Kritik

Cryptosis – Celestial Death

Merhaba.

Thrash metalin muhtaç olduğu kudret, artık büzüşmüş ve tıkanmış, yaşlı damarlarında hala mevcut mudur bilinmez ama bir zamanlar dünyayı peşinden sürükleyen bu müziğin eski görkeminden çok uzak olduğu herkesin malumu. Samimi bir thrash tutkusuyla 80’lerin isyankar rol modellerine ve albümlerine öykünen ateşli çocuklar her daim çıkmaya devam edip jilet gibi bir şeyler çalacaklar elbette; benzer şekilde nostaljik değerlerin reprodüksiyonu üzerinden nemalanma hedefinde, retro etiketli pek çok isim de öyle veya böyle piyasayı canlı tutmayı sürdürüyor hala. Ne var ki genel resme bakınca thrash metalin artık tek başına varlığını koruyamadığı/koruyamayacağı aşikar. Bazı zeki, öngörülü gruplar da bu farkındalıkla hareket edip diğer türlerden ilham bulan, eklektik ve kompleks thrash fikirleriyle hem türün yok olup gitmesini engelliyor hem de taze, yeni müziklerle kulaklarımıza bayram ettiriyorlar. Sayıca kalabalık değiller belki ama VOIVOD‘undan VENDETTA‘sına, VEKTOR‘ünden, CORONER‘ine bu vizyonerliği gösteren grupların metal tarihindeki yerleri ayrı ve özel.

Hollandalı progresif thrash üçlüsü Cryptosis de özellikle ilk albümü Bionic Swarm sayesinde (biz tabii kendilerini Vektor ile yaptıkları split çalışmadan tanıyorduk) bu özel isimlerinde arasında anılabileceği algısını yaratmış, heyecan uyandırmış ve beklenti yaratmış bir isim. Temel thrash pratiklerini Voivod gibi progresif önderlerin zihin açıcı fikirleriyle birleştiriyor, modern prodüksiyon ve sözlerle bugüne yaklaşıyor, toplamda hem caz cuz thrash tayfayı hem de bilim kurgu meraklısı progresif/teknik thrash severleri tatmin ediyordu. Daha ilk albümden bunu başarmışken heyecanlanmamak elde değildi ve Celestial Death duyurulduğunda çocuklar gibi şendim. Peki albümü dinleyince ne oldu? Sizlere bir görsel ile seslenmek isterim bu noktada:

-de ayrı

Şaka bir yana, beklenmedik biçimde klavye ağırlıklı, post-rock/metalden ilham alan enstrümantal parça ve pasajlarla birlikte düşününce iyice atmosfere yoğunlaşmış, gitarlarda death/black metalin tremolo tekniğine ağırlık vermiş bambaşka bir Cryptosis var karşımızda. Elbette Bionic Swarm‘da da benzer hareketler vardı ve hatta bu tip hareketler sayesinde Cryptosis’in sıradan çinko karbon thrash metal gruplarından daha uzun süre dayanacağını söylemiştik ama 2025 model Cryptosis’in Bionic Swarm zamanıyla pek bir ilgisi kalmamış durumda. Bayağı 90’ların atmosferik black metalinden, düpedüz BURZUM‘dan ilham bulan, orta tempoda seyreden minimalist klavye melodilerine sahip (Absent Presence), atıyorum bir arkadaşınıza körlemesine dinletseniz rahatlıkla bir black metal grubuna ait sanacağı (Reign of Infinite), hatta atmosfer gayesiyle fazla tekrar ederek baymasıyla iyice insanı yahu ben black metal mi dinliyorum düşüncelerine iten (Static Horizon) parçalarda dolu, thrash dozajı hem teknik hem ruhani açıdan hayli törpülenmiş bir albüm Celestial Death. Black metale kaymakta hiçbir sorun yok tabii, fakat mesele bu abartılı klavye kullanımı ve soğuk tınılarla yaratılmak istenen kozmik, karanlık atmosferin zerre çalışmaması. Prodüksiyon tarafında da bestede de klavye o kadar önde ki diğer enstrümanların ne yaptığına odaklanamıyor insan. Bir şarkı at koştururken diğerinde bir anda tek notalı melodilerle boşlukta salınılıyor. Bu ne kadar iyi bir giriş böyle dediğim Cryptosphere bile bir anda CRADLE OF FILTH / DIMMU BORGIR vari bir yere kayıyor. Arada kalmış, kafa karışıklığını her anlamda dinleyiciye de yaşatan garip bir iş maalesef.

Ascending mesela. Vokalleri değiştirsek, davulları biraz daha minimal tutsak ve özellikle 1:42 sonrasını temiz vokal alsak bayağı son yılların DARK TRANQULLITY‘sine ulaşıyoruz. Özellikle parça parça, isim isim gidiyorum ki ne kadar çorba, ne kadar dağınık bir şey olduğu daha iyi anlaşılsın. Tüm bu referanslar ve Cryptosis elemanlarının ortalama yetenek seviyesi yine eli yüzü düzgün, dinlenebilir parçalar çıkarmış ortaya tabii, iyice yüzüne bakılmaz zannedilmesin ama özellikle ilk yarıdaki kafa karışıklığını aşmak hiç kolay değil.

2023’te yayımlanmış The Silent Call EP’sinin isim parçasını yeniden kaydetmiş, biraz makyajlayıp buraya da koymuşlar. İki senelik bir parçanın eklenmesine ne gerek vardı ve Celestial Death‘e ne katıyor sorusunun cevapları yok bende ama en azından biraz daha tempolu, biraz daha öfkeli bir parça olarak albümün 2. yarısına geçerken enerji tazeliyor diyebiliriz. Orada da işte Absent Presence gibi bambaşka bir gruba aitmiş gibi tınlayan besteler olduğundan yine inişli çıkışlı bir grafik söz konusu.

Zeki, farklı ve karmaşık olacağım derken saçmalayıp olmadık işlere bulaşan bir ergen gibi Cryptosis şu an. Black metal, thrash, melodik death, kozmik ambient vs. derken her şey birbirine girmiş. Ne atmosferiyle insanı içine çekebiliyor ne de beste kalitesiyle, enstrüman hüneriyle etkileyebiliyor. Akılda kalıcı melodiler desen o da yok, hepsi epey jenerik şeyler. Hal böyle olunca Celestial Death yılın büyük hayal kırıklıklarından biri olarak artık üzerine çok da konuşmak istemediğim, bir an evvel unutmayı tercih edeceğim türden bir albüm oldu. Böyle bir abukluk yapmışken bir sonraki hamlelerini kestirmek de mümkün değil, o yüzden gelecek hakkında da bir şey diyemiyorum. Cryptosis ile henüz tanışmadıysanız ve zeki thrash dinlemek istiyorsanız Bionic Swarm, Bionic Swarm‘u sevip oha Cryptosis albüm mü yapmış diye bu yazıya geldiyseniz yine Bionic Swarm diyor ve şu andan itibaren Celestial Death sanki hiç olmamış gibi davranmaya başlıyorum.

55/100


Okur puanı:

Ortalama puan 1.8 / 5. 6

Siteye destek olmak için aşağıdaki düğmeye tıklayıp Patreona göz atabilirsiniz👇
Become a patron at Patreon!

Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir Yorum Bırakın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.