Cloak – To Venomous Depths

Metalde ara ara bir grubun çıkıp da çok fazla yapılmayan (en azından bir süredir) bir şeyi aşırı iyi yaparak bazen kısa, bazen ise uzun soluklu akımlar yaratmasına tam anlamıyla ba-yı-lı-yo-rum. Son on yıldaki en büyük örneği GHOST tabii ki bu işi yapan grupların; fakat TRIBULATION’ın da adını anmamak olmaz. Zira sırf onların adını anmak için yaptım bu girişi, tersi saçma olacak. Bilhassa “The Children of the Night” ile black metal ve rock‘ın çok keyifli bir birlikteliğini sunan grubun izlerinin üzerinden giden bir grup Amerikalı CLOAK.

Henüz ilk albümünden grubu Season of Mist’in kapmış olması da zaten hayra alamet ve grup da bu güvenin hakkını vermek için oldukça çabalamış. Daha iyi olabilecek yanları olan, bir grubun ilk uzun stüdyo albümü olduğunu ara ara hissettiren bir yaratım olsa da “To Venomous Depths”in iyi yanları kötü yanlarına ağır basıyor. Ama yavaş gidelim.

Tıpkı benim yazı yazarken yaşadığım gibi, albümün de en büyük problemi tempoyu ayarlamakta sıkıntılar çekmesi. Yani albümün değil grubun problemi elbette de… Neyse işte. Forever Burned gibi parçalar gitar oyunlarının güzelliğini de göz önüne alınca biraz daha hareketli olmak istiyorlar adeta; ama olamıyorlar. Böyle olunca da albümün süresi biraz fazla uzuyor açıkçası. Sanki şarkılar olduğu gibi kalıp biraz tempolandırılsa, 57 yerine 50 dakikalık bir “The Venomous Depths” daha keyifli olabilirmiş gibi.

Grubun kaçınılmaz TRIBULATION benzerliğinden en uzaklaştığı konu genel atmosferi olsa gerek. İsveçlilerin “The Children of the Night”ı sarmalayan hafif oyuncu havası burada yerini her şeyin üzerine çöken bir karanlığa bırakıyor ve CLOAK’un daha kendine has bir tınısı olmasını sağlıyor. Elbette ki bu da şikayet edilecek bir şey değil.

Her ne kadar biraz prodüksiyonun azizliğine uğrasalar da iki gitarın açılış şarkısı To Venomous Depths/Where No Light Shines’da olduğu gibi melodik rifleri ardı ardına dizmesi tempo problemlerini gölgede bırakacak kadar keyifli bir dinletinin yolunu açıyor. SATYRICON’un nefis “Deep Calleth Upon Deep”inde olduğu gibi black metal tabanı ile üzerindeki rock örtüsü çok güzel uyum sağlıyor birbirine. Orta tempolu In the Darkness, the Path’i alıp o albüme koysak pek fazla sırıtmaz örneğin. Bunların üzerine bir de grup o “tabana” fazla yaklaşıp Deep Red’de olduğu gibi tarama işlerine girince neredeyse İskandinav bir forma bürünüveriyor.

Toparlayacak olursam pek güzel yanları olan, ufak tefek bir makyajla ve biraz törpüyle hatırı sayılır derecede daha da iyi hale gelebilecek bir albüm “To Venomous Depths”. Cümlenin ortasında biraz güzellik adına ipuçları veriyormuş gibi oldum ancak ana fikir gerçekten de bu şekilde. Her halükarda albüm kendini dinletiyor ve iyi bir zaman vaadediyor; umuyorum ki bir sonraki albümde CLOAK ufak kırışıklıkları da giderip (bak yine) plak şirketinin de yardımıyla adını da daha fazla duyuracaktır.

76/100

5E9F2F9B-27C1-4FE8-9FE2-3F19B4540E4C

Ertuğrul Bircan Çopur

Bilek metal.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir