Reverend Bizarre – III: So Long Suckers

Tıpkı adı gibi oldukça enteresan bir grup olan REVEREND BIZARRE’ın çok fazla tanınmıyor olmamasının sebebini gerçekten merak ediyorum. Belki türün devi olan birkaç grup dışında geleneksel doom metalin maalesef ki gittikçe gözden düşüyor olması, belki türün yanında getirdiği klasik heavy metal-hard rock havalarının eskisi kadar tutmuyor olması, belki de ise uzun şarkılarıyla dinleyicilerin gözlerini korkutmaları? Sebep her ne olursa olsun, bunların hiçbiri REVEREND BIZARRE gibi bence adı tarihe altın harflerle kazınması gereken bir grubu es geçmek için yeterli değil.

“III: So Long Suckers”, adından da anlaşılabileceği gibi grubun son uzun süreli albümü. Uzun süreli derken, gerçekten uzun bir süreden bahsediyorum; iki diskten oluşan albüm 130 dakikanın üzerinde bir dinleti vaadediyor ve açıkçası büyük olasılıkla grubu tanıtmak için seçebileceğim en iyi albüm de değil. Ama seçtim, yapacak bir şey yok.

REVEREND BIZARRE tam anlamıyla geleneksel bir doom metal yapıyor. Tamamen riflerin sürüklediği, kimi zaman ağır kimi zaman ise orta tempodaki müzikleri, saçları öne doğru sarkıtıp periyodik aralıklarla ufak boyun kerkinmeleriyle sarsmak için oldukça ideal. Doom metalin bence ikinci en önemli unsuru olan vokaller ise CANDLEMASS gibi epik ebatlarda olmak yerine adeta bir “Sad Wings of Destiny” vakti JUDAS PRIEST’ının Rob Halford’ı tadında. Elbette ki Halford’ın ağzını açtığı her döneme damga vuran tizlerine değil, haddini bilerek peslerine öykünen bir vokal var. Bu da bence REVEREND BIZARRE’a fazlasıyla yakışan bir heavy metal rayihası katıyor ki, tadından yenmiyor (lafı geçmişken, “Sad Wings of Destiny”nin heavy metal tarihinin en iyi albümü olduğu gerçeğine itiraz kabul etmediğimi araya sıkıştırayım).

Yalnızca üç kişiden oluşan ve müziklerinde gereksiz hiçbir yapılanmaya yer vermeyen, türün özünü tamamen minimalistik bir şekilde ele alan REVEREND BIZARRE ilk iki albümü “In the Rectory of the Bizarre Reverend” ve “II: Crush the Insects”te (özellikle ikincisinde) doom metal tarihinin en iyi albümlerinden ikisine imza attılar desek yanlış olmaz sanırım. İkisi de 75’er dakika civarında gezen bu albümler muazzam rifleri ve atmosferleriyle doom metalin tam olarak ne olduğunun somut göstergeleri adeta. Toplamda beş adet albüm çıkartma planıyla yola çıkan REVEREND BIZARRE elemanları ikinci albümden sonra 2006 yılında bu plandan vazgeçip son bir albümle veda etmeye karar verince, sanıyorum ki yazdıkları materyalin boşa gitmemesi düşüncesiyle de birlikte, umuyorum ki bir noktada hakkında konuşmaya başlayacağım “III: So Long Suckers”ı devasa bir albüm halinde piyasaya sürmüşler.

“III: So Long Suckers” iki diskten oluşuyor ve toplamda üç adet 25 dakikanın, bunlar hariç iki adet de 15 dakikanın üzerinde şarkı barındırıyor. Yazmakta olduğum albümleri bir yandan dinlemek adetinde olan bendenizin bunca satırı yazdığı anlarda halen ilk şarkının bitimine beş dakika olduğunu söylersem albümün büyüklüğü konusunda daha iyi bir fikir sahibi olabilirsiniz sanırım.

Çok iyi şarkılar barındıran “III: So Long Suckers”ın tamamiyle çok iyi olduğunu söylemek ise maalesef pek mümkün değil. İlk şarkı They Used Dark Forces / Teutonic Witch 29 dakikalık süresinin her birinin hakkını vererek insanı ağırlığının altında ezen nefis bir parçayken örneğin, hemen ardından gelen 25 dakikalık Sorrow bazen “yeter artık bir şeyler olsun şarkıda ne olur” dedirtecek kadar durgunlaşıp dinleyiciyi mahvedebiliyor.

Toplamda “III: So Long Suckers”ın içinde doom metal herkesin dinlemesi gerektiğini düşündüğüm nefis birkaç şarkı var (Caesar Forever da bunlardan bir diğeri); ama toplamda 130 dakikanızı ayırmanızı her daim hak eden bir albüm olduğundan bahsedemeyeceğim. Grup olarak REVEREND BIZARRE ise genel olarak ayırdığınız anların birçoğunun hakkını size fazlasıyla verecek bir grup. Yalnızca “In the Rectory of the Bizarre Reverend”ı bile yapmış olsalar devasa saygı duyacağım grup aynı zamanda “II: Crush the Insects” gibi bir şaheserin altındaki imzaya da sahip olunca, daha fazla nasıl tavsiye edebileceğimi bilmediğim bir gruba dönüşüyor.

2007 yılında dağılıp metal dünyasının tozlu raflarına gömülmüş bu garip pederi açıp dinleyin, arada arkadaşlarınıza falan övün ki doom metal tarihinin en iyi gruplarından biri iyiden iyiye yitip gitmesin. Aşağıda göreceğiniz not yalnızca bu albümün notu, grup toplamda çok daha fazlasını hakediyor.

73/100

599c5ff87ba3367bbab0feefcdceef90-1000x1000x1

Ertuğrul Bircan Çopur

Bilek metal.

Reverend Bizarre – III: So Long Suckers” için bir yorum

  • 2 Şubat 2017 tarihinde, saat 20:11
    Permalink

    Bu albümü genellikle ikiye bölüp dinliyorum, tek seferde boğazdan geçmiyor. Grubun dağılmadan önce planladığı 2-3 albümün birleşimi olduğu biraz dağınık. Yine de Reverend Bizarre’ın her şarkısı başlı başına bir olay olduğu için sıkıntı yok. Bir de bu albümün biraz devamı gibi, The Puritan adı altında çıkan Lithium Gates toplaması vardır, onu da çok seviyorum.

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir