Skeletal Remains – Devouring Mortality

Fazla core etkili olmadığı sürece herhalde death metalin bütün türevlerini severek dinleyebilen bir dinleyiciyim. ENTOMBED, OBITUARY, IMMOLATION, MORBID ANGEL, UNLEASHED gibi dedebey gruplarından günümüz teknik/progresif manyaklıklara kadar hepsini ayıla bayıla dinliyorum. Elbette bir favorim var ve hem Stockholm hem de Göteborg yeraltından yükselen İsveç melodik death metalini hepsinin üzerinde tutuyorum. Buna karşın özellikle old school tabir edilen, 80’ler sonunda ortaya çıkan, üstü başı pislik içinde, ayyaş ve serkeş death metalinin yeri de gönlümde her zaman ayrı olmuştur.

Hal böyle olunca Skeletal Remains gibi 90’ların başında patlak veren Florida death metalini özümsemiş, ne yapmak istediğini iyi bilen ve herhangi bir iddiası olmayan gruplar bile benim için kıymetli bir hale geliyor. 2011’de kurulan Californialı grubun ilk albümü Beyond the Flesh, çatur çutur 90’lar death metali varyasyonlarından oluşan, Tardy kardeşleri gururlandırabilecek türden, keyifli de bir albümdü. 13 Nisan’da yayınladıkları üçüncü albüm Devouring Mortality’de de grup namına herhangi bir vizyon değişimi olmamış; Skeletal Remains bir old school death metal grubu ve Skeletal Remains, yalnızca old school death metal yapan bir old school death metal grubu.

Kayıt ve prodüksiyon konusunda grubun müzikal kimliği kadar geri kafalı olmayan, 2018 şartlarına uygun, gayet temiz ve kulak dostu bir albüm Devouring Mortality. Tok, neredeyse patlak bir davul, cızırtılı gitarlar ve fazlasıyla OBITUARY ve PESTILENCE etkilenimli, gırtlak parçalayan bir vokali birleştirince aslında zaten ortalama bir death metal dinleyicisinin gözü kapalı üzerine atlayabileceği türden bir formül oluşuyor. Bir de düzgün kayıt alındı mı en kötü ihtimalle hepimizin bildiği o enfes death metal gruplarının biraz daha dandiği kadar kötü olunabiliyor ancak.

Ortam tempoda ilerleyen death metalin dünyanın en gaza getirici, en leş, en it müziği olduğuna inanan bir dinleyici olarak Devouring Mortality ile ilgili bu konuda bazı sorunları olan bir albüm olduğunu belirtmem gerek; temponun yükseldiği ve tarama riflerle yardırıldığı bölümlerde Skeletal Remains’in hiçbir falsosu yok ve taş gibi death metal yapıyorlar gerçekten, bu bir gerçek. Ancak iş o yerden yere vuran, Mjollnir gibi insanın kafasına inen orta tempo bölümlere yazmaya gelince grup biraz tökezlemeye başlıyor. Eh, bunu hakkıyla yapabilen grupların sayısı iki elin parmaklarını geçmiyor elbette ama yapamayınca da çok manasız, bir an önce geçilmesi istenilen bölümler çıkıyor ortaya ne yazık ki.

Buna karşın, her ne kadar yukarıda saydığım grupları biraz fazla andırsalar da özellikle Torture Labyrinth gibi, Mortal Decimation gibi parçalarda her şey tam ayarında Skeletal Remains’i kötü bir taklit olmanın ötesine taşıyabiliyorlar. Albümdeki favorilerim Grotesque Creation ve harika kapanış Internal Detestation‘ı da ekleyince albümün neredeyse yarısı taş gibi oluyor gözümde; bu da 2018 yılında 1990 death metali yapan bir gruptan beklentimi yeterince karşılıyor açıkçası.

Yazıda bahsi geçen gruplara, 90’lar başında Florida’dan yükselen death metale ilginiz varsa, bu türün dev isimlerini çoktan yalayıp yuttuysanız ve taze bir şeyler dinlemek istiyorsanız Skeletal Remains’e ve Devouring Mortality albümüne mutlaka bir şans verin. Ha, şu ana kadar ne hakkında konuştuğum konusunda bir fikriniz yoksa ama merak edip bir bakmak istiyorsanız, önce elbette yukarıdaki grupları dinleyin; öyle bir durumda sıra Skeletal Remains’e biraz zor gelir.

73/100

 

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.