Craft – White Noise and Black Metal

2018’in Haziran ayı, İsveç’ten yükselen black metal ateşiyle ısınıyor. Merhaba.

İsveçli Craft’ı 2005 yılında, o yıl çıkan Fuck the Universe isimli albümüyle tanıdım. Grup, günahkar duyguların uyumsuz ilahisi tadında, ilk rifinden son saniyesine kadar en az albüm ismi kadar güçlü ve iddialı bir beyan niteliği taşıyan müziğiyle aklımı almıştı. Çiğ, yoz, kötücül ve acımasız bir black metal arayışında sona gelmiş, huzuru Craft’ta bulmuştum adeta. Hemen sonra grubun 2002’de yayımladığı Terror Propaganda‘ya da yumuldum ve aynı gaddarlığa orada da şahit olunca çok kısa süre içerisinde İsveçli bu çirkin oluşumun azılı sevdalılarından biri haline geliverdim.

Fakat Fuck the Universe sonrası grup derin bir sessizliğe büründü ve ben de metal müziği keşfetmeye devam edip yeni gruplara göz süzmeye başlayınca yavaş yavaş Craft’tan uzaklaştım. Elbette dinlediğim bambaşka şeyler ve gelişen kültürüm sayesinde Craft’ın yaptığı müziğin gücünü daha da iyi idrak edebilmeye başladım ve saygım daha da arttı, ancak gözden uzak olan gönülden de uzak oluyor gerçekten de. 2011 yılında yayımlanan Void ise çok kaliteli ve Craft’ın albümleri çıktığı anda klasik olabilen grup kimliğini zedelemese de hem altı yıllık aranın ardından oluşan beklentinin hem de selefinin görkemi altında bir parça ezildi benim için ve Craft ismi çocukluğuma ait bir yerlere ait kalmaya, derinlere doğru batmaya başladı. Tabii bu süre zarfında senede en az birkaç defa Fuck the Universe ve Terror Propaganda çevirip varoluşa nefret kusma ritüelimi gerçeleştirmeyi sürdürdüm elbette. Eh, işte daha müzik kültürümün yeni şekillendiği o çocuk yaşlarda keşfedip sevdiğim, hayatımın bir döneminin önemli bir parçası olan Craft, aradan geçen yaklaşık yedi yılın ardından yeniden karşımda. Vay be.

Şimdi üstteki iki nostaljik paragrafı bir kenara koyalım ve Craft’ı daha önce hiç duymadığınızı varsayalım; elinizde ilk defa duyduğunuz ve yeni albüm yayımlamış bir grup var. Türü seviyorsanız ve adamların geçmişine baktıktan sonra hala albüme ne kadar şans vereceğinize dair bir fikriniz yok ise White Noise and Black Metal‘in ALTARAGE, URGEHAL, PEST, ARCKANUM, GLORIOR BELLI ve DRUDKH gibi isimlere ev sahipliği yapmış/yapan Season of Mist Underground Activists’den çıktığını not düşeyim buraya. Kalibre belli oldu değil mi ufak ufak?

İlginç kapağı ve albüm isminin ötesinde de, iki parça halinde sunulan bir albüm White Noise and Black Metal.  Toplamda sekiz parçadan oluşan albüm, dört – dört olmak üzere iki bölümden oluşuyor. İlk söyleyebileceğim şey aradan geçen süre zarfında Craft’ın agresif, gürültücü, uyumsuz ve çiğ karakterinden hiçbir şey kaybetmediği olacak galiba. Bu adamlar yirmi yıldır piyasadalar ve kaosun, nihilizmin, nefretin ve ölümün neferliğini hala o kadar içten bir coşkuyla yapmaya devam ediyorlar ki, herhangi bir Craft materyalini açar açmaz kendine has bir karakteri olan çok güçlü bir şey dinlediğinizi fark edebiliyorsunuz. Ani zaman değişiklikleri, kuduruk bir vokal, bir anda kesilen ve insanın ses sistemini sorgulatan garip kanal kayıtlar, cayır cayır gitarlar ile Craft, bilenin bayıldığı Craft yine.

