Kritik

Vltimas – Epic

Merhaba.

2019’un en heyecan verici olaylarından bir tanesiydi Vltimas. Eski MORBID ANGEL (David Vincent), MAYHEM (Rune Eriksen) ve CRYPTOSY (Flo Mournier) elemanları bir araya gelip blackened death metal grubu kuracağını duyurduktan uzunca (4 yıl) bir süre sonra albüm gelmişti nihayet, nasıl heyecan vermesindi ki. Something Wicked Marches In çıkar çıkmaz da bunun laf olsun diye yapılan bir iş olmadığı, organik bir grup halinde, farklı ve yeni bir şeyler çalmak için toplandıklarını göstermişlerdi. Eriksen’in harika black/death riflerinin üzerinde David Vincent’in bazen epik, bazen çok öfkeli, bazen de dramatik vokalleri ve arkada da Mournier’in üstün hızlarda, fazlasıyla teknik davulları Vltimas’ı diğer all-star gruplardan ayırdı ve beklenmedik bir etki yarattı. Ben de bu önemli olayı kaçırmadım ve 2019’da kendilerini canlı canlı da izledim. O yağmura rağmen tıklım tıklım olan sahne önü, Vltimas’ın başarısının da kanıtıydı doğrusu.

Aradan 5 yıl geçti ve 2. albüm Epic ile Vltimas bir kez daha gündemi işgal ediyor. Ne var ki bu defa yorumlar biraz karışık ve 2019’daki o topyekün heyecan fırtınası, yerini soğuk yerel hayal kırıklığı rüzgarlarıyla yer yer pozitif yorumlardan oluşan sıcak meltemlere bıraktı. Açıkçası önden paylaşılan şarkıların hiçbirine bir Monolith, bir Praevalidus kadar coşmadım ve istemezük safında yer tutmaya hazırdım. Fakat Epic‘i dinledikçe Vltimas’ın ilk albüme nazaran başka bir amacın peşinde olduğunu hissetmeye başladım ve başta meh diye baktığım şeyler anlam kazanmaya başladı. Ha bu anlam kıymetli ve değerli mi, orası tartışmaya açık biraz.

En büyük farkl, grubun death metal vitesini düşürüp çok daha sakin, neredeyse heavy metal temposuna yerleşmiş bestelere geçmesi. David Vincent’ın albüm öncesi “Bu sefer daha çok şarkı söylemek istedim, bağırmak değil” minvalinde bir açıklaması vardı zaten ve albüm de bunu desteklercesine extreme heavy metal gibi garip bir kategori altında değerlendirilebilecek şarkılardan oluşuyor. David Vincent o bol hırıltılı, derin ve öfkeli vokalini daha melodik, hatta bazen epik ama elbette death metal çizgisinden uzak bir yere çekmiş; Flo’nun azman davulları Miserere, Scorcher gibi bir-iki parça dışında epey törpülenmiş ve Eriksen’in etrafa zehir saçan black metal gitarlarındaki hırçınlık ciddi ölçüde azalmış. Ben tüm bunların katlanılamaz, dinlenilemez sonuçlara yol açtığını düşünmüyor ve Epic‘ten ortalama üstü bir keyif alıyorum ama Something Wicked… ile karşılaştırarak dinlemeye kalkıldığında Epic‘in geride kalacağı da bariz bir gerçek.

Epic‘in gerida kalmasının en büyük nedeniyse bence Vltimas’ın yaratıclık/vuruculuk taraflarında kendini çok zorlamaması. Morbid Angel’dan ve ilk albümden ilham bulan gitarlar hem çok tekrarlı hem de bu tekrara rağmen akılda kalıcı olmaktan uzak. Geri dönüştürülmüş malzemeden albüm çıkarmaya çalışmış gibi Eriksen ki hala Invictus, Nature’s Fangs gibi şarkılarda araya karanlık veya groovy fikirler sıkıştırabilen adam neden bu kadar salmış, anlamak mümkün değil. Evet, garip garip şeyler denemesine müsaade etmişler ve bu albüme bir hava veriyor ama toplamda dağınık ve uçucu bir performansı var. Aynı tekrar ve heyecansızlık vokalde de söz konusu. Burada esas günah keçisi Mephisto Manifesto gibi gözükse de (5 dakikada kaç defa “Manifestooğ” diye bağırıyor David, sayamadım) bence her şarkıda benzer durumlar var. Exercitus Irae‘nin “Marching, marching!”leri, tüm albüme yayılmış şekilde her nakaratın her mısrasındaki son kelimeyi titretme sevdası beni de biraz baydı açıkçası.

Öte yandan kıyaslamayı boşverince tecrübeli müzisyenlerinden elinden çıkmış, pek çok açıdan düzgün bir albüme dönüşüyor Epic. Kapanıştaki Spoils of War‘da veya genel anlamda tempo düştüğünde Eriksen’in ne kadar habis bir gitariste dönüşebileceğini, David Vincent’in kendini karanlık opera bariton baş solistine dönüştürüşünü, Miserere’nin thrash coşkusunu vs. gözlemlemek epey keyifli. Hatta ne yalan söyleyeyim, olur olmadık zamanlarda birkaç defa “Manifetsoooğ!” diye mırıldanırken de yakaladım kendimi. Süre, prodüksiyon gibi konularda da yine çok başarılılar, oralara hiç girmeden geçiyorum.

No-name elemanlar tarafından çıkmış yeni bir iş olsaydı eminim bu kadar acımasız yaklaşılmazdı ama Vltimas adının ağırlığı altında eziliyor bence Epic biraz. İlk albüm bu anlamda çok daha güçlü ve net bir yapıdaydı. Biraz dağınık, tür olarak kafa karıştırıcı ve garip ama bence keyif alınabilir, tekrar dinlenebilir bir iş ve tümüyle çöpe atılmayı hak etmiyor. Ha, Vltimas’ın 2019’daki o büyük ivmeleneşine benzer bir etki yaratıp grubu daha da yukarı taşıyacak güçte mi? Kesinlikle hayır. Pek çokları için bir-iki haftaya unutulup gidecek bir iş olmaya aday.

66/100


Yazıyı/albümü değerlendirmek için:

Average rating 3.3 / 5. 7

Siteye destek olmak için aşağıdaki düğmeye tıklayıp Patreona göz atabilirsiniz👇
Become a patron at Patreon!

Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir Yorum Bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.