Thyrfing – Vanagandr

Merhaba.

Viking metali hakkıyla icra edebilen grup sayısı giderek azalıyor sanki, ne dersiniz? 90’larda (BATHORY sağ olsun) sayesinde patlama yapan, onlarla birlikte black metalcilerin yenilik arayışlarına ilaç olan viking metal, AMON AMARTH ile doğal sınırlarına ulaştı ve Amon Amarth’ın uyduruk bir konser grubuna dönüşmesinin ardından da gelişimi tamamen durdu gibi hissediyorum. Bugün viking metal denilince aklımıza gelen gruplar hep en az 20-25 senelik yaşlı kurtlar ve onlar da ya üç aşağı beş yukarı yerlerinde sayıyorlar ya da bambaşka kafalara ulaşmış durumdalar, ENSLAVED gibi.

Kötünün iyisi North Star ve haddinden çok daha uzun olduğu için bayan KING OF ASGARD albümü dışında elle tutulur bir viking metal albümü gelmedi bu sene (HELHEIM‘dan umutluyuz tabii) ve piyasayı yakından takip edenler dışında kimsenin THYRFING‘den yeni albüm beklediğini sanmıyorum ama türün istikrarsız ama gedikli temsilcisi, sekiz senelik bir aradan sonra Vanagandr‘i duyurduğundan beri içim kıpır kıpır. Özellikle önden paylaştıkları şarkıları (Metalperver Haftalık listesine de almıştım hatta bir-iki defa) çok beğenen ve bugünlerde viking metalde aradığını nadiren bulabilen bir dinleyici olarak Vanagandr ile bir kıpırdanma yaşanabilir mi diye düşünüyordum ama tam da aradığımı bulduğumu söyleyemem.

Aslında Vanagandr kötü değil, hatta birazdan değineceğim birkaç özelliğine de hayli tutuldum ama icracısı giderek azalan türe şöyle bir can suyu katacak, tazelik verecek bir albüm gelmemesi tadımı kaçırıyor biraz. Thyrfing, 90’lardan gelen İsveçli bir grup olarak yeraltı metal ortamlarında saygı duyulan bir isim ama onların da 25 senenin sonunda hala aynı güvenli limanlarda takılıp aman kanka, kıyıdan kıyıdan gidelim de başımıza bela almayalım, türevi bir konforculuğu tercih etmeleri üzdü beni açıkçası.

Grubun black metal ile bağlarının ne kadar kuvvetli olduğunu gösteren ve ilk yayımlanan parçalardan biri olarak beni de heyecanlandıran Döp dem i eld ile açılıyor Vanagandr. Bir büyük grup prodüksiyonuyla sizi odaklanmanızı istediği yere, melodilere odaklayan bir temizlik anlayışı hakim; gözü dönmüş Vikinglerin ilk yağmadan önce, henüz Sakson kanıyla kararmamış ışıl ışıl baltalar, kan ve çamura bulanmamış deri zırhlar ve yeşil gözlerin pırıltısını yansıtan temiz bir yüzün temizliği bu. Neyse ki Thyrfing’in viking metal anlayışı her zaman için agresif ve orta tempoya dayalı olsa da saldırgan olageldi; Döp dem i eld de kana susamış, Odin adına kıyım yapacak Viking savaşçılarının açlığını iyi yansıtan, güçlü bir şarkı ve hızla ortalığı savaş alanına çevirmeyi başarıyor.

Vanagandr‘in alamet-i farikası ise üst tabakada agresif ve saldırgan bir tutum sergilerken senfonik ögelerin doğru kullanımıyla alttan alta verdiği kasavet atmosferi. Tabii aynı şeyi viking metalin tümü için söylemek mümkün ama her albümde bu dengeyi böylesi net hissetmek mümkün olmuyor. Kıyamet bağları olarak çevirebileceğimiz Undergångens länkar tempoyu düşürmekle kalmıyor, aynı zamanda melankolik sololar ve folk vanasını açan melodiler ile savaş sonrasının o ağır çekim hüznünü yansıtıyor. Rötter (kökler) ise senkron halindeki armonik keman-gitar ikilisiyle albümün en akılda kalıcı melodilerinden birine sahip olmanın dışında, albüm boyunca zaman zaman kendini gösteren ENSLAVED vari progresif hissiyle de öne çıkıyor.

Fredlös‘ün hammer on/pull of melodik gitarları ve temiz vokalle birlikte gelen folk düzenlemeleri, Järnhand‘in ortalığı karartıp modu düşüren kasvetli piyanosu derken aslında neredeyse her şarkıda sis basmış fiyordlardaki nemli çayırların insanın içine işleyen esintileri hissettirip viking metalin hakkını veriyor Thyrfing. Buna karşın dinlediğiniz hiçbir parça veya belirli bir kısım, Thyrfing’i yaratıcılık ve öncülük üzerinden övebileceğiniz bir tazelik, bir pırıltı içermiyor ve bu da Vanagandr‘i her dinlemede biraz daha düşürüyor. İlk birkaç turda aldığım haz, şu an bu satırları yazarken herhalde 20. defa albümü döndürüyorken neredeyse yarı yarıya azalmış durumda. Biraz bulanık ve ana melodiler haricinde arka planda olan biteni anlamayı zorlaştıran prodüksiyon da yardımcı olmuyor tekrarlı dinlemelerde.

Haliyle Vanagandr şöyle bir-iki ayda bir açılıp dinlenildiğinde hayli keyifli ve özellikle ilk birkaç seferde kendisini aslında olduğundan daha yüksek gösteren bir albüm izlenimi veriyor. Thyrfing tekerleği yeniden icat etmediği gibi farklı bir rota, yeni bir yol bile göstermiyor ama viking metal sevip de Vanagandr‘i beğenmeyecek bir dinleyicinin bu konudaki argümanı ne olabilir, emin değilim. Belki bir sonraki albümde daha özgür ruhlu, daha maceracı bir Thyrfing de buluruz, kim bilir.

75/100


Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

2 thoughts on “Thyrfing – Vanagandr

  • 22 Ekim 2021 tarihinde, saat 15:52
    Permalink

    Korhan hocam Viking metal ve Amon Amarth yorumlarına katılıyorum çok yerinde, bu albüm özelinde orjinal bişey olmamasına da katılmıştım okurken fakat yorum yazmaya başlarken diğer albümler ve yaşattığı hissiyatlar aklıma geldi bu sebeple bu albüm bana göre kesinlikle diğerlerinden farklı daha melodik ve sert zamanla fikrimiz değişecektir. Burdaki itirazım Thyrfing zaten Urkraft’dan sonra tarz değişikliğine gitti ve Hels Vite ve De Ödeslösa ile bunu oturttu diyebiliriz. Artık grubun kimliği net ve tavizsiz. Albümler ise artık şarap tadında Hels Vite yi ilk dinlediğimde örneğin grubun en zayıf albümü gibi gelmişti ama aradan yıllar geçti hala bazı melodiler kendiliğinden kafamda çalınıyor. Bu albümde 1-2 yıl sonra aynı statüye kavuşacaktır sevenlerinin gözünde.

    Bu albüm en bariz gördüğüm farklar Jens Ryden vokalleri çok daha sert, melodi yoğunluğu daha fazla solo içeren şarkılar bile var, bu çok nadirdir. prodüksüyon daha profesyonel geldi.Tüm bunların sonucu bu türü hiç dinlemeyen bi yakınım dinlediğinde övgüyle bahsedebildi bence doğru yoldalar.Selamlar.

    Yanıtla
    • 22 Ekim 2021 tarihinde, saat 18:14
      Permalink

      Teşekkürler. Bence biraz da dinleyicinin türdeki tecrübesiyle ilgili Vanagandr’i ne kadar seveceği. Benim için dinlediğim birçok şeyin (hep gruptan hem başkalarından) güzel bir karışımı gibiydi ama ilerleyen süreçte kendi adıma değer kazanacağını sanmıyorum senin aksine, yazıda da belirttiğim gibi neredeyse her dinlemede biraz daha azaldı etkisi. :/

      Grup iç dinamik değerlendirmeleri için de ayrıca teşekkür, bu tip ek tespitler her zaman kıymetlidir. \m/

      Yanıtla

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.