Sleater-Kinney – Path of Wellness

Merhaba.

Daha önce adını bile duymadığım bir grup ve albüm ile karşınızdayız: Metalperver’in PATREON destekçilerinden ve konuk yazarlarından Duodenum, punk-rock dünyasının önemli isimlerinden Sleater-Kinney’nin 2021 çıkışlı Path of Wellness albümünü inceledi. Buyursunlar:


No Cities To Love mükemmel bir albümdü. 2015’te rock müziği acayip sıkıcı bulan, %99.9’una katlanamayan beni mest etmiş, bağımlısı yapmıştı adeta. Çok doğal ve sıcak prodüksiyonu, 2 vokali harika kullanması, Janet Weiss’in mükemmel davulculuğu, zekice şarkı sözleri derken grubun eski albümlerine de daldım ve bu feminist ablaların fanboyu olarak buldum kendimi.

Tabii bir ekstrem metal sitesine yazdığım için hızlandırılmış bir şekilde tanıtayım grubu. 90’larda riotgrrrl ve punk rock sahnesine önemli katkılarda bulunmuş bir oluşum Sleater-Kinney. 2006’da dağılıp 2014’te tekrar toplandıktan sonra No Cities To Love’la beğenileri toplamış, 2019’da The Center Won’t Hold’da St. Vincent’le çalışıp synthpop benzeri bir sounda yönelmişti. Grubun bu yeni gidişatından rahatsız olan davulcu Janet Weiss albüm çıkmadan gruptan ayrılınca baş başa kalan Carrie Brownstein ve Corin Tucker ikilisi görünen o ki başarısız bir deneme olan The Center Won’t Hold’u unutup yerel sahneden çeşitli davulcularla grubun iyi yaptığı şeye geri dönmeye karar vermiş.

Sımsıcak ve doğal prodüksiyonu var Path of Wellness’ın ve gerçekten harika duyuluyor. Sanırım bunun da etkisiyle albümde olan biteni ilk birkaç dinlemede pek takdir edemedim ve “No Cities To Love’dan sonra çok bozdu bunlar” şeklinde bir yorumla belki sevecek bir şeyler bulurum diye dinlemeye devam ettim. Dinledikçe içine girdim ve bir No Cities To Love kadar olmasa da gayet sevdiğimi söyleyebilirim albümü. Yavaştan girelim detaylara.

Sleater-Kinney bas gitar kullanmayan bir grup. İki gitarı bas gitarı aratmayacak şekilde varyasyonlu kullanıyorlar ve çeşitli efektlerin de yardımıyla kafalarına göre takıldıkları zamanlarda, Tomorrow’s Grave şarkısında olduğu gibi çok enteresan keşifler yapıyorlar. Tabii yılların tecrübesinin de etkisiyle iyi bir şarkı nasıl yazılır, dinleyici nasıl müziğin içine hapsedilir, dile takılan bir hook nasıl inşa edilir çok iyi biliyorlar. Path of Wellness bu açılardan harika anlarla dolu. Tahminimce Janet Weiss olmadan da iyi bir grubuz şeklinde hırslanıp dinlemesi oldukça keyifli bir albüm yapmışlar.

Grubun en karakteristik özelliklerinden biri eğlenceli ve neşeli şarkılarla daha kederli, acıları işleyen şarkıları arka arkaya koyup bunu eğreti durmayacak şekilde yapabilmesi. Bunda neşeli olurken bir anda daha ciddi bir maske takınıp düşünceli bir hale bürünebilmesinin, kederliyken de bir miktar kinayeyle kara bulutları dağıtabilmesinin büyük etkisi var. Şarkı sözlerinin samimiyeti de eklenince grupla duygusal bir yakınlık hissetmek çok kolay oluyor.

Path of Wellness’la ilgili en büyük eleştirim de burada. Albüm, duygusal olarak biraz küntleşmiş tınlıyor öncekilere göre. Sanki gidecekleri yerin son sınırına kadar gitmemişler, veya hız sınırını aşmamaya özen göstermişler gibi. Şarkı sözleriyse eskisine kıyasla çok daha düz. Price Tag’deki kinayeli ve zekice kapitalizm eleştirisiyle kıyaslandığında Bring Mercy, No Knives, Complex Female Characters gibi daha politik şarkılardaki sözler çok daha düz ve dişleri alınmış gibi. Yeni davulcularsa maalesef Weiss kadar sofistike ve dinleyicinin kulak kesilmesini sağlayan bir performans sunamıyor.

Öte yandan Sleater-Kinney’i keyifli yapan her şey bu albümde de mevcut. Bir miktar ilgi isteyen bir albüm ama içine girdiğinizde sonuna kadar sıkılmadan dinletiyor, eşlik ettiriyor, içindeki fikirleri takdir ettiriyor. Brownstein ve Tucker’in vokal paslaşmaları harika ve ikisi de vokal melodisi yazmayı çok iyi biliyor. Yukarıda bahsettiğim gibi çeşitli efektlerle dikkat kesilmeden anlaşılması güç müzikal cümleler kuruyorlar ve Shadow Town gibi şarkılarda kederli, High In The Grass gibi şarkılarda ise neşeli ve enerjik yönlerini harika ifade ediyorlar.

Sadede gelirsek, eğer Sleater-Kinney’i biliyor ve seviyorsanız Path of Wellness grubun eski albümleri kadar iyi olmasa da sizi mutlu eder. Eğer yeni duyduysanız ve yazdığım fikirler ilginizi çektiyse No Cities To Love’a bir göz atın, severseniz diğer albümlerini de keşfedersiniz. İçindeki bazı fikirlere bayıldıysam da The Center Won’t Hold büyük ölçüde sıkıldığım bir albümdü. Path of Wellness kesinlikle bir gelişme ama synthpop yönünden devam edip de tatmin edici bir iş yapmalarını da içten içe istiyorum.

81/100


Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.