Targidrada – Vom Bruch bis zur Freiheit

Merhaba.

İnsanlık, ömrünü kendisini özgürlüğe ulaştıracak bir yol aramakla geçiriyor. Nüfus arttıkça kontrol mekanizmaları kıskaçlarını sıkıştırırken küreselleşme sayesinde de herkes, sözde bireyliğini doyasıya yaşadığı veya yaşayamadığı sanrısıyla, kendi alanlarının hükümdarlığını korumaya çalışıyor. Her kararında hür iradesini sorgulayan birey, farklı ve özgür hissedebilmek için her sınırı geçmeye, her zinciri kırmaya hazır. İsviçreli Targidrada ise gerçek özgürlüğün insana dair her şeyin parçalanıp çökmesiyle ortaya çıkabileceğine inanıyor ve çürüdükten, unufak olup dağıldıktan sonra huzura kavuşulabileceğini savunuyor.

Vom Bruch bis zur Freiheit, üç kişiden oluşan grubun 2. albümü. Atmosferik black metalde tek kişilik projelere alışkınız ama Targidrada ilk günden beri bir grup olarak işliyor. 2016’da yayımladıkları Emotionale Ödnis‘ten beri radarımdalar. Hatta 2016 listeme dahi almıştım albümü ve atmosferik/depresif black metal türünde son 5-6 senede dinlediğim en iyi işlerden biriydi. Kısacası Vom Bruch bis zur Freiheit‘ı epeydir bekliyordum. O geldi gelmesine ama ben altı yıla rağmen tam manasıyla hazırlayamamışım kendimi yeni Targidrada’ya; ezdi geçti bir kez daha.

Bir saate yakın süresiyle uzun bir albüm Vom Bruch bis zur Freiheit. Atmosferik black metalde bu gibi süreler, doldurma ambient pasajların sıklığına delalet ederek insanı işkillendirir aslında ama Tardigrada’nın bu konudaki başarısını alkışlayarak girmek istiyorum konuya. Dört adet dev black metal parçasının her birinin önüne sakin, yemeğin bir sonraki tabağına geçmeden boğazı temizleyen ılık bir bardak su tadındaki ara fasılları yerleştirilmiş. İşin atmosfer kastırma tarafını kasıntı bir durum olmaktan kurtarıyor bu tercih, çünkü bu dört epik epikoğlu parçada hiç geri vites yapmadan yardırıyorlar. Aralara serpiştirilen bu yumuşak parçalar, nefes aldırıp bir sonraki black metal taarruzuna hazırlıyor dinleyiciyi. 16 dakikayı geçen kapanış parçası (isim parçası aynı zamanda) bile 10. ve 11. dakikalar arasında, kısa bir süreliğine yavaşlıyorlar sadece. Bu kadar uzun ve gelenekselci takılıp bu kadar akıcı ve atmosferik numaralara ihtiyaç duymayan besteler yazabilmiş olmalarıysa Tardigrada’yı özel kılıyor benim için.

Bu arada hemen araya girip belirteyim ki ilk albümde de aynı tercih vardı ve grup bu akustik/atmosferik geçiş parçalarını dümdüz sayılar ile numaralandırıyor. Biri çalma listesi yapıp hepsini toplasa, eminim onlardan da şöyle 15 dakika civarında ilginç bir şey çıkabilir ortaya. Benden söylemesi.

Agresif ve hızlı olmasına rağmen karanlık, mutsuz bir tarafı var şarkıların. Klavye ve şaşırtıcı derecede akıcı gitarlar arasındaki uyumla yakalanan atmosfer, çoğu zaman bağımsız takılan ve hem bu sayede hem de enfes prodüksiyonun yardımıyla rahatça seçilebilen bas gitarın yoğunluğuyla perçinleniyor. Vokal, gitar ve bas üçlüsü Threnos iel Kryptos ikilisi tarafından kotarılmış. Özellikle vokal tarafında ikilinin birbirine zıt yaklaşımı, karanlık melodilerin potansiyeline ulaşmasını sağlayan, atmosferi tek boyutluluktan kurtaran önemli bir gelişme. Hangisi hangi vokalin sahibi bilmiyorum ama daha tiz ve daha depresif çığlıkların sahibi olan her kimse, özellikle Zwang‘da ruhumu emdi resmen. IN THE WOODS…‘un ilk günlerindeki gibi bir vokal düşünün. Tövbeler olsun.

Klavye sadece müziği hacimlendirmek için orada ve sonsuz tremolo kazımalarını daha incelikli, uçucu, hülyalı bir hale getirmekte kullanılmış daha çok. Vokaldeki bolca eko da aynı şekilde müziği daha epik bir noktaya taşıyor. Belki Emotionale Ödnis‘in o yıkıcı depresifliği bir miktar azalmış ama gerçekten dinlendiğinde yine yaralayıcı olabiliyor.

Albümün bir riskli tarafı, hızlıca fon müziğine dönüşebilecek potansiyeli taşıması ve öyle olduğunda parçalardaki detaylar kaybolacağı için Tardigrada’nın incelikli işçiliği gözden kaçabilir. Bir ses duvarı tadındaki prodüksiyonun da bunda katkısı var ama dalıp gitmek yerine grubun ne yaptığını takip ederek dinlemek, Vom Bruch bis zur Freiheit‘tan çok daha fazla keyif almayı sağlayacaktır. Hoş, defalarca dinledikten sonra artık arkada çalsın diye açtığımda dahi Trugschluss Vertraue‘nin ortalarına doğru işi gücü bırakıp Targidrada’ya odaklanmış buluyorum kendimi çoğu zaman. Bir çeşit İsviçre – Almanya diyalekti ile yazılmış sözlerden anlamlar türetmek zor ama müzik kendini yeterince iyi ifade ediyor. Sadece şarkı isimlerini Google Translate’te çevirerek bile doğru moda girmek mümkün.

Emotionale Ödnis, biraz fazla vokal odaklı, kötü prodüksiyonlu, içe dönük ve yorucu olduğu için kolay kolay kimseye tavsiye edememiştim ama Vom Bruch bis zur Freiheit ile Tardigrada’yı daha olgun ve güçlü bulduğum için atmosferik black metale gönül veren herkese gönül rahatlığıyla önerebilirim. 2021’in kıyıda köşede kalmış sağlam işlerinden biriydi Vom Bruch bis zur Freiheit benim için, ilginizi çektiyse mutlaka kurcalayın.

85/100


Metalperver’e destek olmak için hemen aşağıda bulunan düğmeye tıklayıp PATREON’da aramıza katılabilirsiniz:

Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.