Tomb Mold – Planetary Clairvoyance

Merhaba.

Death metalin güçlü kalelerinden Kanada’nın son danalıklarından Tomb Mold, ilk olarak geçen yıl yayımlanan Manor of Infinite Dreams ile radarıma girmişti. DEMILICH gibi klas isimlerden etkilenimler taşıyan, hem kötücül, karanlık death metali hem de ritmik, groove death metali çok iyi kotaran bir albümdü ve haliyle bu tür leşlikleri sevenler için kısa sürede kıymetli bir isme dönüşmeyi başardı Tomb Mold. Üstelik yalnızca bir yıl sonra, yeni albüm Planetary Clairvoyance‘ı ortamlara salıp üretkenlikleriyle de göz yaşartıyorlar.

Yavaş yavaş yükselen boğuk bir gitarla açılan Beg For Life, yine leş bir şeyler geleceğinin habercisi. Çok uzatmadan devreye giren diğer enstrümanlar ve höyküren bir brutal vokal ile orta temponun ne kadar ölümcül olabildiğini gösteren bir besteye dönüşüyor Beg For Life. Şarkının devamındaki beklenmedik akustik gitar ise hoş bir twist katmış. Genel olarak bestelerde benzer gitar kalıpları kullanıyorlar belki ama mutlaka ayrıştırıcı bir şeyler eklemeyi de ihmal etmemişler. Accelerative Phenomenae‘da BOLT THROWER veya UNLEASHED gibi isimlere selam eden bir tarama temposu tutturup yılın en cengaver death metal bestelerinden biri olarak gördüğüm Heat Death‘te solo gitarın gücüyle epik, dramatik bir finale imza atmışlar. Bir de Infinite Resurrection‘ın hafif doom tatları veren groove riflerine bayıldığımı söylemem lazım. Sıkışık bir türe göre yaratıcı sayılabilecek bir albüm Planetary Clairvoyance ve böyle işleri çok tüketen dinleyicileri bile heyecanlandırabilecek detaylar barındırıyor.

Kapak ve isimden dolayı teknik, rahatsız edici notalarla bezeli, aklı uzayda bir death metal albümü olduğu çıkarımı yapılabilir ve Manor of Infinite Dreams‘e kıyasla daha teknik kesinlikle ama Planetary Clairvoyance‘tan atmosfer veya gitar işçiliği anlamında böyle bir beklentisi olan varsa biraz hayal kırıklığına uğrayabilir. Eski GORGUTS albümlerindeki türden bir teknikten söz edebiliriz kesinlikle ama tamamen atmosferik Phosphorene Ultimate ve Giger’e selam durmalı tasarımlar dışında albüme böylesi bir hava katan, atmosfer basan herhangi bir şey geçmedi bana. Bir de vokalist Max Klebanoff hala grubun en zayıf tarafı bence. Müzik çılgın atarken Max’in performansı tek boyutlu kalıyor ve bir süre sonra sabit bir böğürtü olarak algılamaya başlayıp görmezden gelerek müziğe odaklanmaya çalıştığımı itiraf etmeliyim. Demilich vs. gibi gruplarda da vokal o kadar ön planda değildi belki ama bu kadar da monoton değildi yahu Antti.

Kendi içinde kıyaslayınca grubun grubun doom tarafının biraz törpülendiğini, şarkı yazımında daha direkt ve agresif bir yaklaşım benimsediğini söylemek mümkün. Yine de akılda kalıcılık problemleri hala devam ediyor. Bir tur Tomb Mold dinliyorsam birkaç tur DISMEMBER, Demilich veya yazıda bahsi geçen diğerlerini dinleyeceğim gibi hala. Fakat biraz daha pişerlerse durumun lehlerine değişebileceğini de hissettiriyorlar.

Otuz yıl kadar geçmişten aldığı ilhamına rağmen yalnızca büyük isimlere saygı duruşunda bulunan old school bir grup değil Tomb Mold ve Planetary Clairvoyance bir replika olmanın ötesinde, orası kesin. Zaten Tomb Mold’u kıymetli bir grup yapan en önemli şey de yalnızca etkilendikleri eski gruplar gibi müzik yapmaya çalışmayıp onların zamanında ilerici olmak için yaptıkları şeyleri de uygulayarak death metale bir şeyler katmaya çalışıyor olmaları sanırım. Bu anlamda Planetary Clairvoyance, eski kafalı ama yeni death metalin 2019’daki en başarılı örneklerinden biri. Belki gıdım gıdım ilerliyorlar ama Tomb Mold’un çok daha güçlü, özgün şeyler yapabileceğine inanıyorum, çünkü her albümde üzerine koymayı başardılar şu ana kadar. Bu arada son üç yılda üç albüm yapıp üçünde de rahat rahat senenin death metal albümleri arasına girebilen işler çıkarmak da… Ne bileyim, Kanadılılık böyle bir şey herhalde.

84/100

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Tomb Mold – Planetary Clairvoyance” için bir yorum

  • 4 Ağustos 2019 tarihinde, saat 09:53
    Permalink

    Daha önceki iki Tomb Mold albümünü dinlememiştim nedense ama arka arkaya her sene albüm çıkarmalarına kayıtsız kalamadım ve bunu dinledim. Sonuç: Vay anam! Demilich, Chth’eilist gibi gruplara alışık olanlar için çok şok etkisi yaratmıyor olabilirler, öte yandan çatır çatır yapıyorlar bu müziği.

    Yanıtla

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.