Downfall Of Gaia – Atrophy

Muhammed İzmirlioğlu

Stres, bunalım ve bir sürü sınavlarla dolu uzun bir aradan sonra yine güzel kapaklı bir albümle sizlerleyim. İlk albümü Epos ile elde ettiği başarıdan sonra Metal Blade Records’a girmeyi başaran ve sonraki iki albümünü oradan çıkaran Almanyalı atmosferik sludge/post black metal grubu Downfall Of Gaia ‘ya göz gezdiriyoruz. Evet, grubun tarzında yazılı olan ibarelerden de anlaşılacağı üzere epey kasvetli ve yenilikçi bir iş bizi bekliyor.

Grubun ismini görür görmez “Lan bunlar kesin God of War oynamış, grubun ismini de ordan şey yapmışlardır,” diye düşünmüştüm. Hala da grubun ismine dair bu dediğim şeyin aksine bir kanıt yok; bir gün çıkıp “evet grubun ismi God of War’da, Olympos dağından aşağı düşen Gaia’dan geliyor,” derlerse bu yazdığım akıllara gelebilir. Adından ziyade müziğinin çıkış noktası da ilgimi çekiyor. Amenra’nın Belçika’dan çıkıp bütün bir Avrupayı acıya ve kedere boğmasından sonra hepimizin bildiği üzere insanlar atmosferik sludge tarzının üzerine eskiye kıyasla daha çok titremeye başladılar. Downfall Of Gaia ise müziğine post black (severim bilirsin) metali de dahil ettiğini iddia ediyor. Bir bakalım gerçekten öyle bir dünya var mı?

Vokalin bilinerek ve istenilerek biraz geriye atıldığı ve anlatılması gereken şeylerin bir anda oluşturulan kargaşalarla veya bazen tek bir melodi üzerinde oluşturulan bir bekleyişle, yani genel müziğin dinamikleriyle oluşturulduğu, fakat aslında daha çok gitar melodileriyle anlatıldığı ve çok da güzel anlatıldığı bir albüm Atrophy. Melodilerin ön planda olduğu kısımlarda ritim gitara eşlik eden ama albümün genelinde bizi müthiş çarpıcılıklara maruz bırakacak olan bateriye de dikkat çekmeden edemeyeceğim. Melodiler çok anlamlı ve karanlık. Gayet anlaşılabilir olup derinliğinden de taviz vermiyor. Fakat çok fazla kopukluk var, bu nedenle müzik sizi bir yerden sonra yarı yolda bırakıyor. Devam etmesi gerektiği gibi edemiyor. Daha iyisi olabilecekken illa ki karşınıza yanlış bir hareket çıkıveriyor ve bu durum olayın büyüsünü çok kötü bozuyor.

Tam olarak akıllarımızda canlandırılması hususunda; genel atmosfer tabanlı gruplara benzemiyor; ne yapı olarak, ne de bize hissettirdikleri olarak. Ancak müziklerinde öyle ara boşluklar yaratılmış ve bu boşluklar öyle bir doldurulmuş ki, burnuma kesif bir Ghost Bath, Violet Cold kokusu geliyor. Yani bu durumun farkında olunarak yapıldığını anladık. O hareketler tam yerinde yapılıp, şarkıların belirli kısımlarına yerleştirilmiş. Güzel deneyimler olarak değerlendirilebilir. Buraya kadar iyi bir şey, fakat ben dinlerken albümde bir (1) adet Mgła rifi yakalamam sonucu (bence Mgła severler kesinlikle yakalayacaklardır) aklıma bir şüphe düşmeye başladı ve sonrasında gözüme batan tüm kısımlar araklanmış gibi görünmeye başladı. Elbette ki bir ön yargı oluşturmak niyetinde değilim ama bazen aklıma gelmiyor da değil acaba bu kısımlar doğaçlama mı gelişti yoksa arak mı diye. Neyse, kimse zan altında bırakılmamalı. Fakat en bariz anlamda bilinmeli ki bir sürü Amenra rifleri ve hareketleriyle dolu bir kırk dakikamız var.

Çok daha kararlı olunmalı ve daha bütün bir müzik yapılmalı. Temalar çok güzel, ambiyans çok güzel, atmosfer de çok güzel, fakat müziği tam bir bütün olarak oluşturma konusuna gelince eksikleri olduğunu düşünüyorum. Atmosferik sludge/post black metal denilince ortada daha bütün bir müzik olmalıydı. Atmosferik sludge kısımlar var, ki o kısımlarda Amenra taklidi yapılmış, post black diye geçen kısımların, hangi kısımlar olduğunu tam olarak bilmiyorum ama galiba durulan ve değişikli kısımlar olsa gerek. Üstüne bir de bu iki farklı yapıya sahip olan kısımların birleştirilemediğini düşünün. Tamam bakın kötü bir müzik demiyorum, hatta melodiler çok başarılı ve atmosfer de gayet iyi ama ilk seferlerde dinlerken gerçekten “neden ki?” dedirten yapısal sorunlar var ve bunlar albümün dinleyiciyi avcuna alamaması gibi sorunlar yaratıyor.

Bu kadar güzel bir kapağı olan yenilikçi post black kisvesi altında ben de beklerdim ki kalbimi çalsın ve “benim sana puanım dokuz kanka” diyerek notunu verip yollayayım. Fakat post black metale dair çok fazla şey göremedim. Beğendiğim de çok şey var; muhteşem melodiler barındırıyor ve denenmeli, kesinlikle şans verilmeli. Yapısal problemlerini gelecek albümlerde giderebileceklerini düşündüğüm için ben takipte kalacağım.

71/100

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir