Chelsea Wolfe – Hiss Spun

Metal müzik çatısı altında değerlendirmenin tartışmalara yol açabileceği bir isim olmasına rağmen Amerikalı müzisyen Chelsea Wolfe’un dinleyiciyi tuhaf ve zahmetsizce avuçlarının içine alabilen samimi, kendi içinde çeşitlenebilen tınılar ile özgün, yoğun ve ezici bir atmosfer yaratmadaki üstün yetenekleri sayesinde metal camiası içerisinde hatırı sayılır miktarda dinleyiciye ulaştığı ve kendi kitlesini yarattığı bir gerçek. Wolfe’un sıklıkla büyük bir black metal hayranı olduğundan bahsetmesi ve BURZUM besteleri yorumlaması da metal dünyasına daha kolay girmesini sağlayan etkenler elbette. Ancak halkla ilişkilere baklava almak her ne kadar yöneticilere ulaşmanıza yardımcı olacak bir hareket olsa da eğer toplantı odasına eli boş girerseniz günün sonunda eldeki baklavadan da olmuş bir halde kalakalırsınız.

Kimsenin gözünün yaşına bakılmadığı metal dünyasındaki en temel kural öncelikle iyi müziğe sahip olmaktır. Chelsea Wolfe’un gayet güçlü, tartışmaya yer bırakmayacak kadar karakterli ve samimi bir müziği olduğu gerçeğini ortaya koymak gerek. Chelsea Wolfe maceracı bir besteci. Yaratıcılık ve duygusallık ise müzik yolunda önünü aydınlatan en büyük iki ışık kaynağı. Wolfe’un sınır kabul etmeyen tavrı sayesinde drone, black metal, doom metal, sludge, gotik rock, folk ve ambient gibi pek çok alt tür etkileşimi bulabileceğiniz müziğindeki duygusallık ve karamsarlık ise bu iri gözlü cicoz hanım kızı insanın ruhuna musallat olmuş dev bir iblise dönüştüyor.

Metal dünyasındaki popüleritesinin artmasına çok yardımcı olan Abyss albümündeki elektronik altyapıların, endüstriyel düzenlemelerin yerini gitarın egemenliğine bıraktığı Hiss Spun, bu dev iblisin en yaratıcı, en ürkütücü, en çok yaralayan silahı. Eylemsizlik durumundaki dinleyiciye fiziği altüst eden bir güçle saldıran Hiss Spun, rezonans mezonans dinlemeden salıncağa taklayı attırıyor ve daha ne olduğunu bile anlamadan kendinizi tepetaklak yerde buluveriyorsunuz.

Yarattığı yıkımı ve açtığı yaraları gözler önüne sermemek adına beyaz yakalıların yaşamından kesitler ve fizik kanunları üzerinden anlatmaya çalıştığım Hiss Spun, aşılması mümkün görünmeyen yüksek, kalın bir duvarı anımsatan beton gibi gitarları, Wolfe’un uçucu yorum ve tonlamalarıyla Kurt Cobain‘i, Beth Gibbons‘ı, Nick Cave‘i ama en çok ve en yakıcı şekilde de Hope Sandoval‘ı anımsatan vokalleri ve herhangi bir sınırlandırmaya tabi olmamasına rağmen albüm genelinde derli toplu duran müziğiyle şimdiye kadar Chelsea Wolfe’dan dinlediğim en iyi şey.

Baskın doom kalıplarının yanında belirgin oranda folk, elektronika, gotik rock ve duymak isteyenler için daha pek çok farklı türden beslenen besteleriyle Hiss Spun elbette müzikal bir devrim veya bir manifesto değil. Ancak bariz yöntem ve kalıpları gözardı eden Wolfe, Hiss Spun tecrübesini bir adım öteye taşımayı başarmış.

Twin Fawn‘da olduğu gibi hiç beklenmedik bir anda tüm kırılganlığını, kişisel acıma duygusunu üzerinden çıkarıp atan bölümlere geçebilmek, Vex‘deki gibi sabit, alternatif bir davul yürüyüşü üzerindeki efektli Wolfe vokali naifliğinin arasına Aaron Turner (ISIS ve niceleri) hayvanlığını sığdırabilmek, Strain gerginliği ile (hehe) popçik Offering‘i aynı albüme koyduğunda sırıtmayacak bir çatı yaratabilmek ve Particle Flux gibi, Static Hum gibi ismiyle müsemma şeyler yapabilmek gerçekten büyük iş. Daha önceki albümlerine oranla sanatsal kaygının yerini ulaşılabilirlik kaygısına bıraktığı iddia edilebilecek türden bir dinlenebilirlik farkına sahip olması belki hayranlar açısından bir eleştiri noktası oluşturuyordur ancak ben oyumu Hiss Spun Chelsea Wolfe’undan yana kullanacağım.

Abyss’i birkaç defa dinledikten sonra, fazla deşildiğinde çok can yakacak güçlü bir albüm olduğuna ikna olmuş, kendi iyiliğim için albümü bir kenara koymuştum. Hiss Spun’da da aynı şeyi yapabilmeyi ve Chelsea Wolfe’u uzaktan sevme haline devam edebilmeyi, hali hazırda pek çok albümü sırtına yük etmiş biri olarak küfeye bir ağırlık daha eklememeyi tercih eder miydim? Elbette ederdim. Pişman mıyım? Tabii ki değilim.

88/100 

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Chelsea Wolfe – Hiss Spun” için bir yorum

  • 13 Ekim 2017 tarihinde, saat 20:22
    Permalink

    Bu sene aklımı alan az sayıdaki albümden biri oldu bu. “Abyss”e dahi çok zor ısınmıştım ama bu ilk dinleyişten paraladı. İki puan ekleyip 90 ile uğurluyorum kendisini, yıl sonu listemde ilk onda olacağı kesin gibi.

    Ellerine sağlık Koranım.

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir