Archspire – Relentless Mutation

Teknik death metal konusunda grup eksikliği çekmek pek mümkün değil. Bu tarzı icra eden grup sayısının bolluğu biraz da Amerika’daki gittikçe artan sayıda telli gitar çalma meraklısı gençlerin teknik deathcore sularından buralara kaymasından kaynaklansa da, arada bir işi gerçekten iyi yapan gruplar da çıkmıyor değil elbette. Kanadalı ARCHSPIRE bence bu iyi gruplardan biri değildi (grubu öveceğim sanıp şaşırdınız değil mi? Sizi gidi). Bu noktaya kadar çıkarttığı iki albüm de (evet bence “The Lucid Collective” de) gayet sıradan işler olan grup neden “Relentless Mutation” ile bu kadar kendinden bahsettirir oldu peki? Devamı az sonra.

Basit televizyon reklamı ağızlarını bırakıp sadede geleyim. Yukarıdaki sorunun cevabı: hız. Biraz da neoklasik metal. Ama daha çok hız.

“Relentless Mutation” hızlı ve çok gitarlı bir albüm arkadaşlar. Bir de bunun üzerine gitar ve basların sık sık farklı ritimlerde yürüyerek bir tezat yaratması, vokallerin gitarlarla yarışırcasına hızlanması ile alışılageldik teknik death metali hala bu sınırların içinde kalarak olabileceğinden epeyce farklı yorumlamayı başarmış ARCHSPIRE ilginç bir şekilde. “The Lucid Collective”de iyi şekilde hayata geçirilemeyen birçok fikrin burada daha da ilerletilip bir de şaşırtıcı bir başarıyla birbirlerine yedirilmesi grubun geçtiğimiz üç yılda ne yiyip ne içtiğini merak ettirdi bana, yalan değil.

Bu kadar hızlı ve dolu bir albümün yalnızca yarım saat olması belki de bir avantaj. ORIGIN’den de fazlasıyla alışık olduğumuz “fazla vaktimiz yok çal her şeyi bir an önce hadi” kafasının güzel bir örneğini yaşatan “Relentless Mutation” içindeki bunca kalabalığa rağmen kendini peş peşe birkaç defa dinletmeyi başarıyor, ve hatta ilk safhada bunu bir nebze talep ediyor bile diyebiliriz. İki gitarist Tobi Morelli ile Dean Lamb ve gruba yeni katılan basçı Jared Smith’in birbirleriyle olan oyunları (ki The Mimic Well’de zirveye çıkıyor bu) o denli kuvvetli ve o denli çekici.

Grup belki albümün adının (ve yine Eliran Kantor elinden çıkma müthiş kapağının) ipucunu verdiği kadar büyük bir mutasyon geçirmemiş; ama kendilerini öne çıkartacak birçok adım atmayı başarmaları son yıllarda ileriye fırlamayı başaran pek fazla teknik death metal grubu olmaması sebebiyle epey mutluluk verici. Daha bunu konuşmak için çok erken elbette; ama bir şekilde daha da yenilikçi bir yaklaşıma bürünebilirse ARCHSPIRE, zaten bu türde GORGUTS, QUO VADIS gibi her biri birbirinden efsane grupların çıktığı Kanada’nın bu geleneğini devam ettirecek bir yerlere ulaşabilir.

Çok fazla teknik death metal dinlemeyen bir adam olarak kendi konfor balonumdan çıkıp ucundan kıyısından NECROPHAGIST havası yakalayıp üzerine atladığım bu güzide albümün kritiğini yapayım dedim; ama gördüğünüz gibi çok da akıcı ve bilgi verici bir şeyler yazmayı başaramadım. Siz zaten büyük olasılıkla NECROPHAGIST adını görünce kritiği okumayı bırakıp albümü açmaya gittiniz şimdi, o yüzden çok uzatmadan bitireyim ben de.

83/100

Ertuğrul Bircan Çopur

Bilek metal.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir