Kritik

Lamp of Murmuur – Saturnian Bloodstorm

Merhaba.

“Ben, şunu şöyle yapmak istiyorum.” Bu ve benzeri cümlelerin gücüne inanan birisiyim. Çok beylik bir laf olacak ama insan ne yapmak istediğini bilmeli gerçekten de. Elbette fırsatlar ve imkanlar eşit olmanın uzağında ve kişisel kararlar verebilmek o kadar da kişiye bağlı olamayabilir ama en basit konularda bile karakterinden ödün vermeye alışmış, bir şeylere evet veya hayır diyebilmeyi kendine öğretememiş insanın mutlu olabileceğine inanmıyorum. Paradan, itibardan önce mutluluğu arayan biri olarak da adımlarımı “ben şunu yapmak istiyorum,” cümlesini kurabileceğim şekilde atmaya çalışıyorum. Hür iradeyle yapılmış, arkasındaki motivasyonun şahsiliğine inandığım birçok işe de çok saygı duyuyorum bu nedenle.

Bugün konuşacağımız yeni Lamp of Murmuur albümü de tam olarak böyle bir iş. Saturnian Bloodstorm, Amerikalı tek kişilik black metal projesinden gelen 3. albüm ve arkasındaki M. rumuzlu müzisyenin IMMORTALAt the Heart of Winter albümüne öykünen, hatta öykünmenin de ötesinde 24 yıl önce çıkmış bu şaheseri yeniden yorumlamaya varan spesifik motivasyonuyla yazılmış, kaydedilmiş bir eser. Bunu tespit etmek için araştırma yapmaya veya metal gurusu olmaya da gerek yok üstelik; pat diye giren Conqueror Beyond the Frenzied Fog‘un ilk saniyelerinden her şey kabak gibi meydanda.

Gotik müzik etkili, çiğ ve zaman zaman black’n’roll seviyelerine yaklaşan bir black metal icra ederek adını duyuran Lamp of Murmuur’un bir anda direksiyonu Blashyrkh topraklarına kırması, eski hayranları şaşırtabilir tabii. Thrash etkisi duyabileceğiniz, soğuk melodilerle bezeli, çeşit çeşit blast-beat‘e rağmen o kadar da agresif tınlamayan parçalardan oluşuyor Saturnian Bloodstorm. M. gitar tonlarından melodi karakterine, kullandığı delay efektinin ayarından çiğ/agresif bir hava yaratmaktan ziyade epik bir atmosfer uğruna daha temiz tuttuğu prodüksiyona kadar her şeyiyle 90’lar 2. yarısının, Abbath Immortal’ının izini sürüyor.

Tek bir unsuru ve enstrümanı ayrı tutmak lazım bu noktada. Hoş, Abbath’a öykündüğünü düğündüğüm bir basıklık, tabiri caizse sessizlik var ama M.’in vokalleri biraz sıyırıyor bizi Immortal’ın gölgesinden. Abbath’ın vokaline de ölüp bitmiyorum doğrusu ama M.’inkine tercih ederim doğrusu. Hiç tizlere çıkmamayı tercih etmiş ve prodüksiyonda da bir adım geride tutulunca ortaya akılda kalıcılıktan uzak, karaktersiz bir vokal performansı çıkmış. Cayır cayır thrash etkili taramaların, efektli epik melodilerin arasında vokalin esamesi okunmuyor pek.

Gatekeeping yapıp yerden yere vurabilirim ama işin aslı, Lamp of Murmuur da çıkıp “şimdi size daha önce hiç duymadığınız şeyler dinleteceğim,” iddiasıyla sunmuyor bu albümü. M. kardeşimiz 1999 Norveç’inin havasını yeniden solumak istemiş ve her şeyiyle tek başına ilgilendiği Lamp of Murmuur adı altında Abbath’ın beste formülünü tekrarlayan şeyler yazmış. Benim eleştireceğim şey Immortal kopyalaması değil, DIY havasının yerini daha cafcaflı bir prodüksiyona bırakmasıyla ilgili olabilir ancak; keza vokali sevmediğimi de belirttim yine. Biri çıkıp Immortal’a aslan payını vermeden bu eseri övmeye kalkarsa karşısında beni bulur, orası kesin, fakat sırf ona benzeyen bir şeyler yapmak istedi diye Lamp of Murmuur’a sövmek veya Saturnian Bloodstorm‘a düşük not vermek de elemanın zekasıyla dalga geçmek gibi geliyor bana açıkçası. Ağır bir At the Heart of Winter hayranı olarak keyifle dinledim, sonra gidip birkaç tur da kaynak eseri dinledim ve günün sonunda halimden çok memnunum. Ben birileri geçmişteki görkemli işleri öğrensin diye yazı yazıyorsam M. de albüm yapmış işte, gibi değerlendiriyor ve kendisini alkışlarla Blashyrkh’in donmuş topraklarına uğurluyorum.

80/100


Okur puanı:

Ortalama puan 0 / 5. 0

Siteye destek olmak için aşağıdaki düğmeye tıklayıp Patreona göz atabilirsiniz👇
Become a patron at Patreon!

Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir Yorum Bırakın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.