Kritik

Dödsrit – Nocturnal Will

Merhaba.

Gücünü duygusal ağırlığından alan albümlerin dinleyiciyi ikiye bölebilme ihtimali yüksek oluyor. Bir taraf daha çok teknik yeterlilik ve yaratıcılık üzerinden tasarlanmış müzik müzikoğlu şeyler dinlemek istediği için hızlıca burun kıvırabilirken onlardan çok daha kalabalık olduğuna inandığım diğer kesimse duyduğu şeylerin ruhuna dokunabilme becerisi üzerinden bazen fazla abartılı olumlamalarda bulunuyor. Ben de açıkçası sırf şov için yapılmış işlerden ziyade içinde mutlaka duygusu da olan müzikleri tercih ediyor, daha çabuk bağ kurabildiğimi düşünüyorum. Bu sadece melankoli veya hüzün olmak zorunda değil; nefreti, öfkesi elle tutulabilen şiddetperver manyaklıklar için de geçerli.

Nocturnal Will, henüz ilk turun ortalarında çat diye beni kendine bağlayarak bu anlamda rekor sürelerden birinin sahibi oldu. İsveç/Hollanda menşeli black metal topluluğu Dödsrit zaten Mortal Coil albümüyle birlikte sevdiğim gruplar arasına girmeyi başarmıştı ama böyle devam ederse Nocturnal Will, ayıla bayıla dinlediğim Mortal Coil‘i bile geçecek. Sebeplerini konuşacağız tabii.

2018’de, tek kişilik projeden tam zamanlı gruba geçildiği zamandan beri sabit kalmayı başaran kadro, müziği iyice oturtmuş ve rafine bestelerle Dödsrit markasını black metal camiasında güçlü bir noktaya taşımaya kararlı gibi. Mortal Coil‘de crust köklerinden uzaklaşabileceklerini hissettirmişlerdi ama Nocturnal Will itibariyle Dödsrit’in o punk paçozluğundan daha da sıyrıldığını söyleyerek başlamak lazım belki de. Irjala ve Nocturnal Fire gibi uzun, epik bestelerin bazı ufak bölümlerinde kullandıkları d-beat ve diğer punk ritimleri haricinde müzikal bir bağ kalmamış punk ile. Ruhani taraftaysa zaten uzun enstrümantal pasajlara yer verilen, folk/pagan etkisinin ciddi anlamda arttığı, daha melodik ve fazlasıyla dramatik bir kurguya sahip Nocturnal Will. Atmosferik black metal kategorisinde değerlendirmek doğru olmaz tabii ama Dödsrit dinlerken farklı bir diyara sürüklendiğimi hissettiğimi söylemem lazım.

Uzun besteler yazarken düşülen o atmosfer tuzağını hep teğet geçiyor Dödsrit. 44 saniye süren Ember and Ash ara faslı ve kapanışı yapan Celestial Will‘deki kısa süreli durağanlıklar haricinde hiç kesilmeyen bir akış halinde ilerliyor şarkılar. Pek çok tepe anına sahip (climax) olmak gibi bir avantajı da var bu yaklaşımın ve bazen gökleri yırtan bir çığlıkla, bazen hızlı bir blast-beat‘le veya alto-tom davul inşasıyla, bazen de harika gitarlarla o zirvelere tırmandırıp akabinde boşluğa bırakıveriyorlar dinleyiciyi. Enstrümantal ağırlıklı ilerleniyor ve bu da müzikle bağ kurmaya, kendi hayal gücünüzü işin içine dahil etmeye olanak sağlıyor. Vokal girdiğindeyse o buruk, hafif melankolik atmosfere bir katman da Christoffer’in (kendisi kurucu gitarist/vokalist olarak grubun beyni) çığlıkları ekliyor. Hafif bir hardcore/punk etkisini Christoffer’in vokalinde de bulmak mümkün hala bu arada. Alışageldik, tiz bir black metal feryatlarındansa bu tarzı daha çok oturtuyorum Dödsrit’e ben de. Daha yırtıcı ve birden fazla duyguyu barındıran bir vokal performansı var.

Modern atmo/post-black metal gruplarının pek çoğunun kullandığı beste yapısını kullanmasına rağmen melodiyi öne taşıması ve bunu yaparken basit ama çok etkili yöntemlere başvurması, Nocturnal Will‘i Dödsrit diskografisinin en olgun işi yapıyor gözümde. Örneğin Irjala‘nın son bölümünü (ilk defa 8:39 gibi giriyor) sürükleyen tremolo melodisi, 9:23 gibi armonik, solo gitarların tek telden uzata uzata çaldığı bir tekniğe geçişi, parçanın finalini çok daha epik bir noktaya taşıyor. Öncesinde akustik gitarın melankolik tınılarıyla atmosferi hazırlanan Utmed Gyllbergens Stig ise folk/pagan vanasını iyice açıyor ve harika bir melodiyi 4 dakikaya yayarak enstrümantal açıdan Dödsrit’in ne kadar güçlü olduğunu kanıtlıyor. Christoffer & Georgios gitar ikilisi, hem canavar black metal fikirlerini hem de epik melodileri çok iyi harmanlıyor, uyum içerisinde çalıyorlar. Başka türlü As Death Comes Reaping‘in 5:50 civarında giren o enfes solo çıkamazdı zaten bence. Kendileri yetmiyormuş gibi bir de LAMP OF MURMUUR insanı M.’i çağırmışlar solo atsın diye bu arada; Nocturnal Fire‘ın heavy metal temelli solosunda onun imzası bulunuyor.

İlk üç albümde hala o crust tınılarını dinleyecek, serseri Dödsrit’in itliğinden keyif alacağım ama açıkçası Nocturnal Will, bugüne kadar yaptıkları en iyi albüm. Melodik/atmosferik black metal, içinde birbirinden güçlü gruplar ve efsanevi albüme ev sahipliği yapan bir tür. Şimdilik karşılaştırmaya sokup Dödsrit’e tümüyle bir black metal grubu muamelesi etmeyeceğim. Verdiğim puan türün süpremşah işleriyle kıyaslamaların değil, grubun kendi içinde yapılmış değerlendirmelerin, Nocturnal Will‘in ruhuma dokunma kabiliyetinin, albümün bütünlüğünün ve kulaklarıma dolan o harika melodilerin bir sonucu.

Bir Dödsrit tişörtü almanın vakti geldi.

89/100


Yazıyı/albümü değerlendirmek için:

Average rating 4.9 / 5. 7

Siteye destek olmak için aşağıdaki düğmeye tıklayıp Patreona göz atabilirsiniz👇
Become a patron at Patreon!

Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir Yorum Bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.