Apathy Noir – Black Soil

Merhaba.

Ben de -muhtemelen- sizler gibi daha önce Apathy Noir ismini pek duymadım. Kıymetli birinden gelen öneri üzerine tanıştığım İsveçli grup, ilk bakışta biraz dengesiz ve karman çorman gibi görünse de dinledikçe parçalar arasında bağlantılar kuruldu ve Black Soil’in içindeki cevher kısa süre içerisinde parlamaya başladı.

Death/doom metal türünün bütün gerekliliklerinin yerine getirildiği bir albüm Black Soil ve grup da kendini bu kategorinin altında konumlandırmış gibi görünüyor. Buna karşın grubun birçok farklı türden ve isimden etkilendiği de ortada ve tek bir tür ile grubu sınırlandırmak biraz haksızlık olur. Diğer albümleri bilemeyeceğim ama Black Soil funeral doom, death/doom ve atmosferik black metal arasında bir yerlerde duruyor.

Metalde sevdiğim şeylerden bir tanesi de çoğu zaman içinde nasıl bir şeyler barındırdığını üş aşağı beş yukarı hayal ettirebilen albüm kapakları. Görüldüğü üzere Black Soil’in kapağı da ben kasvetliyim diye bas bas bağırıyor. Kullanılan font da dikkatli dinleyiciler için sandığınız kadar düz değiliz mesajı verebilir hatta, haha.

Müzikal anlamda vasatı pek aşamasa da sözleri ve vokal performansıyla gayet can yakabilen bir açılışın ardından albümün havasını çok iyi özetleyen Samsara giriyor. Hem müzikal açıdan hem de duygusal anlamda Samsara gerçekten kuvvetli ve Apathy Noir’in kapasitesini ortaya koyuyor. Dokuz dakikayı bulan süresiyle albümün en uzunu -hoş, ortalamamız da yedi dakika zaten- The Void Which Burns ve sonrasındaki Bloodsong ise albümün en hüzünlü dakikalarını barındırıyor. Özellikle Bloodsong daha uzunca bir süre çalma listelerimden çıkmayacak gibi görünüyor.

Diğer şarkılar da kimi zaman etkilenimini bariz belli etmek dışında pek bir kusura sahip olmayan, bu saydıklarıma göre görece bir tık daha dağınık gibi durmalarına karşın sırıtmayan ve bazı yönlerden oldukça kuvvetli çalışmalar. Albüm genelinde Swallow the Sun‘dan Uaral‘a, My Dying Bride‘dan Agrypnie’ye, October Tide’dan Rapture’a kadar birçok güçlü ismi anımsatan tınılar duymak mümkün ve sakil durmadan, işin çok suyunu çıkarmadan bu kadar fazla ismi akla getirebiliyor olması Black Soil’i güçlü yapan en önemli unsurlardan biri.

Depresif ve ekstrem; Black Soil’i ve genel olarak Apathy Noir’i tanımlamanın yolu bu sanırım. Eğer bu tanım hoşunuza gittiyse bol yağmurlu gri günlere yeni eşlikçiniz Black Soil olabilir. Ben de gideyim de biraz daha Bloodsong dinleyeyim haydi.

82/100

 

 

 

 

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Apathy Noir – Black Soil” için bir yorum

  • 9 Şubat 2018 tarihinde, saat 21:21
    Permalink

    helvetespine – frykten og mennesket’ in arkasından dinledim şu an aklıma güzel bir anı gelmiyor.

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir