Grima – Will of the Primordial

Merhaba.

Black metal, metal türleri arasında tabiri caizse rönesans yaşıyor son yıllarda. Çok değil, on – on beş sene öncesine döndüğümüzde hala köşeli, yeniliklere kapalı bir türken aradan geçen sürede tam zıttı yönde ilerleyip neredeyse akla gelebilecek her müzikal unsurun içine dahil edilebilmeye başlandığı ferah bir özgürlük dönemine girildiğinden söz edebiliriz rahatça. Yine de insan bu müziğin içinde daha önce karşılaşmadığı yepyeni bir şey görünce şaşırıyor. Sanırım eski alışkanlıklar, kolay ölmüyor.

Rus grup Grima özelinde ise bu yenilikçi kafa, karlarla kaplanmış dondurucu bir orman görüntüsünden oluşan geleneksel kapağın arkasında, atmosferik black metal sınırını geçmeyen geleneksel bestelerin ve yine aslında köklere uzanan, 90’lardan ilham alan çığlık çığlığa bir vokalin arasına akordeon gibi dünyanın en black metal olmayan enstrümanını yerleştirmek şeklinde kendini gösteriyor. Evet. Akordeon.

Siberian Sorrow‘un hemen başında yer alan ve albümün modunu belirleyen akordeon, bugüne kadar neden bu kadar etkin şekilde kullanılmamış dedirtecek kadar cuk oturmuş müziğe. Rus topraklarının soğuk, donuk hali atmosferik black metalin katman katman yapısıyla, karla örtülü ormanların ve Rus halkının kendine has melankolisi de akordeon ezgileriyle hayat buluyor Will of the Primordial‘da ve Grima’yı çok kısa sürede favori atmosferik black metal gruplarımdan biri haline getirdi bu formül. Özellikle bu açılış parçasının ortalarında, akustik gitar pasajları üzerinde salınan akordeon ve sonraki kısa build-up eşliğinde yardırmacı black metale geçiş… Grima işini biliyor ya, bu çok net. Peki 5:12’de giren melodiyi ne yapacağız? Biri desin bana, ne yapacağız onu?

Grima’nın tüm olayı dakikalarca süren, ilmek ilmek işlenmiş ama basit gibi görünen pasajlarla soğuk bir atmosfer yaratmak değil ve bunu zaten önünü alamadan, çağlayarak coştuğum Siberian Sorrow‘da göreceksiniz zaten ama grubun dinamik, inişli çıkışlı bestelerle tertemiz bir black metal yaptığını belirtmek lazım. Öyle ağır aksak ilerleyen ve fikir açısından kısır bir albüm beklemeyin yani. Zaten dokuz dakikalık The Shrouded in Darkness‘ın ne kadar çabuk bitiverdiğini görünce grubun dinamik, akıcı beste yazımı konusundaki yeteneklerini fark etmemeniz imkansız. Bu arada bu parçayla birlikte Vilhelm’in çığlıkları da ön plana çıkmaya başlıyor. Black metal vokali açısından performansı çok başarılı Vilhelm’in ki arada death metal kükremeleriyle de tat katıyor albüme. Ayrıca gitar, bas, klavye üçlüsünden de sorumlu aynı zamanda… Grima’nın ana elemanı iki kardeşin da performansları çok iyi zaten ama akordeonuyla albümü bambaşka bir seviyeye çeken Sergey, Will of the Primordial‘ın yıldızı kesinlikle. Akordeon, Rus kültüründe yeri olan bir enstrüman zaten ama Sergey Grima müziğine folk etiketini yapıştırmakla kalmayıp albüme ruhunu veren ana etmen olmuş adeta.

50 dakikaya yaklaşan süresi içerisinde parça parça farklı unsurları öne çıkararak bir süre sonra tekdüze hissettirme ihtimalini de ortadan kaldırmış Grima. Mesela gümbür gümbür davullarıyla, tremolo ağırlıklı gitarlarıyla yardıran Leshiy sonrasında kısa enstrümantal geçiş Spiritual Emptiness ve arkasındaki Enisey, albümde klavyenin öne çıktığı anlarla Grima müziğini daha senfonik, daha epik bir seviyeye taşıyor. Howl at Night ise özgürlük anlamında albümün zirvesi. En sevdiğim parça olduğunu söyleyemeyeceğim ama tamamen enstrümantal ikinci yarısı gerçekten ilginç. Özellikle 7. dakika civarındaki artık olay blast-beat üzerinde akordeonla black metal rifi atmaya falan geliyor. Ruslardan korkacaksın arkadaş.

2019’da bu albümü keşfetseydim muhtemelen sene sonu listemde epey tepelere koyardım artist gibi ama Will of the Primordial gerçekten hem yenilikçi tarafıyla hem de atmosferik/geleneksel black metal kısmındaki bütünlüklü, detaycı ve dinamik işçiliğiyle üst düzey bir iş. Şu iki küçük enstrümantal dışında – onlar da kötü olduklarından değil de kendi başlarına çok bir etki yaratamadıkları için daha çok – albümde falsolu hiçbir şey yok neredeyse. Herhangi bir isim verip karşılaştırma yapmak istemiyorum ama böyle giderse Grima kendi türünde çok saygı duyulan, önemli bir gruba dönüşür gibi görünüyor. Yeni DRUDKH‘umu buldum galiba nihayet, oh.

90/100


Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.