeyeceği beyanıyla açılmış oluyor albüm. İnsanlığa ve onun bir parçası olma zorunluluğuna duyulan tiksinmeyle karışık öfkenin dışavurulduğu, acınasılığın betimlendiği, zamanın her şeyin üzerine basıp geçeceğinin ilan edildiği besteler arka arkaya patlıyor insanlığın suratında işte.

Geçmiş albümlere kıyasla tekrar oranı biraz düşmüş Age of Excuse’da ve özellikle Age of Excuse III‘te olduğu gibi kısa süreli olsa da direksiyonu kaos ve devinime devrediliyor. Bu arada ortasında ve sonunda olmak üzere iki defa devreye girip insanın beyin kıvrımları arasında süzülerek ilerleyen o korkunç gitar gerçekten yıpratıyor, mahvediyor her defasında.

Age of Excuse VI ise şu ana kadar Mgła’dan duyduğum en… Sıfatı bulamadım. Mgła’dan duymaya tam da alışamadığım – bayılıyorum, o ayrı – türden bir melodi ile girse de daha düzeni tam oturtamadan M. devreye girip Exercises in Futility göndermeli sözlerle bir anda vitesi öyle bir yükseltiyor ki… History fucking gets over it all! haykırışı sonrasında olan biteni anlamak için her defasında birkaç kez başa sarıp tekrar tekrar dinlemem gerekiyor; kaybolup gidiyorum bir yerlere mutlaka.

In this rotten excuse for a world
At the bottom of the dustbin of history
Let’s just try and pretend
That our corpses still have some class

Age of Excuse V‘deki bu sözler ise galiba otuz küsür yaşımdan sonra ilk dövmem olacak…

Mgła’dan istediğim her şeyi buldum Age of Excuse‘da. Biraz daha agresif olabilirdi belki ve bazı tercihler nedeniyle Exercises in Futility kadar etkileyici olması zor bana kalırsa ama Age of Excuse son yılların en iyi black metal albümü olmasa bile Mgła hala son yılların en iyi black metal grubu…

Kurgu metinlerde soluk bir ata bindirdiğimiz Ölüm, aslında insanın ta kendisi ve bir eliyle gözlerini kapatıp olan biteni yok saymaya çalışsa da elinde tuttuğu bıçağın bir yanı her zaman kendine dönük. Özel olduğu sanrısını yaratan aldatıcı görüntüsüne rağmen bir gün düşecek ve düştüğünde bir başkası mutlaka yerini alıp insanlığı yok etmeyi sürdürecek… En azından Mgła ile temennimiz bu.

95/100


Metalperver’in devamlılığı için Patreon sayfamıza bir göz atıp bize destek olabilirsiniz:

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Mgła – Age of Excuse” için 12 yorum

  • 5 Eylül 2019 tarihinde, saat 14:11
    Permalink

    Bu adamlar resmen Cioran vb varoluşçuların Black metal bayisi oldu ve benzer o kadar grup türedi ki artık Nihilistik black metal diye bir alt tür çıksa şaşırmam…
    Kritikte “Azim ve gayretin…” ile başlayan paragrafta grubun anlatmak istedikleri çok net şekilde özetlenmiş bence,ellerine sağlık Korhan abi.

    Ve albümün girişindeki diş gıcırdaması sesinin beşinci şarkıda betimlenmiş olması

    “A canticle arranged for gnashing of teeth
    Howling of hearts and cracking of spines”

    Yanıtla
    • 5 Eylül 2019 tarihinde, saat 14:31
      Permalink

      Teşekkürler.
      Nihilistik black metal epeydir var aslında; Craft yıllardır bambaşka bir müzikle aynı kafayı yaşatıyor mesela sağ olsun ama bu adamların her defasında yansıtmayı çok iyi başardıklarını düşündüğüm bezgin halleri bambaşka bir ruh haline sokuyor insanı.

