Mesarthim – The Density Parameter

PAYSAGE D’HIVER ve DARKSPACE gibi atmosfere dayalı grupların izinden giderek müziğin ruhani ve insanı etkilemesi beklenen kısmına uzay temasını yerleştiren Avustralyalı, iki noktadan oluşan -google it- Mesarthim’in yeni albümü The Density Parameter, 2015 yılında kurulan grubun üçüncü stüdyo albümü özelliği taşıyor.

Dinlerken keyif aldığım ama bir kez dinledikten sonra daha ilgi çekici, daha müzik müzik bir şeylere yönelme isteği uyandıran Mesarthim müziği, aslında kendi içinde çok tutarlı ve keskin hatlara sahip, grup hakkında belirli bir fikre sahip olunduktan sonra insanı şaşırtması pek mümkün olmayan bir yöntem ile şekilleniyor. Kısacası Mesarthim’in dinleyiciye sunduğu şeyler aslında çok kısıtlı, ancak eğer sunulan şeyi beğenirseniz bütün materyalleri üç aşağı beş yukarı aynı ölçüde beğenirsiniz; böyle de bir gerçek var. Yaratım sürecinde aman aman zahmetli bir durum olmadığından ötürü de devamlı yeni bir şeylerle karşımıza çıkıyorlar. Üretken ve kendi sınırları içinde yaratıcı bir grup Mesarthim, orası kesin. Kendi sınırları demişken, bu bağlamda The Density Parameter için bundan önce çıkmış diğer iki Mesarthim albümü için söylenebilecek şeyleri tekrarlamak mümkün; yani Mesarthim güçlü olduğu noktalarda hala çok başarılı ve zayıf olduğu yerlerde hala tökezliyor.

Grubun en büyük başarısı doğru tonlar tutturarak her yeni üretide kendi imzası haline gelen atmosferi yaratabilmesi herhalde; The Density Parameter‘da da grup sanki uzayın ortasında – tabii ses olduğunu varsaydığımız alternatif bir uzay bu, hemen coşmayın – çalıyormuş gibi bol ekolu, sonsuza uzayan bir kayıt almış yine ve sırf bu harika ve farklı prodüksiyonu tecrübe edip müzik kültürünü genişletmek için bile bence bir şans verilir.

Bunun haricinde her zamanki gibi klavye bazen sapıtıyor ve atmosferin içine eden kel alaka melodiler ile ortamı birden Şanzelize Cafe’ye çevirmeyi başarıyor. Mesarthim’in alamet-i farikalarından biri de ara sıra klavye yüzünden cringe yaşamak galiba. Zamanında biz de genç olup A State of Trance radyo programlarını dinleyerek, bilgisayar kasasına subwoofer’a bağlı led ışıklar döşeyerek coştuk ama uzayda kopuş müziği istesem Guardians of the Galaxy soundtrack albümünü dinlerim mis gibi. Bu paragrafta resmen beni tutamadık, kayıtlara geçsin.

Bazen belgesel arkası müziğine dönüşen, bazen tempo kazanıp uzay temalı rock albümleriyle benzeşen ve bazen de düpedüz synthpop olan (Recombination ve özellikle Fragmenting sırasında bir ara kalça kaslarını sıkmak suretiyle oturduğum yerde yaylanarak dans ettiğimi itiraf etmeliyim; zumba derslerimiz yakında başlayacaktır) albümde Mesarthim bana biraz yapay geldi bu defa. Önceki işlerde grubun samimiyetini ve beğenirsiniz beğenmezsiniz, yapmak istedikleri işe duydukları saygıyı görebiliyordum. Grubun hiçbir zaman yüksek kalitede olduğunu düşünmedim ve kendilerinden de bu yönde bir beklentim yok, fakat The Density Parameter Mesarthim’in kurşunlarının bitmeye başladığını gösteriyor bana kalırsa. Grubun kendini ve içinde olduğunu iddia ettiği piyasayı ne kadar ciddiye aldığını kestirmek güç ama bu müzikle nereye kadar devam ederler, bilemiyorum. Ayrıca epistemolojiye gönül verenleri epey üzüyorsun Mesarthim, yapma bunu.

60/100

 

 

 

 

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Mesarthim – The Density Parameter” için 3 yorum

  • 13 Nisan 2018 tarihinde, saat 10:49
    Permalink

    Mesarthim’i çok fazla seviyorum ve klavye melodilerinde cringe yaşamışlığım da yok..tu bu albüme kadar. Yapı olarak sevmediğim tek işleri olan Pillars’a benziyor albüm en çok ve o benzerliği bir kenara koysak bile atmosfer olarak neredeyse hiçbir şey yakalamayı başaramamışlar tuhaf bir şekilde.

    Dinleyip duruyorum çıktığı andan beri (her çıkan eserini saniyesinde, düşünmeden satın aldığım tek grup olabilir Mesarthim) ama bir türlü sevemedim, bu da üzüyor. Neyse, olur böyle hız tümsekleri yolda. Bu sene de 3 tane daha nefis EP çıkartıp kendilerini bulurlar tekrar. Umarım.

    Yanıtla
  • 13 Nisan 2018 tarihinde, saat 16:46
    Permalink

    Mesarthim’in şimdiye kadar beni tek üzen işi oldu The Density Parameter. Önceki albümleri dinlerken tüm albüm/ep benim için birbirine bağlı bir deneyim oluyordu. Ama bunda elektronik etkilerin çok göze parmak kıvamında olması ve bütünlük sağlayamaması bitirdi benim için albümü. 49/100

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.