KATATONIA‘nın son albümünde baget sallayan Daniel Moilanen’in konuk olarak yer aldığı albümün davulları nereden baksanız görkemli ve kararlı bir saldırı niteliğinde. Özellikle Again ve Undone itibariyle vites öyle yükseliyor ki, Tragedy of Pointless Games her girdiğinde biraz hevesim kırılıyor. Filler diyecek kadar ileri gitmeyeceğim hadi ama resmen olmamış bu parça. Belki sırası, belki ilk yarısı, belki minimal duruşu, belki de komple kendisi yanlış ama bir şey yanlış. Ardından giren Darkness Falls öyle mi mesela? CAYIR CAYIR yine. Gördüğünüz üzere Craft demek benim için CAYIR CAYIRLIK demek. Gerçi bu parçada da biraz kolaya kaçmışlar gibi duruyor ama bu adamların kolaya kaçmış hali bile bu işte; dinlediğinizde anlayacaksınız. Neyse, Craft her zamanki gibi İsveç usulü hafif thrash yedirilmiş süratli black metaline bazı küçük dokunuşlar ile modern bir tını katmayı başarmış ve enstrümantal Crimson da grubun bu tavrının en iyi örneklerinden birini oluşturuyor. Aynı rif yapısından giren Shadow da özellikle basları ve asit yağmuru tadındaki vokalleriyle daha ilk dinlemede gönlümü kazandı. Kapanış parçası White Noise‘a ise henüz tam alışamadım ama eminim onun orta tempo riflerine de zamanla alışacağım gibi duruyor. Özellikle bu parça Void zamanından fırlamış gibi resmen. Tabii bilenler için de ekleyeyim; albüm müzikal açıdan genel anlamda Void kafalarına yakın epey. Fakat ne zamandır şarkı şarkı şey etmiyordum, değişiklik oldu bak.

Daha önce Craft dinlemediyseniz eğer benim ilk tavsiyem Fuck the Universe ile başlayıp önce geriye, ardından günümüze doğru gelmeniz yönünde olur. White Noise and Black Metal çok kaliteli ve tecrübeli bir grubun elinden çıkmış, olmak istediği şeyi eksiksize yakın bir biçimde olmayı başarmış taş gibi bir albüm. Bazen temposu fazla düşüyor ve özellikle bu noktalarda akılda kalıcılığı pek yüksek olmayan gitarlar ile etkisi bir nebze azalıyor belki ama yüksek devirlere çıktığında Craft gerçekten durdurulamaz bir grup ve White Noise and Black Metal‘de de bunu rahatlıkla görmek mümkün. Black metal seviyorsanız bir şekilde Craft’ı bilin ve bu albümü de katiyen ıskalamayın derim.

Ne Haziran oldu arkadaş.

87/100

 

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Craft – White Noise and Black Metal” için 7 yorum

  • 27 Haziran 2018 tarihinde, saat 17:21
    Permalink

    Çok yanlış zamanda çıkan harika albüm. Sound ve gitar işçiliği yönünden bir çok black grubunun bu albümden ders çıkarması gerekir. O derece kaliteli ve klas olmuş fakat birçok black metal dinleyicisi için degeri anlaşılamadan araya kaynayıp gidecek diye düşünüyorum maalesef. Bu yönetimin suçudur, bu teknik direktörün suçudur. Dakka 70 olmus sutoh nerde? o sivastan aldiginiz çeçeu nerde? Marduk ile aynı gün albüm çıkarıyorsan bunun bir bedeli olacak elbette. Neyse yapacak birşey yok.

    Yanıtla
  • 30 Haziran 2018 tarihinde, saat 11:14
    Permalink

    Grubu hiç bilmiyorum, sırf kapağı şekil diye dinlenecekler arasında eklemiştim. Her şarkıda kendini tekrar tekrar dinlettiren çok iyi fikirler var. Black metal ihtiyacımı uzun süre karşılar tek başına.

    Yanıtla
      • 1 Temmuz 2018 tarihinde, saat 08:30
        Permalink

        Albüm çıkmadan önce kapak dikkatimi çekmişti, not almıştım.

        Haberim olmasa da kritiği okuyunca büyük ihtimal dinlerdim. Hepsine yorum yazmasam da sitede yazdığın albümlerin çoğunu merak edip dinliyorum zaten.

        Yanıtla
  • 14 Temmuz 2018 tarihinde, saat 10:29
    Permalink

    Again 2:46’daki geçiş.

    Keşke sesi görsel olarak saklamak mümkün olsa da çerçeveletip duvara asabilsem o 1 saniyeyi.

    Yanıtla
    • 14 Temmuz 2018 tarihinde, saat 18:13
      Permalink

      Cok iyi tespit… bende undone parçasinin 44. saniyesi ve 60. saniyesine hastayim. Ozellikle 60. saniyedeki kesik kesik olan kısım harika tek kelimeyle.

      Yanıtla
      • 14 Temmuz 2018 tarihinde, saat 19:14
        Permalink

        O bozulma kısmını ben de çok seviyorum, resmen şarkıya ayrı bir tavır katıyor.

        Adamlar gitarı ilmek ilmek döşemiş. Geçen dinlerken aklıma geldi, bana yer yer Isa, Ruun dönemi Enslaved’i hatırlatıyor albüm.

        Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.