Bloodshot Dawn – Reanimation

Bloodshot Dawn ismi yabancı gelebilir ama bu İngiliz death/thrash metal grubunun 2014 yılında çıkardığı Demons albümü o kadar iyi bir albümdü ki, grubun Reanimation isimli yeni bir albüm yayınladığını duyduğumda bir an heyecandan elim ayağım birbirine dolandı. Hem çok gündemde olmadıklarından hem de kişisel ajandamın epey alt sıralarında yer aldıklarından Bloodshot Dawn’ı unutmuştum ve bu yeni albüm haberi bir anda Demons manyaklığını hatırlamamı, o nedenle de epey coşmamı sağlamıştı. Peki yeni albüm nasıl? Aynı kalite korunmuş mu? Grup yeni bir yola mı girmiş? Yeni Batman kim olacak? Tüm bu soruların cevabı az sonra.

Reanimation incelemesine geçmeden önce şunu belirtmem gerekiyor ki Demons albümünden geriye yalnızca gitarlardan da sorumlu vokalist Joch McMoran kalmış grupta ve geri kalan bütün elemanlar değişmiş. Pek de umrumda olmadığı için açıp bakmadım valla ne olmuş, eminim siz de çok merak etmiyorsunuzdur zaten (yuh). Hal böyle olunca yeni albümde yeni bir kimlik sahibi olmuş grup ve albümü ilk dinlemelerim sonucunda hevesimin kursağımda kaldığını itiraf etmem gerek. Fakat birkaç şans daha verince ve bir önceki harika albüm perspektifinden çıkıp olaya daha objektif bakınca Reanimation’ın da taş gibi bir albüm olduğu gerçeği günyüzüne çıkıyor.

Demons albümünün alamet-i farikalarından bir tanesi melodik death metalin olmazsa olmazı muhteşem lead gitarlardı. Reanimation albümünde biraz daha direkt, rif temelli bir müzik olduğunu görmek mümkün. Besteler thrash metal ile melodik death metal arasında, thrash metale bir tık daha yakın bir denge üzerine kurulmuş. Az bilinen grupları açıklamadaki en büyük tembelliklerden birine sırtımı yaslayıp şöyle diyeceğim galiba: Demons albümü bir ARCH ENEMY albümüne daha yakın duruyorken Reanimation daha CARCASS bir albüm. Bence anladınız. Bir de albümün prodüktörünün SCAR SYMMETRY gitaristi Per Nilsson olduğunu hesaba katmayı unutmayın; ne kadar GİTAR bir albüm olduğunu buradan da çıkarabilirsiniz belki. Özellikle Soul Affliction SS şarkısı gibi geliyor kulağıma ve bu tabii ki çok iyi bir şey.

Graviton Nightmare çalmaya başladığında aklınıza bu isimlerden ziyade Finlandiya veya benzer bölgelerden çıkmış hafif duygusal melodik death metal grupları gelecek ve albümün kalanında da yine benzer şeyler düşündürtecek bir melankoli seziliyor gitarlarda ama albümün baskın özelliği kesinlikle bu değil. Çatır çutur bir albüm aslında Reanimation ama bahsettiğim bu özelliği sayesinde insanı yormuyor ve sonuna geldiğinizde dayak yemişe dönmüyorsunuz. Aksine, birçok farklı melodi ve birbirinden nefis riflerin bombardımanı sonrasında kanınızın kaynadığını, enerjinizin arttığını hissedip bilinçdışı tekrar oynat tuşuna bastığınız fark edip şaşırabilirsiniz.

Albümdeki favorilerim Upon the Throne of Fear (çünkü aman yarabbi o ne gitar saldırısı öyle), Battle for the Omniverse (çünkü çatır çuturluk) ve Reanimated (çünkü hem mis gibi groove hem de Carcass) ama genel olarak sıkıldığım bir şarkı da yok galiba albümde zaten.

İlk dinlemede biraz köşeli bir albüm gibi gelebilir ve belki biraz yorucu olabilir ama birkaç tur döndürdükten sonra Bloodshot Dawn’ın özellikle gitar yazımı konusunda ne kadar yetkin olduğu ortaya çıkmaya başlıyor. Böylece albümdeki farklı duyguları, şarkı içindeki minik farkları ve kısacası grubun olayını çözmeye başlıyorsunuz. Bence Demons hala daha iyi bir albüm ama Reanimation da taş gibi. Umarım grup bir şekilde yoluna devam eder ve bir sonraki albümde beni bu kadar bekletmez. Bundan sonra net takipçileriyim.

84/100

 

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir