Kritik

Sunken – Lykke

Merhaba.

Depresif müziğin kodları, duygudan ziyade müziğin kendisiyle daha çok ilgilenenlerin kısa sürede bu türe ilgilerini kaybetmelerine neden olacak kadar kısıtlı ve yaratıcılık konuşturacak alanlar, hayli dar. Özellikle söz konusu metal olduğunda artık vokalin canhıraşlığından tutun da o ethereal denilen hülyalı gitarlara, davulun ne zaman vites yükselteceğine kadar pek çok bileşende tahmin edilebilirlik çok yüksek maalesef. Hal böyle olunca bu tip işleri değerlendirirken de konu duygu, atmosfer, samimiyet gibi daha muğlak ve objektif bakması kolay olmayan kıstaslara geliyor. Danimarkalı atmosferik black metal topluluğu SUNKEN da işte tam böyle bir müzik üretiyor. Saf bir DSBM grubu değiller ve atıyorum bir UARAL gibi salt acıdan oluşmuyor müzikleri belki ama ortaya çıkan işleri eski yaraları deşmeye, insanın ruhunu yıpratmaya oldukça müsait. 2025’in en iyi (buna da iyi dediğim için “efendim o göreceli bir şeydir herörö,” diyenler oluyor, ne diyeyim Mahmut mu diyeyim anlamadım ki) albümleri arasında değerlendirdiğim Lykke, bilhassa bu kısalan, kararan, soğuyan günlerin tesirini daha bir katlayacak cinsten.

4 parçayla 47-48 dakikalara uzanan bir mutsuz insan black metali Lykke. Martin Thomasen’in feryat figan çığlıkları ve zaman zaman devreye soktuğu, artık acıdan aklını oynatmış hissi veren ulumaları, önceki iki albüme göre çok daha katmanlı ve detaylı bir hal almış bestelerin üzerinde insanın ciğerini buzdan iğnelerle deliyor. Soğuk ve soyut bir atmosfer sunmasına rağmen vokal tarafında o kadar elle tutulur bir ızdırap var ki Lykke, gitardan, davuldan çok vokalin dinlendiği/dinleneceği bir albüm demek hata olmaz. Eski bir kalenin zindanlarında, akıl sağlığınız pamuk ipliğine bağlı bir halde, dört duvara sıkışmış ölümü beklerken o taş duvarların boşlukları arasından kulaklarınıza işkence gören birinin acı feryatları doluyormuş gibi hayal edebilirsiniz. Her hayal güzel olacak değil ya.

Mutluluğu göz pınarlarının kuruması, gözyaşlarının buz tutması üzerinden anlatan, albümüne Mutluluk adını verse de her parçada acıdan hissizleşmenin tek kurtuluş olduğunu savunan Sunken, zamanı da yaraları iyileştiren bir araçtan ziyade duyguları çürüten bir canavar olarak betimleyip kayıp, yıkım ve en büyük acıların bile zaman içerisinde silinip gideceğini söylerken bir yandan da sanki bu duyarsızlaşma haline de isyan ediyor gibi. Albümün son bölümündeyse hem müzik hem söz bakımından biraz daha durgun sulara çekiliyor ve kabulleniş kısmını yaşıyoruz hep birlikte. Din Røst Malede Farver I Luften ile Når livet går på hæld arasındaki ton farkı da bu şekilde açıklanabiliyor. Sözler İngilizce olmasa da en azından Martin Thomasen’in iyice coşup çıldırdığı anlarda ne söylediğine bir göz atmak, Lykke‘nin ruhunu yakalamak adına önemli o yüzden.

Müziği besleyen yaylılar, atmosferik synth. katmanları, koro vokaller daha derin bir anlatıya katkı sağlarken alışageldik durağan/agresif bölümler arasındaki zıtlıklar üzerinden kendini ifade etme işine de sıkça başvuruyor Sunken. Açıkçası müzikte en sevdiğim şeylerden biri bu tip duygusal inşalar ve akabinde gelen yakıp yıkma anları; Sunken da dört parçanın tamamında bu kurguyu harika bir dengeye oturtup katarsis hissine doyuruyor insanı. Og det er Lykke‘nin 9. dakikası civarında olan bitenlerse galiba favori anlarımı oluşturuyor.

Duygusal açıdan ciddi manada hırpalayıcı ve yürek burkucu bir şekilde güzel. Lykke, herhangi bir ana eşlik edebilecek, eşle dostla dinlenebilecek bir albüm olmadığı için elbette ki çok daha az konuşuldu, çok daha az dinlendi. Fakat Sunken’in bu fazlasıyla kişisel feryadına ortak olabilenler için Lykke, 2025’in en özel işlerinden biriydi. Herkese göre değil, fakat eğer bir şekilde size göre olduğunu fark edersiniz kolay kolay unutamayacağınıza bahse girerim.

85/100


Okur puanı:

Ortalama puan 4.8 / 5. 5

Siteye destek olmak için aşağıdaki düğmeye tıklayıp Patreona göz atabilirsiniz👇
Become a patron at Patreon!

Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir Yorum Bırakın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.