Between the Buried and Me – Automata I

Hakkında fikir belirtirken üzerine epey düşünmemiz gerektiğine inandığım bir grup Between the Buried and Me. Merhaba.

Progresif müziğin ve metalcore akımının milenyum sonrasındaki yansımaları gibi bir pencereden bakıldığında BtBaM, belki de son on beş yılın en önemli gruplarından bir tanesi. Çoğu zaman insanı hayrete düşüren BtBaM müziği, bu iki türün saf temsilcilerine oranla çok daha zengin ve dinamik. Üstelik piyasayı şekillendirmeleri, başkalarına ilham vermeleri gibi hiç yadsınamayacak durumlar da söz konusu. Kısacası BtBaM, 2000 sonrasının belki de MASTODON ile beraber, en önemli isimlerinden bir tanesi.

Buna karşın bir de işin salt müzikal değerlendirmesi var ki, BtBaM açısından kafaların en çok karıştığı nokta da bu. Nitekim BtBaM zaman zaman şahikalar yaratmayı başarabilen, bir övgü olarak deli sıfatını sonuna kadar hak eden adamlardan oluşan, neresinden baksanız apacayip bir şey. Ne var ki gerçekten de zaman zaman başarabiliyorlar bunu ve mesele de bu.

Çok iyi bölümler yazıp bunları kulağa mantıklı gelecek şekilde birbirine bağlamada ve bir bütün olarak bakıldığında da bir anlam ifade edebilen parçalar oluşurmada bir sorunu var BtBaM’ın ve bu yalnızca benim değil, binlerce insanın dile getirdiği bir durum. BtBaM dolu dolu bir adam; anlatacağı çok şey var. Fakat o kadar bilgili, o kadar heyecanlı, üstelik anlatmaya da o kadar hevesli ki bazen eli ayağı birbirine dolanıyor, dili dönmüyor, doğru kelimeleri seçemiyor, nasıl anlatacağını bilemiyor. Haliyle bazen insanı gerçekten de çok yoruyor. Fakat bir defa ritmini buldu mu da sabahlar olmamasını diletecek kadar harika şeyler anlatıyor.

Automata I benim için grubun kendi performansının doruğunda olduğu bir albüm değil. Fakat zaten benim gruptan bir beklentim yok. Yeni bir Colors keşke yapsalar da keşke yıllarca dinlesem, evet ama yapmasalar da olur. Kaldı ki bence zaten o seviyeye bir daha çıkamayacaklar. Kısacası BtBaM diye kendimi yerden yere atan bir dinleyici olmadım hiçbir zaman ve olmayacağım da bundan sonra. Bu yüzden de Automata I albümünü çok sevdim.

Ne zamandır BtBaM ayarı bir progresiflik dinlemiyordum her şeyden önce; varlığından bihaber olduğum bir açığı kapadı Automata I. Zira kendi kulvarında koşturan bir grubun yeni albümünü dinlerken insan ancak onlardan alabildiği şeylerin farkına varmaya, dinlediği diğer bir sürü şeyin ulaşamadığı yerlere onların ulaşabildiğini görmeye başlıyor. E BtBaM’ın fabrika çıkışı Kalitesi belli, potansiyeli zaten belli; kötü bir şey çıkmayacağı kesin de, akıl almaz bir şey mi gelecek yoksa bazı yerleri güzel ama bazı yerleri de bayan bir şey mi, işte bütün mesele bu.

Automata I kısa, net ve BtBaM standartları düşünüldüğünde dimdirekt bir albüm. Geçmişe göre daha az dolambaçlı ve bir süredir BtBaM’den duymadığım kadar sert Automata I, anlayabileceğiniz üzere yakında II. kısmının da yayınlanacağı, çift albüm şeklinde sunulan bir eser. Düstopik konseptiyle ilgili detayları kaşif dinleyicilere bırakmak istiyorum ama son dönemde iyice patlayan bu kitsch düstopya tasvirlerinden bir tık baydığımı belirteyim. Gerçi BtBaM herhalde dünyanın en iyi albüm sonu şarkıları yazan gruplarından biri olduğu için, Automata II’de belki de bu hikaye bambaşka bir şeye evrilip aklımı başımdan alacağı için çok da rahat huysuzlanamıyorum gördüğünüz üzere, haha.

Bana göre daha önce grubu dinlemiş ve pek de ısınamamış dinleyicilerin çok daha sevebileceği türden bir albüm Automata I. Hem sert hem de kısa olması, bu tarza (gerçi bu tarz dediğime bakmayın, direkt grubun kendisine desek daha doğru) alışkın olmayan dinleyicilerin albüme daha rahat alışmalarını sağlayabilir. Bu konuda ben de uzun albüm sürelerinin böylesi zıpır işler için bir handikap olduğunu düşünüyorum; biliyorum, aklınıza gelen her güzel fikri parçanın bir yerine koyup on saniyeden ne olacak diye düşünüyorsunuz ama bu da kulak, bu kafa sevgili dahi müzisyenler. Progresif müzisyenlerine açık mektup tadında bir şeye dönüştü birden yazı, niye öyle oldu?

Grubun eski dönemlerini hatırlatan Condemned to the Gallows ve en azından benim için BtBaM’ın deliliğini kontrol altına alabildiğinde ne müthiş işler başarabileceğini gösteren nitelikteki Yellow Eyes şimdilik favorilerim. Automata II’yi heyecanla bekliyorum. Umarım önden piyadeyi yollayıp ağaçların arasına süvariyi gizlemiştir Between the Buried and Me de Automata II iyice aklımızı alır. Fakat öyle değilse bile ve bu albümün güçlü kısmı Automata I ise bile bence bunda bir sorun yok. Mis gibi iş.

P.S. Grup hakkında benden daha bilgili olan azılı Between the Buried and Me hayranlarının albümle ilgili yorumlarını aşağıya bekliyorum.

85/100

 

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.