      Yanıtla
      • 5 Eylül 2019 tarihinde, saat 15:29
        Permalink

        Nihilist temayı kendine konu edinmiş bir çok grup var evet ama subgenre olarak lanse edildiğine rastlamadım hiç,o yüzden öyle dedim.
        Mgla’nın dediğin gibi insanı tam olarak umutsuz ve çaresiz duygulara sürükleyen bir atmosferi var,sanki evrende bütün olup biteni bir albüm süresinde zihnine sokuyor gibiler.

        Yanıtla
  • 5 Eylül 2019 tarihinde, saat 18:57
    Permalink

    Ben albüm çıktığından beri başka bir şey dinleyemiyorum, normal mi?

    Yanıtla
  • 5 Eylül 2019 tarihinde, saat 20:00
    Permalink

    Exercises in Futility’den çok daha fazla sevdim ben. Transandantal denebilecek bir atmosferi var. Gitar tonlarının da etksi var tabii bunda. Biraz daha non-lineer şarkı yapılarına kaymaları da aşırı hoşuma gitti. Exercises kadar hit şarkı barındırmıyor belki ama baştan sona dinlediğimde çok daha fazla etkileniyorum.

    Yanıtla
  • 7 Eylül 2019 tarihinde, saat 19:22
    Permalink

    Albüm çıktığı günden beri başka bir şey dinleyemiyorum. Exercises in Futility part 2 olmuş ve bence bu müthiş bir şey. Tek merak ettiğim şey yıl sonu listelerinde Dso,Misþyrming ve bu albümü nasıl sıralayacağız.
    Şimdiden bu seneki yıl sonu listelerini en az 20 albüm yapmak için başvurumu vereyim bu bahaneyle.

    Yanıtla
    • 7 Eylül 2019 tarihinde, saat 19:48
      Permalink

      1st world problems :D.

      Benim için de DSO net birinci sırada da 2.lik için Drastus, Misthyrming ve Age of Excuse yarışıyor. 2010’dan beri metal dinliyorum, 2016’yı saymazsak metal adına yaşadığım en iyi sene.

      Yanıtla
  • 7 Eylül 2019 tarihinde, saat 20:49
    Permalink

    VI’daki HISTORY FUCKING GETS OVER IT ALL, None Shall See Redemptiondaki None shall be confortes, NONE SHALL SEE REDEMPTION ve ardından gelen HIYAAAA böğürtüsüyle birlikte müzikte gördüğüm en gaz şey olabilir. M/Darkside ikilisi metaldeki en iyi tension-release olayını yapıyor.

    Yanıtla
  • 11 Eylül 2019 tarihinde, saat 11:24
    Permalink

    Puanı 95’e çektim arkadaşlar. Başta 97 vermiştim, çünkü Algleymi albümüne de 97 verdiğimi sanıyordum ama onun puanı da 95’miş meğer. Arada kafa gidiyor tabii.

    Bence bu iki albüm başa baş ve yıl sonuna kadar daha MAYHEM vs. de var ama sanki bu ikili kapışacak gibi, en azından black metal türünde.

    Yanıtla
  • 18 Eylül 2019 tarihinde, saat 21:25
    Permalink

    Exercises in Futility V’deki malum ride-trampet olayını hatırlarsınız. Zamanında çok kafa yormuştum bir türlü anlayamayıp “Yok hacı, kuantum fiziği gibi bir şey bu herhalde” deyip müziğin tadını çıkarmaya odaklanmıştım. Age of Excuse’da o olayı yine birkaç yerde duyunca “NASIL ABİ NASIL” diye kafayı yedim. En son 9 yıldır davul çalan bir arkadaşıma dinlettim “Abi nasıl ya kafayı yiyeceğim” diye. Sağolsun açıkladı mantığını. Artık huzurluyum. Kriegsmaschine ise net kuantum fiziği.

    Yanıtla
  • Geri bildirim: Klasik Bir Cumartesi: Satyricon – Nemesis Divina – Metalperver

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.