Machine Head – Arrows in Words from the Sky

Merhaba.

Geçmişte Machine Head’e epey saygı duyardım ve hala belli başlı birkaç albümünü belli oranda savunabilirim belki ama tam olarak ne zaman umursamayı bıraktığımı hatırlamayaşımı bile umursamayacak kadar umursamıyorum artık Robb Flynn ve Machine Head’i. Kariyerini endüstrinin yönlendirmesine izin veren, 50 küsür yaşına gelip insanı utanç denizlerinde boğan sözler yazan, bir thrash yapıp bir nu-metale kayan (ki herhalde birbirine bu kadar zıt az tür vardır), her zaman için imajını müziğinin önüne koyup gerçek bir poseur gibi davranan Robb Flynn’e ve onun Machine Head’ine saygı duyamıyorum kısacası. Saygı duymadığım bir şeyi sevmem çok zor zaten ve Machine Head de artık Catharsis gibi albümler sağ olsun, aramızdaki buzları eritmek adına pek bir çaba göstermiyor son dönemde.

Ansızın yayımlanan ve yine de kısa sürede epey ses getiren Arrows in Words from the Sky adlı üç parçalık EP, Catharsis döneminde albümü ölümüne savunan, hatta eleştiren dinleyicilere ve kötü kritiklere karşı zekasının keskinliğini gözler önüne seren açıklamalarla kakasını savunan Flynn, (“Çoğu insan Catharsis’i dinlemedi bile. Tüm akışları görebiliyorum; verileri görebiliyorum; şarkı atlama oranlarını ve her şeyi görebiliyorum. Çoğu kişi albümün tamamını dinlemedi!”) tükürdüğünü bir güzel yalayıp tekrar ritmik thrash tabanına ve alışageldik Machine Head besteciliğine dönmüş görünüyor.

Bununla birlikte özellikle Do or Die‘ın şarkı sözü videosu sonrası çıkan fırtınada kendini kaybedip Instagram’dan hayranlarına ve en azından kendisini ciddiye alıp hakkında fikir belirtenlere karşı galiz küfürlerle saldırıp arada da kendini tutamayıp PANTERA‘ya, LAMB OF GOD‘a bile sallayan Flynn (akıllara Hasan Şaş‘ı getirmiştir), insanı fiziksel acı çekecek kadar utandıran şairane söz yazarlığına kaldığı yerden devam etmiş. Kaşları kaldırıp acaba mı diye sorduran, paldır küldür açılıp bir dönemin güçlü Machine Head’inden kısa bir esintiyle tebessüm ettiren Become the Firestorm bile, yaklaşık 50 kere şarkı ismini tekrar etmenin dışında Flynn’in 53 yaşında birinin yazdığına inanmakta zorlandığım kimi sözleriyle yine anlamsızlaşmaya başlıyor kısa sürede… Sen de takmışsın diyecekseniz ama bu nedir yahu:

“Honor, valor, I have shone
Courage, respect carved in stone
Killers, sinners are my flock
Slaughter, carnage, butcher’s block

If there was ever a time in my life
That time is now
Take this weakness that cuts like a knife
And smash it down”

Biraz kurcalayınca Flynn’ın annesinin vefatından ilham alarak sözleri yazdığını öğrendim. Herkesin ifade yeteneği o kadar güçlü olmayabilir ve belki bir GOJIRA kadar keskin bir şekilde ruh halini müziğine yansıtamadığı için Flynn’i eleştirmek doğru olmayabilir ama bu adam da çocuk değil ki ya. Acıyla, anneyle dalga geçmek gibi bir hadsizlik asla aklımın ucundan geçmez ama ne bileyim, ruhsuz gibi algılanacağım belki ama bana biraz boş yapmış gibi geliyor. Kendi kendine “Ne olursa olsun tekrar ayağa kalkacağım!” veya “Orta parmağını havaya kaldır ve haykır, artık bizi görmezden gelemeyecekler!” falan demek için bu kadar zahmete gerek var mıydı?

Müziğe dönecek olursak özellikle son sıradaki isim parçasında iyice belirginleşen, autotune kovasına batırılmış rezalet temiz vokalleri ve genel olarak bu parçanın dandikliğini saymazsak, bir süredir Machine Head’den duyduğum en eli yüzü düzgün iki beste bu EP’de galiba. Temiz vokali ve tekrarı aşmak kolay değil belki ama Become the Firestorm ve Rotten bir şekilde kendilerini kurtarıyorlar. İlki This is the End‘i anımsatıyor biraz ama zaten gruba deveye boynun neden eğri demişler seviyesinden baktığım için kendi diskografisinden alıntı yapmasına bir şey diyemem. Rotten ise güçlü bas gitarı, klasikleşmiş Machine Head pinch harmonics numaraları ve Flynn’in rap-metal vokalleriyle devamlı bir çekme-germe halinde olduğu için tansiyonu sayesinde akıcı bir hale geliyor. Solo da fena değil.

Fark etmişsinizdir, biraz sıkıldım gibi oldu. “Solo da fena değil,” gibi bir kritik yazısında asla okumamanız gereken cümleler kurmaya başladığıma -ve silmediğime- göre kapatayım. Bir kapanış paragrafı yazmak veya EP’ye puan vermek yerineyse YouTube’da denk geldiğim ve Machine Head’i iyi özetlediğini düşündüğüm bir yorumu bırakayım buraya. Bu da böyle bir yazı oldu, önümüzdekilere bakacağız artık.

P.S.: Yazıda bahsi geçen o akıllara zarar açıklama için tıklayınız.


Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

One thought on “Machine Head – Arrows in Words from the Sky

  • 18 Haziran 2021 tarihinde, saat 11:18
    Permalink

    “Solo da fena degil” hahaha! MH 90’larda en sevdigim gruptu. Burning Red’i bile bagrima basmistim. Sonra Supercharger ciktiginda hevesli bir sekilde albumu dinleyip buyuk hayalkirikligina ugradigimi hatirliyorum. TTAOE ciktiginda “hah” dedim “iste tanidigim MH geri dondu”. Sonra tabi Blackening ile tavan yaptilar ama sonrasindaki albumler hep bir meh oldu benim icin. Artik Catharsis’le dibe vurduklarinda “Robb senin yapacagin isi …” dedim icimden. Sonra bu EP ile yine bir geri donus yasattilar bana. Yani demek istedigim o screenshot’taki fan yorumu %100 dogrudur 🙂 Bu arada Robb 90’larda kesinlikle cok daha iyi sozler yaziyordu. Blood of the Zodiac’in sozlerine bir bakin.

    Yanıtla

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.