Bastian Per – Epic Journey

Merhaba.

Büyük bir bölümünüzün Bastian Per’e aşina olmadığına eminim ama eğer progresif metal seviyorsanız Arjantinli grubun ilk albümü Epic Journey‘yi dinlemeyi bitirdiğinizde eminim bir süre aklınızdan çıkaramayacaksınız bu ismi.

2018’de Buenos Aires’te kurulan Bastian Per, dört kişilik bir kadroya sahip ve grubun beyni Sebastian Prosperi, hem davul hem de gitarlardan sorumlu. Kendisi ayrıca Epic Journey’nin prodüksiyonunu da üstlenmiş. Bunu özellikle belirtmek gerek, çünkü Epic Journey‘de ilk dikkat çeken şey tertemiz, kristal berraklığındaki prodüksiyon.

Defying Sinergy‘nin ilk dakikası itibariyle aslında grubun fazlasıyla DREAM THEATER etkisi altında olduğu izlenimi edinilebilir ve bir ölçüye kadar bu doğru. Fakat neyse ki grubun tek yapabildiği şey Dream Theater’a saygı duruşunda bulunmak değil. Aksak ritimler, ani tempo değişiklikleri ve vokalist Mariano Barreiro’nun zengin performansıyla progresif metal etiketinin hakkını sonuna kadar veriyorlar ama aynı zamanda da eşlik edilebilir nakaratlarıyla, kısa şarkılarıyla müzik gurusu olmaya gerek kalmadan da gayet rahat dinlenebilir albüm Epic Journey.

10 şarkıdan oluşan albümde ortalama şarkı süresi beş dakika ve progresif metal gibi bir türü düşününce bu epey kısa bir süre. Fakat Bastian Per herkesin özgürce takıldığı enstrümantal kısımları abartıp gövde gösterisi yapmak yerine geleneksel şarkı yazımı kalıpları içerisinde kalmayı tercih etmiş. Elbette arada minik şovlar sunuluyor ama örneğin müthiş sololarla açılan Dream Paralysis‘in ana gitarı bildiğimiz MOR ve ÖTESİ tadında mesela. Aynı şekilde Second Chance de yine çok bizden birilerini hatırlatıyor ve metal bile değil neredeyse. Öyle bir rahat dinlenebilirlikten bahsediyorum. Arada da daha düşük tempolu, ballad vari parçalar var ki onlarla birleşince albüm akıllara 80’lerin büyük AOR gruplarını da getiriyor.

Bu durum bir yandan albümün yağ gibi akıp gitmesini sağlarken bir yandan da enstrümanına hakim olduğu her halinden belli olan grubun biraz kendini geri çektiğini, tutuk davrandığını da hissettiriyor maalesef ki albüme dair en büyük eleştirim de bu galiba. Şöyle herkesin kendini kaptırıp çıldırdığı birkaç dakika duymayı, Bastian Per’in esas gücünü görmek isterdim doğrusu. Kısacası albümün ‘metal’ yönü pek kuvvetli değil ne yazık ki. Bir tek albümle aynı isme sahip, dokuz dakikalık kapanışta (ikinci yarısında) kaptırıp gidiyor gibi hissettiriyor. Keşke daha çok olsaydı. Bir de Mario gibi muhteşem bir vokali daha çok duyabilirdik sanki. Uzun zamandır hiç kulağıma batmadan, rahat rahat dinlediğim ilk progresif vokali olabilir kendisi.

Epic Journey ile Bastian Per progresif metal dünyasına rock tabanlı, duygusal bir taraftan dahil olmuş gibi görünüyor ve en azından kendi adıma bu fikri tazeleyici bulduğumu söyleyebilirim. Şöyle hem dinlerken yorulmayacağınız hem de hala kaliteli bir müzik dinliyor olma hissini verecek, mis gibi bir albüm arıyorsanız Epic Journey‘i kaçırmamanızı tavsiye ederim. Şansları biraz yaver giderse ileride isimlerini daha çok duyacağımıza eminim.

82/100

Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.