Pyrrhon – What Passes For Survival

Derin bir nefes alın, başlıyoruz.

Son albümü “The Mother of Virtues” ile teknik death metal türünde GORGUTS ile ULCERATE arasında, DEATHSPELL OMEGA’nın black metale yaptığı şeyin bir benzerini death metale yaparak kendini konumlandıran New York’un çılgın çocukları Pyrrhon, üç sene aradan sonra 3. albümüyle yeniden taarruza geçmiş bulunuyor.

The Mother of Virtues’ü ilk dinlediğimde hiçbir şey anlamamış, sonraki dinleyişlerimde de sırasıyla önce korkmuş, sonra idrak etmeye başlamış ve son olarak aklımı oynatmıştım. Anlaması çok zor, dinlemesi daha da zor, eşlik etmesi ise imkansıza yakın bu müziğin yıpratıcılığı ile keyfi birbirine paralel şekilde artıyordu. Albümü dinlerken ne kadar yoruluyorsam, o kadar çok keyif alıyordum. Biraz manyakça bir şeydi yani The Mother of Virtues.

Tabii yeni albümünde Pyrrhon’dan açılımlarda bulunmasını, ana akım piyasaya oynamasını ve kulak dostu bir tutum sergilemesini beklemek biraz safça olacağından, What Passes For Survival’da da grubun geçmişte yaptığı gibi yozlaşmanın, küresel kirliliğin, genel anlamda insana ait pislik ne varsa tüm bunları kolektif bir çaba ile olabilecek en sevimsiz şekilde sunmanın planlarının yapıldığını az çok kestirebiliyordum. Bir Pyrrhon albümü dinlemenin hiç de kolay ve azımsanacak bir iş olmadığını bildiğim için albüm çıktıktan sonra bir süre kendimi zihinsel olarak yeni Pyrrhon sapkınlığına hazırlamam gerekti ama aylar süren yoğun bir kamp döneminin ardından her anına gereken dikkat ve özeni gösterdiğime inandığım What Passes For Survival için kısaca şunu diyebilirim ki bu adamlar normal değil arkadaşlar; kaçın kurtarın kendinizi.

Pyrrhon

“Life is like a sewer: what you get out of it depends on what you put into it.”

Oldukça renkli ve enteresan bir kişilik olan Amerikalı Tom Lehrer’in ünlü sözüyle açılan ve eleştirel sözlerle devam eden “Thrash Talk Landfill” ile rahatlıkla anlaşılabileceği üzere Pyrrhon’daki elemanların günümüz dünyasıyla, tüketim toplumunun alışkanlıklarıyla ve değersizleştirilmiş yaşamlarla ilgili söyleyecek gayet ciddi bir-iki sözü var. Bir-iki dedim çünkü yapılan pek çok yanlışın “hayatta kalmak uğruna” yapıldığına çoktan ikna olmuş insanoğlunun kendi uydurduğu yalanlara inanmaya başlayarak içten içe çürüyor oluşunu tabii ki kendine dert edinmiş olsa da Pyrrhon müziğiyle -hele ki bu müzikle- dünyayı değiştiremeyeceğinin farkında olduğu için bir noktada tıpkı Tom Lehrer gibi kendini taşlamaya, hicve vuruyor ve keyfine bakıyor. Yani “Goat Mockery Ritual” açıp, “yahu bu adamlar Dungeon&Dragons’dan bahsediyor olmasın sakın,” tek kaş kalkmasını yaşayıp şaşırmayın, evet, D&D’dan bahsediyorlar ve bunu mü-kem-mel bir şekilde, inanılmaz komik yapıyorlar. Ciddi olduğu anda da, goygoya düştüğü anda da kusursuz Pyrrhon bu açıdan.

Müzik kısmında ise işler iyice birbirine girmiş vaziyette. Yeteneğinden sual olunmaz Dylan DiLella’nın gitar işçiliği saçma sapan bir seviyede. Sık sık blues tınıları yakaladığım, bu çizgideki bir müzik için çok kıymetli bir özellik olarak akılda kalıcı riflerle dolu bir albüm What Passes For Survival. Buna karşın albümdeki başat faktör aslında bas gitar ve yeni davulcu Stephen Schwegler’in insanüstü performansı. Hiç sıradanlaşmayan, tekdüzeleşmeyen, sürekli akrobatik hareketler peşinde ve gerçekten dinlerken bile insana isyan ettiren bir performansı var Schwegler’in. Hem de şu teknikle…

Bas gitar demişken, What Passes For Survival ve bu seviye teknik death metal için çok kilit bir unsur olan kayıt konusunda da albümün ortalamanın çok üzerinde olduğunu söylemem gerek. Kayıtta hiçbir enstrüman yutulmamış, her şey çok homojen ve daha da güzeli “analog” geliyor kulağa ve dur durak bilmeden ışıklı yılbaşı ağacına dalmış kedi gibi her yere saldıran bu manyak albüm çok daha uzun süreler dinlenebilir kılınmış.

Bu sene dinlediğim en iyi albüm değildi belki ama en yorucu (bunu iyi anlamda söylediğim anlaşılıyordur herhalde artık) albümdü What Passes For Survival ve buna yaklaşabilecek bir şey gelir mi sene içerisinde emin değilim. Daha önce hiç Pyrrhon dinlemediyseniz ve benim yazılarımda bahsi geçen albümleri yazıdaki şarkıları dinleyerek veya yazıyı okuduktan sonra albümü bir-iki tur çevirerek bir karara varıyorsanız şimdiden What Passes For Survival’ın size göre olmadığını söyleyebilirim. Fakat eğer “Korhan bu kadar övdüyse iyidir ya, iyice bir bakayım,” diyenlerdenseniz (kimse onlar, haha) ve gerçekten üzerine eğilirseniz günün sonunda What Passes For Survival bu sene dinlediğiniz en iyi albümlerden birine dönüşecek, bana güvenin.

90/100

a3596041099_10

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.