Aenaon – Hypnosophy

AENAON’un daha önce incelediğim “Extance” albümü son yıllarda iyiden iyiye kendini göstermeye başlayan Yunan metal piyasasının benim için zirve noktası olmuştu. Beklenmedik yerlerde yaptıkları beklenmedik hamlelerle herhangi bir progresif black metal grubunun çok önüne geçmeyi başaran AENAON, bence bundan çok daha önemlisi, kendisini tüm progresif black metal gruplarından farklı bir yerde konumlandırmaya da başarıyordu. Dünyanın birçok ülkesinden aynı metal alt türü yer alan birçok grup olsa da, AENAON farklılığıyla kendini gösteriyordu.

Grubu bu şekilde öven bir giriş yapmamın sebebi keşke grubun “Hypnosophy” ile bu farklılığını bir adım ileriye taşıdığı ve bu şekilde devam ederse adını progresif metal tarihine belki de alanında öncü bir grup olarak yazdıracağından bahsetmek olsaydı. Maalesef ki “Extance”daki o elementlerin neredeyse tamamı yerinde dururken, “Hypnosophy” ile AENAON daha önce başka progresif/avangard black metal grupları tarafından yapılmamış hiçbir şey yapmamayı başarıyor.

Objektif bakalım. Müzik “Extance”a göre daha hafiflemiş demek yanlış olmaz. Elbette ki bundan negatif bir yön olarak bahsetmek haksızlık olur, zira bu grubun yapacağı bir seçim. Bunun yanında AENAON müziği hala çok zengin. Albümde muazzam bir saksafon kullanımı var, sitar, tanbur gibi metal müzik içine iyi yedirilmesi zor ama bir o kadar da keyifli enstrümanların kullanımı var, yerinde kullanılmış muazzam kadın vokaller var, akılda kalıcı ve dahası dile dolanıcı nakaratlar var; ve genele baktığımızda çok iyi bir bestecilik ve düzenleme var. Prodüksiyon “Extance”a göre çok daha gelişmiş ve enstrüman dengesi çok iyi kurulmuş. Albümün her anında tek tek her enstrümanı duyabiliyor ve zaman zaman ne derece katmanlı bir müzik olduğunu fark edebiliyorsunuz. Bundan sonrasında ise objektifliği bir kenara bırakıyorum: Peki sorun ne? AENAON, “Extance”dan önce “Hypnosophy”yi çıkartsaydı kesinlikle hiçbir sorun olmayacaktı; zira grup yolunu bu şekilde çizmiş derdim ve AENAON benim için eğlencelik bir grup olurdu. Fakat geçmişte öyle bir örnek olunca, AENAON’un ikinci bir SIGH’a dönüşmesini hazmedemiyorum.

Ha şunu söyleyeyim; SIGH çok, çok sevdiğim bir gruptur. İnanılmaz bir enerjisi ve eğlencesi olduğu gibi, bunlar konusunda da alabildiğine de samimidir. AENAON’un sorunu da tam olarak bu samimiyette başlıyor. “Hypnosophy” gereğinden fazla eğlenceli bir albüm, ve bu konuda samimi değil. Grubun kendisine, müziğine çizdiği imaj bunu kaldıracak seviyede değil. Adeta oynak denebilecek bir sürü an barından, kimi zaman bir karnaval atmosferine bürünen bir albümü SIGH’dan dinleyince ne kadar yerinde hissettiriyorsa, AENAON’dan dinleyince de bir o kadar abuk duruyor her şey.

Daha fazla laf kalabalığı yapmadan kısa bir özet geçeyim. Özel olarak “Extance” çizgisinde bir AENAON albümü beklentiniz yoksa, “Hypnosophy” çok iyi bir albüm. Müthiş bir zenginlik ve akıp giden bir müzikal keyif barındırıyor. Eğer ki vaktinde “Extance”ı çok sevdiyseniz ve grubun o albümün üzerine neler koyacağını merakla bekleyenlerdiyseniz, beklediğinizi (belki biraz 15 dakikalık son şarkı Phronesis – Psychomagic haricinde) bulamayacaksınız. Olsun, albüm kapağında AENAON yazısının üzerini kapatıp dinlerseniz çok güzel bir albümle karşı karşıyasınız.

Şahsen ben, daha iyisini demeyeyim de, daha farklısını bekliyordum.

81/100

img_0066

Ertuğrul Bircan Çopur

Bilek metal.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir