Hazzerd – The 3rd Dimension
Merhaba.
Thrash metalin diğer türlere nazaran hem nitelik hem de nicelik bakımından kan kaybettiği bir dönemdeyiz. Ben 2024 çıkışlı albüm hatırlamakta bile zorlanıyorken kulakları örümcek bağlamış birtakım kimseler de tuttu Kerry King filan övdü yokluktan. Hafızayı zorlayıp FLOTSAM AND JETSAM, speed ile karışık takılan WRAITH veya biraz daha şeytani yerlerden türü ele alsa da MAYHEMIC gibi grupları anabiliriz belki ama vasat üzeri işleri saymaya kalksak bir elin parmaklarını geçmiyor maalesef. Neyse uzatmayalım; 2024’ü boynu bükük geçiren thrash severler için bugün biraz Hazzerd konuşacağız.

Kanadalı grup 2013 yılında kurulmuş ve The 3rd Dimension, vokal/davul, çift gitar ve bastan oluşan ekibin 3. albümü. Bay-Area ilhamını merkeze oturtmuş, biraz modern tınlamak adına prodüksiyon ve bestelere ufak dokunuşlar yapmanın haricinde dinlerken gözünüzün önünde boğazlı beyaz spor ayakkabılar, ters takılan şapkalar, çıplak ten üstüne giyilen metal-battle-vestlerin uçuşacağı netlik bir thrash çalıyorlar.
Dört sayan baget vuruşlarının hemen arkasından, bu yıl içerisinde dinlediğim en iyi açılış parçalarından biri olan Interdimension, ilk yarısındaki coşkusuyla, son bölümündeki o kötücül SLAYER ritimleriyle insanı hemen havaya sokuyor. Tekerleği yeniden keşfetmeye çalışmadıklarından yıllardır severek dinlediğimiz şeylerin çeşitlemeleri olarak özetlenebilecek bestelere ısınmak kolay ve cazibe seviyeleri yüksek. Thrash söz konusu olunca en önemli şey samimi bir yoğunluk sunabilmek; teknik mahirliğin bile ötesinde, çalınan en basit şeyi bile doğru bir enerjiyle sunmak gerekiyor ve Hazzerd’in bu konuda ciddi bir başarısı var.
Bay-Area sınırları içerisinde nasıl taramalarla, ne tarz riflerle karşılaşacağınızı az çok tahmin ediyorsunuzdur, o yüzden oraya çok değinmeyeceğim. Hazzerd’i, The 3rd Dimension‘ı benim için keyifli kılan ana unsur zaten davul/gitar sorumlusu Dylan Westendorp‘un vokali aslında. Harsh diye tabir edilen o kirli, hırıltılı vokali DEATH ANGEL‘ insanı Mark Osegueda’yı anımsatırken beklenmedik anlarda tizlere yükselmeyi de beceriyor Westendorp. En net örneklerini Unto Ashes‘ta duyabileceğiniz bu tip hareketler Hazzerd’e renk katmış. Başta bayağı dikkat dağıtıyor aslında ama bir kere alışınca Deathbringer‘daki o garip incelmeleri, Plagueis‘teki yırtıcı haykırmaları özellikle bekler oldum.
Bahsetmeye değer diğer detaylar ise ThArSh ‘TiLl DeTh ve 9 dakikalık dev enstrümantal A Fell Omen‘de olan bitenler. İlki adından, süresinden, sözlerinden, hızlı ve dümdüz ilerleyen yapısından anlaşılacağı üzere biraz mizahla karışık bir thrash metal manifestosu. Elemanların geçmişte metal elitisti gibi takıldığı, metalden başka bir şey dinlemeyip herkese poseur damgası yapıştırırken esas kendilerinin kasıntı kasıntı gezdiği döneme ithafen, hala o kafayı aşamayan insanlara eleştiri babında bir parça bu. Hep söylemişimdir: Metal harika bir şey, fakat eğer hayatta sadece metalci olarak tanımlıyorsanız kendinizi, büyük yanlışlardasınız. Yapmayın.
Diğer parça A Fell Omen ise süresi, enstrümantal yapısı ve beste akışıyla direkt akıllara METALLICA‘nın altın çağını getiriyor ister istemez. Akustik gitarlar ve daha duygusal pasajlar, vitesin yükselip coşkunun arttığı bölümler, birbiriyle yarışa tutulmuş gibi kapışan çift gitar soloları ve daha fazlası; elemanlar gerçekten Metallica’nın ve diğerlerinin o klasikleşmiş parçalarından yola çıkarak kaynak eserlerin yanına yakışır bir parçaya imza atmışlar. Keşke albüm bu parçayla sona erseydi bu arada, bir sonraki Control hem ortalama bir parça hem de bunun üzerine gelince insan konsantrasyonunu da tekrar ayarlamak zorunda kalıyor. Bari bonus şarkı yapsaydınız.
The 3rd Dimension, her seferinde yenilikçi, zorlayıcı bir şeyler aramayanları ve thrash tutkunlarını tatmin edecek kalibrede bir albüm kısaca. Zirve anları çok yüksek değil belki, fakat düştüğü yerler de çok aşağıda değil. Hazzerd’in potansiyelli bir grup olduğu çıkarımı yapmamızı sağlayacak kadar eli yüzü düzgün. Daha dengeli bir kayıt (bas nerede kardeşim!), biraz yaratıcılık ve keskinlikle ilerleyen yıllarda öne çıkan thrash gruplarından birine dönüşebilirler. Şimdilik, son dönemde kısır kalmış thrash metal piyasası adına olumlu bir katkıda bulundu diyebiliriz Hazzerd için. Yine de umuyorum The 3rd Dimension‘dan daha etkili, daha kaliteli thrash albümleri dinleyebiliriz sene içerisinde.
75/100


