Pazar kısaları – 4

THEORIA – Mantra

a2519253513_10

Açık konuşmak gerekirse atmosferik black metal grubu THEORIA’nın “Mantra”sının ilgimi çekmesinin ve dinlemeye başlamamın çok yüzeysel bir sebebi var: grubun Suriyeli olması. Müziğini belki yeni yeni kendine gelmeye başlayacak, belki kestirilemeyecek bir süre daha savaşın etkilerinden çıkamayacak Halep şehrinden bizlere ulaştıran grubun adını ve lokasyonunu gördükten sonra hep aklıma aynı şeyler takıldı. Grup üyeleri Ahmad ve Bashar acaba hayattalar mı, başlarına neler geldi savaş boyunca, bu bariz ilk soruydu takılan. Ve esas içinde atmosferik black metal yapılacak kadar “gerçek” bir ülke şu anki haline nasıl geldi; acaba biz Türkiye’nin nerelere gidebileceğini fazla mı göz ardı ediyoruz, yoksa inanmak mı istemiyoruz?

Neyse, müziğe döneyim. CHAOS MOON, son dönemlerde MARTRÖÐ, SKÁPHE gibi gruplardan tanıdığımız Alex Poole’un da bir şarkıda konuk olarak yer aldığı albümde onun ve genel olarak bir nevi “mainstream” atmosferik black metal gruplarının etkilerini hissetmek oldukça kolay. Zaten aldıkları ilhamları saklamayan ikili, açıkçası oldukça eli yüzü düzgün; batılı türdaşlarının gerisinde kalmayan bir albüm ortaya koymayı başarmışlar. Kimi noktalardaki synth kullanımları bazen “ne oluyor şimdi” dedirtse de adeta bir Norveç soğukluğunu hissettiren gitar tonları ve kaydıyla “Mantra”, bir savaşın ortasındaki bir ülkeden çıktığına inanamayacağınız kadar soğuk kanlı bir albüm.

78/100

THE ORDER OF ISRAFEL – Red Robes

the-order-of-israfel_red-robes1

GHOST’un patlamasıyla birlikte (her ne kadar onlar müziklerindeki doom etkisini gittikçe azaltsa da) geleneksel doom metali daha eğlenceli, heavy metal tadıyla ele alan grupların sayısı da arttı dersek yanlış olmaz herhalde. Favorilerimden YEAR OF THE GOAT ile birlikte, şimdiye dek çıkarttığı iki albümle adını duyurmaya başlayan THE ORDER OF ISRAFEL de bu türün başarılı temsilcilerinden bir tanesi.

Nefis gitar tonu ve rifleri THE ORDER OF ISRAFEL’in ilk kulağa çarpan yanları oluyor. Vokalleri bir nevi zorunluluktan üstlenen, nefis CHURCH OF MISERY’e de bir dönem konserlerde gitarıyla eşlik eden Tom Sutton’ın zaman zaman Ozzy’i anımsatan vokalleri ve beklenmedik anlarda vurup geçen harika gitar soloları da işin içine girince, Red Robes geleneksel doom metal sevenler için tavsiye etmemesi epey zor bir grup haline geliyor. Kimi rifler ve melodilerin gün içinde kafanızda dönüp durduğunu ve bir şekilde yine Red Robes açtığınızı fark etmeniz işten bile değil.

80/100

ARIZMENDA – Beneath this Reality of Flesh / Despairs Depths Descended

Asıl bombayı sona sakladım. Kendilerine Black Twilight Circle adını veren yeraltı gruplarından oluşan bir oluşumun da parçası olan ARIZMENDA, bu kulüpte yer alan grupların içindeki en iyisi denilebilir. Black Twilight Circle ile ilgili en büyük problem çoğu zaman kayıtlarını sadece kaset olarak ve aşırı sınırlı sayıda (50-100) dağıtıyor olmaları. Böyle olunca dinlemek için dijital kopyalarını bulmak bile bazen zorlaşabiliyor.

Bulmak zor olsa da, konu ARIZMENDA olunca açıkçası o zorluğa çoğu zaman değiyor. Murdunbad’ın tek kişilik projesi olan ARIZMENDA, çiğ ve nefis bir black metal yapıyor. 2016 yılında karakterinin dışında bir hareketle buraya konu ettiğim iki albümü beş ay kadar arayla çıkartan proje böylece toplamda beş adet uzunçalara erişmiş oldu. Bence her albümü mutlaka dinlenmeliler kategorisine giren ARIZMENDA zihinsel işkenceyi konu alan sözlerinin icrası sırasında müzikler ve vokallerden gerçek bir akıl hastası sorumluymuş gibi hissettirmeyi başarıyor zaman zaman. Her ne kadar önceki başyapıt albümlerinin bir nebze gerisinde kaldığı gibi eleştiriler almış olsa da hem “Beneath this Reality of Flesh” hem de “Despairs Depths Descended” çok iyi albümler ve ARIZMENDA da çok, çok iyi bir black metal grubu.

84/100

Ertuğrul Bircan Çopur

Bilek metal.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir