Vader – The Art of War

Bazı albümleri, şarkıları veya konser kliplerini gördüğümde “Metal bu işte be kardeşim.” demekten alamıyorum kendimi. The Art of War’u da dinler dinlemez annesinin kolunu çekip “anne bak, kamyon!” diye işaret eden çocuklar gibi “Oha, metal!” diye haykırdığımı hatırlıyorum. Hem de öyle böyle olmayan metal.

İşin doğrusu hiçbir zaman tam anlamıyla Vader fanı olmadım. Düzensiz bir şekilde takip ettiğim kariyerlerinde çok bayıldığım bir tek Litany albümü var. Bunun dışında herhangi bir albümleri hakkında uzun uzadıya konuşacak kadar da bilgim olduğunu düşünmüyorum. Gel gelelim The Art of War EP öyle bir EP ki dinlemeyeni, bilmeyeni döven bir ekip olsa koşa koşa gider kaydımı yaptırırım. Metal dünyasının acı kayıplarından Krzysztof “Docent” Rachzkowski’ye (1970-2005) adanan bu 15 dakikalık çalışmada dinleyiciyi bekleyen şeyi tanımlamak pek kolay değil.

Gördüğüm hem en komik hem de en güzel kapaklardan birine sahip olan The Art of War her saniyesi ile savaşı temsil ettiğini açıkça belli ediyor. Adından kapağına, şarkı isimlerinden müziğe, vokallerden prodüksiyona kadar her şey buram buram savaş kokuyor. Tabi bu günümüzün kalleşçe gerçekleştirilen savaşlarından ziyade önceden kararlaştırılmış bir alanda toplanan iki grubun savaş çığlıkları eşliğinde birbirine “Allah ne verdiyse” usulü girmesi şeklindeki bir savaş. Tam bir öfke ve enerji patlaması olarak dinleyiciyi duvardan duvara vurduran bu müzikal coşku selinin tek ve çok ciddi bir sorunu var. O da yalnızca 14 dakika 28 saniye sürmesi. İki kere Viyana’yı kuşatan, insan ömrünün o dönem için neredeyse yarısından fazlası sayılabilecek bir süreyi Girit’i almak için harcayan bir milletin torunları olarak bizi böyle kısa süren çatışmalar kesmiyor ne yazık ki.

Savaşın dramatik etkilerini mükemmel bir şekilde yansıtan kısa bir klavye introsunun ardından duyulan trampetler ile birlikte “This is The War” konuyu dinleyiciye kısaca özetliyor ve bir anda kendinizi hayal gücünüze bağlı olarak tercih ettiğiniz silahlarla, bir bayırdan aşağıya düşmanı ezmek üzere koşarken buluyorsunuz. Daray’in Doc’u aratmayan blast-beat davulları Peter Pawel’in coşkulu vokalleri ile birleşince, daha 3 dakika geçmeden terlemeye başladığınız fark ediyor, işin ölüm-kalım ciddiyetinde olduğunu anlıyorsunuz.

“This is The War” ile yapılan inanılmaz roket girizgah hiç hız kesmeden “Lead Us” ile devam ediyor. EP’nin konsepti, bestelerin kısalığı ve hemen hemen aynı yapılarda olması, sözlerin değiştiği ama müziğin aynı kaldığı bir albüm dinlermiş hissi uyandırabilir. Zira 15 dakikalık EP’de hiçbir zaman tek bir parçayı açıp dinleyip kapadığımı hatırlamıyorum. Tüm EP tek bir şarkıymış gibi başlayıp bitiyor.

“Lead Us!!!” ise ismindeki üç ünlemin de işaret ettiği şekilde apayrı bir gaza gelme hikayesi. Peter “Lead us!!!” diye suratınıza patladığında ne demek istediğimi daha rahat anlayabilirsiniz. Tam olarak şöyle bir şey: “Döner pıçaklarıynan saldıralım ağbii!”

EP’nin tam ortasında bulunan “Banners On The Wind” zayiatı sayıp yaralıları toplamak için kısa bir süre tanıyor. EP’deki bu iki kısa geçiş anları aynı zamanda Daray’in de baget salladığı senfonik black metal grubu VESENIA’nın klavyecisi Siegmar tarafından yazılmış. Hiçbir önemi olmayan bu bilginin ardından kumandan Varder sancağımızı bir araya topluyor “What Colour is Your Blood?!?!” haykırışlarıyla yine ver ediyor düşmanın kalbine korkuyu. Daray’in asla hız kesmeyen davulları ve jilet gibi gitarların yanı sıra, EP’nin Vader’dan beklemediğim şekilde mükemmel ve temiz olan kaydının da dinleyicinin bu coşku seline kolayca ortak olması açısından oldukça önemli olduğunu da belirtmeden geçmeyelim. Zira zaten gaz olan parçalar bir de ensenizde çalınıyormuş gibi kaydedilince gaza gelmeme şansı bırakmıyor Vader bizlere.

Death In Silence ile kapanan EP’nin Japonya için (o bir klasik) bir de sürprizi var: Die(Gin Psie). İngilizce karşılığı ise “Die(Die You DOG!)” şeklinde Sanıyorum bu şarkıyı anlatmak için pek söze gerek yok…

Hangi türü severseniz sevin, ekstrem metalle bir şekilde ilgileniyorsanız asla kaçırmamanız gereken bir çalışma The Art Of War. Kısa süresi dışında hiçbir falsosunu yakalayamadığım, benim için klasik ötesi bir EP. Death metal şimendiferi Vader’dan tüm metalcilere enfes bir armağan.

95/100

vrtheartofwar

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir