Klasik Bir Cumartesi: Graveworm – Scourge of Malice

-Abi Cradle of Filth’in Fear of the Dark yorumunu dinledin mi, çok iyi değil mi?

+Hayır, dinlemedim. Fakat Graveworm’unkini dinledim ve gerçekten inanılmaz.

-Graveworm da ne ola ki?

+Varislere iyi geliyormuş; yapıştırıyorsun varisli bölgeye on dakika pis kanı emikliyor.

-Anlamadım?

+Yok bir şey, boşver.

 

2000’lerde bu ve benzeri muhabbetleri o kadar farklı insanla yaşadım ki artık bir noktadan sonra Graveworm’dan bile soğuyacak raddeye gelmiştim. Bir IRON MAIDEN klasiğini yorumlamak, eğer felaket bir işe imza atmadıysanız her zaman için tanınırlığı artırabilecek, reklam açısından başarılı bir harekettir. Fakat güzel yurdum insanı her konuda olduğu gibi bu noktada da ezberleri bozmakta hiç gecikmedi ve Graveworm’un Maiden yorumlaması, ülkemizde Cradle of Filth’in popülerliğini arttırdı.

Birebir yaşadıklarım yüzünden böyle girdim yazıya ve yıllarca da kendi insanımıza kızdım durdum ama (bu da benim cahilliğim olsun, çuvaldız da bize girsin) sonradan öğrendim ki yalnızca bize has bir durum değilmiş. Aşağıdaki videodan da görülebileceği şekilde insanoğlu yıllardır ortalarda dolanan Fear of the Dark yorumu kime ait, hala tam emin değil görünüyor. Daha da ilginci Graveworm etiketli videonun Cradle of Filth etiketli videonun izlenme sayısının yanına bile yaklaşamamış olması. Resmen kendi başını yakmışsın Graveworm. Bu arada ne güzel cover yahu.

Melodik black, gotik metal gibi türlerde kimi enteresan gruplara ev sahipliği yapan İtalya’nın piyasaya kazandırdığı en başarılı gruplardan biri olan Graveworm’un 2001 yılında ortamlara saldığı Scourge of Malice, günümüzdekilerle kıyaslayınca bile senfonik black, melodik black, gotik metal harmanları arasında bana göre en tepede bulunan albümlerden biri. Popülerliği ve tanınırlığı genel olarak bahsi geçen cover muhabbetiyle sınırlı kalmış olsa da biraz daha derine inmeye hevesli dinleyicilerin grubun nelere kadir olduğunu görüp şaşıracakları, enfes bir albüm Scourge of Malice.

Scourge of Malice sonrası grup içinde ne tür kararlar alındıysa, Graveworm çok daha farklı kulvarlara sapmaya, kendi temelinde hiç olmayan işlerin peşinden koşup Avrupa’da söz sahibi olmaya çalışmaya başladı. Müzikal anlamda bana göre patlamalarının yanı sıra ticari anlamda ve popülerlik yarışında da bir hayli geride kaldılar. Halbuki Scourge of Malice ayarını hiç bozmasalar, bugün klasik eski albümler, nostalji kuşakları, Yasemin’in Penceresi falan gibi başlıklar altında konuşulmaz, hala kemik bir kitleye sahip ve bu kitle sayesinde de sağda solda adı anılan, eskimeyen bir grup olarak kalırlardı. Neyse artık olmuş ile ölmüşe çare yok diyor, Scourge of Malice’e dönüyoruz.

DIMMU BORGIR‘in harika Enthrone Darkness Triumphant‘ını andıran, agresyon-melodi dengesi çok başarılı oturtulmuş ve harika bir prodüksiyona sahip Scourge of Malice’i bu albümden ayıran en temel özellik ise barındırdığı Rönesans ruhu.

Elektronik gereçler yerine gerçek enstrümanların kullanılmış olmasının bu hissin ortaya çıkmasında aslan payına sahip. Enfes bir piyano ve yaylıların yanı sıra albümün pes tonları da bu gotik atmosferi besleyen unsurlardan. Descending into Ethereal Mist, Ars Diaboli (Gregorian Chant) gibi, enfes enstrümantal Theronody gibi bestelerde grup müzikal yeteneklerini cömertçe gözler önüne sererken arka planda oluşan bu his Scourge of Malice’i klasiklerden biri olarak görmeme yetiyor da artıyor. Bilmiyorum ne kadar sübjektif bir değerlendirme oldu ama burası da bir yerde benim çöplüğüm zaten kardeşim, olacak o kadar.

Kısa bir intro sonrası haşırt diye giren Unhallowed By The Infernal One herhalde yıllar içerisinde en çok dinlediğim melodik black metal parçalarından biridir. Her açıdan güçlü ve epik bir parça ve kesinlikle yıllara meydana okumayı başarıyor. Vokalist Stefan Fiori’nin albüm genelindeki performansı zaten muhteşem ve kuşkusuz grubun en büyük silahlarından biri ama özellikle bu parçadaki vokal kullanımına bayılıyorum. İlk dakikanın ardından giren blast-beat de tüm zamanlar favorilerimdendir, onu da not düşmüş olayım. Bunun dışında yansıttığı genel hava itibariyle bütünüyle dinlenilmesi gerektiğini düşündüğüm için ayılıp bayıldığım şarkılardan ya da bölümlerden bahsetmeye gerek görmüyorum. Her dinleyici kendi favorilerini bulacaktır. Albümün bu konudaki zenginliğine kefilim, istediğiniz notere adımı verin.

Her elemanın harika bir performans ortaya koyduğu, kendi türü içerisinde kesinlikle klasik olduğunu düşündüğüm bir albüm Scourge of Malice. Üstelik çıktığı dönem itibariyle grubu ne kadar yukarı taşıdığını da hatırlıyorum gayet. Neden rehber olarak bu albümü seçip kariyerlerini ona göre şekillendirmediler, anlamak mümkün değil gerçekten. Neyse efendim, melodik black metale, hadi bilemedin ekstrem gotik metale sevdalıysanız Scourge of Malice’e mutlaka bir şans verin ama grubun diskografisine çok bulaşmayın, diyor ve olaysız dağılıyorum.

96/100

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir