Kritik

Vitriol – Suffer & Become

Merhaba.

İnsan, niyetlendiği işi gerçekleştirmek üzere bedensel, zihinsel veya ikisini birden belirli bir seviyeye getirip iç dünyasında bellir bir güven aralığına yerleştiğinde gerçek kapasitesini de ortaya koymaya başlıyor. Yeterince çalıştığında, fırsat geldiğinde o işi başarabileceğine olan inancın da artıyor ve başkalarının bal zannettiği, şans dediği şeyler senin gerçeklerin olmaya başlıyor.

Bu hem fiziksel hem de mental bir süreç ve faaliyet gösterilecek alana göre hazırlık süresinin uzunluğu, zorluğu değişiyor. Örneğin her spor farklı bir fizik ve zihin bütünlüğüne ihtiyaç duyuyor veya resim yapmak gibi içe dönük bir iş hem teknik açıdan hem de ruhen bambaşka bir içsel erkyurt arıyor. Bir enstrümanı sınırlarında çalabilmek, formüllerin dışında besteler yapabilmek ise apayrı bir mesele. Hem yüksek bir hayal gücüyle olanın üzerine ne koyabileceğine kafa yorman, hem kayda değer bir şeyler bulursan onlara hayat üfleyecek el becerisine sahip olman hem de tüm bunları dünyaya gösterebilecek bir erişim imkanın olması lazım. Bunların hepsi bir araya gelirse, işte Vitriol gibi bir manyaklık ortaya çıkıp herkes için standartları bir basamak yukarı taşıyor.

Suffer & Become‘ı dinler dinlemez zihnimde bu düşünceler belirdi, çünkü Vitriol dinlerken grup elemanlarının kendilerine ve müziklerine duydukları güven, notaların arasından süzülüp net bir şekilde suratına çarpıyor insanın. Bir meydan okuma veya bakın, neler neler yapıyoruz, gibi ruhsuz bir motivasyonla değil, yeteneklerinin tümüyle farkında bir şekilde kapasitesinin ne olduğunu ve hangi sınırları ne ölçüde zorlayabileceğini bilen bir grup müzisyenin death metal dünyasındaki yerini ilan edişi Suffer & Become. Acele etmeden, etraftaki birilerini ezip üzerine basmaya çalışmadan, haklı olanın acelesi yoktur mantığıyla sakin sakin yerleşiyor yerine Vitriol.

Bundan önce bir EP ve 2019’da yayımlanmış bir de albümleri var ve yanlış anlaşılmaları önlemek adına o iki yapıtın zaten Vitriol’un kaliteli, mahir bir death metal grubu olacağının sinyallerini verdiğini söylemek lazım. Kaldı ki grubu oluşturan elemanlar GORGASM‘dan ATHEIST‘e, AT THE GATES‘ten ARKAIK‘e varan bir aralıkta pek çok grupta çalmış müzisyenler. Yazının başına dönecek olursak hiçbir şey bir anda olmuyor kısacası; yıllardır hem bedenen hem de zihinsel olarak tüketici bir müzik yapıyor, terini, kanını akıtarak çalıyor bu insanlar. Suffer & Become‘ı daha önceki işlerinden yukarıya taşıyan ise genlerine işlenmiş, her anında apaçık hissedilebilen o özgüven ve biz ne yapmamız gerektiğini biliyoruz havası.

Bu denli bilinçli bir işte hayal gücüne pek yer kalmıyor elbette. Dinleyiciyi her an avcunun arasında tutuyor, istediği gibi oynuyor Vitriol. Her saniyesi spesifik bir amaçla yazılmış, çok teknik bir kaos kurgusunu makine keskinliğinde sunuyor, fakat her nasılsa bu esnada insana ait anksiyeteleri tetikleyecek sinir uçlarına dokunuyorlar. Bu kadar organik, sıcak hissettirip de bu kadar insanlık dışı tınlayan bir death metali uzun zamandır dinlememiştim açıkçası. Yarı dissonant sayılabilecek, hem akrobatik hem de bazen saçma sapan duygusal gitarlar, bu noktada fazlasıyla öne çıkıyor. Hemen yukarıdaki videodan ilk parçanın ve albümün girizgahı tadındaki rahatsız ilk 50-60 saniyeye, ardından da 4:15 civarında giren, otuz saniye kadar sonra devasa bir sweep şovuna dönüşen o akıl almaz soloya şahitlik ederek Vitriol’un bu müziğe yedirdiği duygusallığın farkına varabilirsiniz. Sen neymişsin böyle be Kyle Rasmussen.

Şarkılara dalmak, didikleyip bir şeylere benzetmek veya çeşitli metaforlar üzerinden betimlemeler yapmak istemiyorum. Buna girersek çıkamayız, çünkü sonsuz bir rif ve melodi deryası Suffer & Become. Arayana bolca referans bulmak mümkün; ben bazen ANAAL NATHRAKH gibi tınladıklarını, toplamda HATE ETERNAL vari bir teknik dayakşörlük sunduklarını, hatta Kyle’ın bir ara Morgan Håkansson’culuk oynadığını (The Isolating Lie of Learning Another‘ın 2:20’si) söyleyip geçeceğim o yüzden. Yoğun kere yoğun, dopdolu bir albüm bu. Daha light işler dinlemeye alışkın kulakları kanatması, yıpratması çok mümkün. Herkes biraz sakinlesin, yüzlere bir su vurulsun diye koydukları enstrümantal ara faslında ilk dakikanın ardından duramayıp vitesi beşe, kafayı dinleyicinin burun kemiğine takıveriyorlar. Müzik bu kadar yoğunken en azından steril, temiz bir prodüksiyon arayanlara da geçmiş olsun şimdiden. Geçmişe nazaran toparladığını söyleyebileceğim görece anlaşılabilir prodüksiyon hala epey kırçıllı, grenli ve kendi adıma en büyük sorun da bas gitarın neredeyse hiç duyulamaması. Yahu adam kendini paralamış, ömründen ömür vermiş. Ayıptır.

İlk günlerinde Hate Eternal gibi isimlerin yokluğunda alternatif kategorisinde değerlendirdiğim Vitriol, Suffer & Become ile kendi ayakları üzerinde duran önemli bir güç ve death metal markasına dönüştü. Grubun kendine bulduğu bu özgün, özgüvenli ve aşırı talepkar stilin geliştirilebilir olduğunu, Vitriol’dan daha da rafine şeyler duyabileceğimizi düşünüyorum; hem bu nedenle hem de hali hazırda epey yoğun ve yorucu albümü daha da yıpratıcı kılan prodüksiyonu düşünerek, her gün dinlenebilecek bir şey olmadığını göz önünde bulundurarak aşırı coşamıyorum puan tarafında. Yine de Suffer & Become‘ı sene sonu listelerinde göreceğimize eminim. Çünkü Vitriol, artık gözardı etmesi mümkün olmayan bir death metal grubu.

87/100


Okur puanı:

Ortalama puan 4.8 / 5. 22

Siteye destek olmak için aşağıdaki düğmeye tıklayıp Patreona göz atabilirsiniz👇
Become a patron at Patreon!

Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.