Aoria – The Constant

Kadrosunda OCTOBER TIDE ve KATATONIA gibi grupların elemanlarını barındıran Aoria, sırf bu özelliği ile bile bu isimlere aşina olan dinleyiciler için gözden kaçırılmaması gereken projeydi. Niklas Sandin (Katatonia), Robin Bergh (October Tide) ve Erik Nilsson (A SWARM OF THE SUN)’ı biraraya getiren Aoria, taşı toprağı altın Isveç’in gizli cevherlerinden biri bence ve bu hazineyi gün yüzüne çıkarmanın vakti geldi.

Otuz altı dakikalık süresi içerisinde The Constant, dinleyiciye sağlam bir sonbahar atmosferinde progresif metal, dream-pop, depresif rock harmanı bir müzik sunuyor. Enfes bir prodüksiyona sahip albümün temposu aslında epey düşük. Erik Nilsson’ın böyle bir müzik için olağandışı sayılabilecek vokalleri ile ilerleyen şarkıların çoğundaki genel hava pek iyimser olmasa da enteresan bir şekilde insanı boğmuyor veya daraltmıyor.

Grup üyelerinin esas gruplarının kendi türleri içinde oldukça yüksek standartlara sahip olmasından olsa gerek, albümün müzikalitesi oldukça yüksek. Teknik açıdan sade bir albüm olsa da ana melodilerin arkasını gayet iyi dolduran Aoria, müziğini belirli bir seviyenin üstüne çıkarabilen o özel gruplardan biri.

İlk şarkı A Slow Moving Storm’un başlarındaki TOOL hissiyatı, sonrasındaki vites değişiminde yakalanabilecek CULT OF LUNA tadı ve şarkının geneline hakim AGALLOCH atmosferi, daha ilk parçadan albüme dikkat kesilmenizi sağlıyor. Hemen hemen bütün albümde bu tür benzeşimler yakalamak, grubun ne kadar bilinçli hareket ettiğini gözlemleyerek dinlemek ise The Constant’ı kendi açımdan daha keyifli bir hale getiriyor.

İşin doğrusu bir A Swarm of the Sun hayranı sayılmam, fakat Erik Nilsson’ın performansı için elbette bir şeyler söyleyeceğim. Daha evvelki yazılarımdaki bazı vokalistler için de yaptığım benzetmeyi tekrarlayarak Erik’in sesinin zihnimde su bazlı imgeler oluşturabildiğini söyleyebilirim; duygusal anlamda albüme gerekli tüm karakteri ziyadesiyle veriyor Erik kardeşim. Kimi bölümlerde arkasındaki müzik ile birleşince ANATHEMA gibi tınlasa da (The Black Heart’ın ikinci yarısına bir bakın mesela), oldukça şık ve özgün bir sese sahip Nilsson. Yalnızca müziğin daha post-rock minvalli şekillendiği kısımlarda bir scream vokal arıyorum her defasında. Zaten bu bölümlerdeki Cult of Luna tatları (albümün miksajı da Cult of Luna ile çalışan Magnus Lindberg’e ait) enfes ve yani kopulsa kopulurmuş aslında. Tercih etmemişler, saygı duyuyoruz.

Melodi ve melankoli arasında mükemmel bir uyum yakalamış Aoria. Altı parçada otuz altı dakikayı bulan albümde oldu bittiye getirilmiş bir şeyler yok ve insanı sıkmıyor. Genel atmosfer ve yapı belli bir sistematiğe sahip olsa da detaylara gömülmüş farklı tatları keşfetmek albümü daha albenili bir hale getiriyor. Depresif rock-metal ile kıyısından köşesinden ilgilenen herkese şiddetle tavsiye ediyorum. Bu ara hep çok iyi çıkış yakalayıp devamını getiremeyen şeyler inceliyorum nedense; Aoria’dan da ses seda yok ne zamandır bak. Müzik yapın da dinleyelim ya.

80/100

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Aoria – The Constant” için bir yorum

  • 12 Temmuz 2018 tarihinde, saat 03:46
    Permalink

    En güncel sitede bu ep olunca altına yazam;

    Sleep son albüm??? Are you kritik?

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.