Destruction – Birth of Malice
Merhaba.
Alman thrash metalinin dört atlısından biri konumundaki DESTRUCTION, çizgiyi 2000 yılından çektiğimizde SODOM, KREATOR ve TANKARD‘ı da barındıran bu dörtlünün içerisinde açık ara en sık albüm çıkaran isim olarak göze çarpıyor. Tekrar kayıtlar, yeniler vb. derken 2 albüm arasında 2 yıldan bile az süre geçirdikleri 24-25 yıldan bahsediyoruz. Thrash gibi ucu bucağı belli, klasik formülü epey yaşlanmış ve gerilemeden de ziyade artık çöküş döneminde olduğunu iddia edenler sayısının hayli fazla olduğu bir türde bu üretim sıklığı ciddi yürek ister ki 2000 sonrası yaptıkları her şeyi üst üste koysak 1985-1990 arasına sığdırdıkları ilk dört albümün yanına bile yaklaşamıyor. Hal böyle olunca gruba bakış açısı ekmeklerinin peşinde dedemler gibi bir noktaya geriliyor ister istemez. Samimiyet, metal tutkusu ve motivasyon, sorgulanır hale geliyor.

Birth Malice de bu konuda Destruction’ın süregelen durumunu değiştirecek güçte değil açıkçası. Hayatımda dinlediğim en lineer, en boyutsuz albümlerden biri olarak sadece ve sadece thrash dinleyen dinleyiciler haricinde kimsenin uzun süre üzerinde duracağına inanmadığım, son 25 yılda grubun yaptıklarının üzerine hiçbir şey koymayan bir eser. Hedef zaten turlamak ve ürün satmak olduğundan Destruction’ın bu saatten sonra kendini yeniden tanımlamak gibi bir işe soyunmayacağını biliyorum elbette, fakat insan hiç mi sıkılmaz, hiç mi şöyle bir suyu bulandırıp alttan ne çıkacağına bakmaz be kardeşim. Bu ne düzlüktür ya böyle.
Her ne kadar orjinal kadrodan sadece Schmier kalmış olsa da otobiyografik Destruction parçası, nakaratıyla öne çıkan No Kings – No Masters, her ne kadar bayağı cheesy dursalar da konserlerde eşlik edilecek, önümüzdeki turnelerde setlist demirbaşı parçalar olabilecek güçteyken gerisini hiç sallamamış Destruction. Resmen konserde 1-2 farklı şarkı çalmak için albüm yapıyor gibiler. Dealer of Death veya Evil Never Sleeps dinlerken baygınlık geçirmeyen varsa ya heavy metal ile henüz çok yeni tanışıyordur ya da Destruction tarafından fonlanıyordur. Başka bir seçenek gelmiyor aklıma bu parçaların klasik heavy metal kalıplarını tekrar tekrar, tekrar edişi karşısında.
Eskić ve Furia ikilisinin gitar işçilikleri standart üzeri ve bazı sololarda gruba yenilenmiş bir enerji sağladıklarını itiraf etmek lazım ama Siffringer’ın özgün tarzı da olmayınca Destruction gitarları da pek bir şey vadetmiyor. Schmier her zamanki gibi sarhoş bir metal tutkununun serseri ruhunu mikrofondan kulaklarımıza aksettirse de hiçbir zaman alışamadığım tizleri ve bazen de şarkı söylemeye kalktığı kısımlarda yine tat kaçırıyor. Bir de Cyber Warfare, Scumbag Human Race, Greed gibi şarkılarda yazılmış sözler var ki, hem Schmier’in hem de bu et kafa thrash mevzusunun ne kadar yaşlandığını çok net bir şekilde gösteriyor. Uyak kastırmalar, fikirsiz bakan gibi bu siber miber işlerine takılırsan kafayı yersin tarzı sözler olacak iş değil ya. Cringe olmamak elde değil.
Cringe demişken; kapanışı yapan Fast as A Shark parçasının bir ACCEPT klasiği olduğunu bilmeden Destruction’a övgüler yağdıran, ne kadar hızlı ve öfkeli olduklarını anlatan bir kritiğe de denk geldim globalde. Tüm zamanların en önemli heavy/speed parçalarından birini bilmemek, şarkıyı dinleyip albümden ne kadar ayrı durduğunu fark etmemek, öyle bir kapanış ki filan diye öv ha övmek derken tüylerim diken diken oldu okurken, bunu da sizlerle paylaşıp rahatlamak istedim kritikle bir alakası olmasa da.
Destruction, Schmier’in eli ayağı tuttuğu sürece devam edecek ve ekmek teknesi olmayı sürdürecek belli ki ama neyin ne olduğu bu kadar belliyken uzun uzadıya Destruction albümleri konuşmak beni yoruyor açıkçası. Fazlasıyla ortalama, filler bestelerle dolu, prodüksiyon masasındaki ittirmeler sayesinde olduğundan daha enerjik ve sert tınlayan bir albüm Birth of Malice. Thrash can cekişiyor ve bu tip işler de bence yaralıyı sedyeden düşüren beceriksiz sıhhiyeci gibi faydadan çok zarar veriyor. Gideyim bir de yeni WARBRINGER‘ı kurcalayayım, o da dandik çıkarsa bir süre thrash ile arama mesafe koyacağım sanırım. O kadar kaçık tadım.
60/100


