Klasik Bir Cumartesi: Satyricon – Nemesis Divina

Merhaba.

Norveç black metali. 90’ların başında ortaya çıkan bu karanlık fenomen, black metal dediğimiz müziğin temelini oluşturuyor büyük oranda. O dönem çıkan gruplar yaşadıkları olaylarla, tavır ve imajlarıyla, yöntemleriyle ve elbette müzikleriyle tüm dünyayı etkileyecek bir akım yaratmayı başardılar. Sahneleri karşılaştırmak, hangi ülkenin grupları ötekininkileri döver diye tartışmak tabii ki eğlenceli ama günün sonunda black metalin tek gerçek sahibi açık ara Norveç ve Norveçli gruplar, orası kesin.

Fakat Satyricon, black metal denilince aklımızda ışık hızıyla beliren ilk birkaç grup arasında yer almıyor pek. Bu, onların 2000 sonrasında kendi köklerine bağlı kalmayıp farklı yollara sapmak istemeleri ve o yollarda kaybolup oradan oraya savrulmalarıyla ilgili tabii. Yine de bu, Satyricon’ın Norveç black metalinin kendi içindeki 2. dalgasının (EMPEROR, DIMMU BORGIR, ENSLAVED gibi isimlerle birlikte Satyricon’ı da BURZUM, MAYHEM, DARKTHRONE ve IMMORTAL gibi gruplardan ayrı tutmak gerektiğine inanıyorum biraz) en önemli gruplarından biri olduğu gerçeğini asla değiştiremeyecek. 1993-1996 arasına sıkıştırdığı üç albümle black metal tarihine adını yazdırmış bir isim Satyricon. Bu lanetli ve uğursuz üçlemenin son halkası olan 1996 çıkışlı Nemesis Divina ise tüm zamanlarda black metal sancağını en yukarılarda dalgalandırabilmiş birkaç dev albümden biri ve gerçek bir başyapıt.

THIS IS ARMAGEDDON!

Satyr’in kimi yerlerini değiştirip düzelttiği, İncil’in son bölümü Apokalips’ten alınma sözleriyle açılan The Dawn of a New Age‘den itibaren Satyricon, sanki bilinçli bir biçimde Norveç black metaline dair her şeyi sıkıştırıp tek bir paket halinde önümüze koyarken bir yandan da tam kararında, tam dozajında eklemelerle black metalin, bu müziğin arkasındaki vizyonu müziğe dökebilecek usta müzisyenlerin elinde nasıl güçlü ve görkemli bir şeye dönüşebileceğini de göstererek kendisinden sonra geleceklere rehberlik ediyor.

Daha açılıştan başlayan o müthiş tremolo taarruzuna karşı koymak mümkün değil kesinlikle ama kim çalıyor gitarları dersiniz? DARKTHRONE insanı Nocturno Culto’dan başkası değil elbette. Albümdeki etkisi yadsınamaz düzeyde ve gitarda onun varlığı, sahip olduğu tüm farklılıklara, yeniliklere rağmen Nemesis Divina‘nın Norveç black metalinden zerre uzaklaşmamasını sağlıyor. Darkthrone demişken; Hıristiyanlık karşısında asla sönmeyecek bir nefret ateşinin körüklediği sözleriyle albümün en saldırgan parçalarından biri olan Du Som Hater Gud‘un sözleri de Fenriz’e ait…

Bu ufak parantez sonrası Satyricon’a dönelim. Canlı renklere sahip kapağı, katman katman gitar ve klavyeli, koro vokalli altyapısı, bestelerindeki tutarlılığı, farklı türlerden aldığı ilhamı derken Nemesis Divina‘nın gerçekten de yeni bir çağın doğumunu müjdelediğini söylemek çok da yanlış olmaz. Saymakla bitecek gibi değil ama mesela Forhekset‘in son bölümündeki gitar-klavye ikilisi adeta folk metali şekillendirmiyor mu? Ya da Satyr-Frost ikilisinin manifestosu sayabileceğimiz, bana sorarsanız Satyricon’ın Satanizm yerine Paganizm’i tercih ettiğini ve sürüden ayrı duracağını kanıtlayan, üstelik bunu da iki yöne birden çekilebilecek enfes sözlerle yaparak black metal tarihinin en önemli birkaç şarkısından birine dönüşen Mother North‘un, gelmiş geçmiş en iyi black metal riflerinden biriyle açılmasına rağmen aslında ortasındaki senfoni destekli orta tempo melodik bölümle meşhur olması bir tek bana mı muhteşem geliyor? Peki Immortality Passion‘ın karanlık Orta Çağ atmosferi? Bunun hakkında da mı konuşmayalım?! Satyricon’ın atmosfer, hız, müzikalite, akılda kalıcılık ve daha aklınıza gelecek her ölçütte çıtayı arşa çıkarıp kusursuz bir denge kurduğunu da mı söylemeyelim!?

Not: 144 pikselden daha yüksek kalitede izlemek yasaktır.

Çok coştum, durun. Vokal konuşalım biraz. Ben black metal vokalistinin biraz cesur olması gerektiğini düşünürüm hep. Evet, günümüzde Mgła gibi grupların dümdüz vokallerini de seviyorum ama esasında black metal vokali dediğin biraz daha karakterli, biraz daha dramatik olmalı. Her an gerçekliği kırılabilecek bu müzikte büyük çoğunluk o duvarı aşıp sizle dalga geçecek yer ararken öyle ciddi, öyle inançlı bir performans göstermelisiniz ki bir noktada dinleyici de zorla kulak kabartmalı. Gerekiyorsa Mortuus gibi vahşi bir saldırganlıkla, gerekiyorsa Rainer Landfermann gibi deliliğiyle ürküterek… Ya da Satyr gibi bir kayanın üzerine çıkıp ordularına seslenen kumandan gibi alana hükmederek. Hiçbir zaman favori black metal vokalistim olmadı belki ama Nemesis Divina‘da söylediği her kelimenin arkasındaki inancını, o inancın verdiği gücü öyle hissettiriyor ki etkilenmemek mümkün değil. Özellikle Du Som hater Gud performansı bugün bile büyülüyor beni.

Frost’un kusursuz davul performansı, son on senedir Dimmu Borgir ile takılan ve Nemesis Divina’ya eşsiz karakterini katan klavye/piyano sorumlusu Geir Bratland’ın katkısı, bu kalabalık müziği dönemin anlayışından uzak bir biçimde, gayet duyulabilir kılan bir prodüksiyonla sunan Satyr’in masa başı işçiliği… Kusursuz yahu her şeyiyle. Kapanıştaki enstrümantal Transcendental Requiem of Slaves bile sanki ne dinledim ulan ben öyle, diye şaşkın şaşkın dururken zihninizi sakinleştirmek için oraya konmuş gibi. Fark ettiyseniz çıldırıyorum ufak ufak.

Bu versiyon da müthiş. Bunu 720p izleyebilirsiniz, hshah.

Nemesis Divina, sevdiğiniz black metal stilinin ne olduğundan bağımsız olarak her black metal severin elinin altında durması gereken bir albüm kısacası. Bilirsiniz, bazen bazı albümler için (özellikle black metal albümleri için) sınırlı bir kitleye hitap edebileceğinden bahseder, bilhassa bilmem neyi sevenler baksın ve benzeri ifadelerle altını çizerim. Nemesis Divina için ise tam tersi geçeli: Kim olursan ol, bu albümü dinle! Çünkü mutlaka sana göre de bir şey yapmıştır Satyricon, bu kusursuz 43 dakika içerisinde.

100/100


Metalperver’in devamlılığı için Patreon sayfamıza göz atıp bize destek olabilirsiniz:

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.