Limbonic Art – Spectre Abysm

Limbonic Art ismine aşina olmayabilirsiniz ancak Norveçli tek kişilik senfonik black metal uzun yıllardır etrafta olan ve özellikler 1990-2000 arasında yeraltı piyasada epey ilgi gören işlere imza atan bir oluşumdu. Sonra hem black metalin o dönemde başlayan değişim ve dönüşümü hem de Limbonic Art’ın baştaki pırıltıyı kaybetmesi ve 2003-2006 arası projenin askıya alınması sebebiyle yavaş yavaş iyice derinlere, yeraltı piyasanın dibine doğru inmeye başladı. Ben de her ne kadar Limboic Art ismine olan ilgimi kaybettiysem de özellikle ilk iki albümünü epey severim.

Bu sene black metal açısından epey zengin bir yıl oluyor. Piyasanın genelinin tatmin edici bulup benim yüzüne bile bakmayacağım işler de çıkmasına rağmen özellikle NOKTURNAL MORTUM, OFERMOD, SVARTSYN, WODE, THE SARCOPHOGUS, HELHEIM ve daha da uzatmamak için adını anmaktan vazgeçtiğim birkaç isim daha bu yıl canavar albümler yaptılar. İşin daha güzel olan tarafı ise bu canavar albümlerin büyük bir kısmının yeni kurulan gruplar tarafından çıkarılmış ilk albümlerden olması. Kısacası piyasaya bu kadar taze kanın pompalandığı bir yıl görmüyorduk birkaç senedir; bu açıdan harika geçiyor 2017.

Lafı bu kadar uzatmamın sebebiyse Limbonic Art gibi 1990’lardan beri ortalıkla olan ve yeraltı black metalinin önemli isimlerinden birinin 2017 yılında, 8. albümüne imza atarken neredeyse hiçbir şekilde yaratıcı olmaya çalışmadan, tamamen kas hafızasına dayanan, ezberci bir müzik yapıyor olması.

Büyük ihtimalle yine çoğunluğun katılmayacağı bir şeyler söylüyor olacağım ama birinin bunu söylemesi lazım: Biz bu müziği tüketeli yıllar oluyor sevgili Limbonic Art’cığım. Üstelik tükettiğimiz onlarca albüm arasında senin de albümlerin var. Şimdi ben birbirinden canavar onlarca senfonik black metal albümü tüketmiş halimle, hadi onu geçtim, senin “Moon in the Scorpio” gibi işlerini ayıla bayıla dinlemiş halimle kalkıp Spectre Abysm’e nasıl iyi derim? Böyle bir şey olabilir mi? Bunun hukukta yeri var mı?

İnsanı K.K’a çeviren Spectre Abysm aslında elbette ki yılların müzikal birikimine, “know-how”‘ına sahip Daemon’un istese de gerçek anlamıyla kötü bir şeyler yazamayacağının göstergesi olabilecek derecede eli yüzü düzgün bir albüm. Ancak ben bir albümü değerlendirirken “iyi albümler vardır, kötü albümler vardır; X iyi bir albümdür, Y kötü bir albümdür,” şeklinde değerlendirmiyorum elbette. Eğer böyle bakacaksak albüm incelemesi yapmanın ne manası kalıyor zaten; metal müzik sonuçta bu, kuantum mekaniği değil.

Bu nedenle bir yerlerde bu albümü gördükten sonra Limbonic Art’ın metallum sayfasına bakıp “ya bu grup epey köklüymüş, dur bakayım ben şu albüme,” demeyin; ya da deyin ama bu albüme bakmayın, ilk 2-3 albüme bakın. Sonra çok fazla boş vaktiniz ve elinizin altında başka hiçbir senfonik black metal albümü yoksa Spectre Abysm’e bir kulak kabartırsınız. Ya da YouTube’a “tremolo picking” yazıp herhangi bir videoyu da açabilirsiniz.

Yine yazdıkça ve dinledikçe dellendiğim bir albümle karşı karşıyayız, o yüzden hiç uzatmayayım: Daha evvel senfonik black metal dinlemediyseniz ve üstünkörü bir fikir edinmek istiyorsanız Spectre Abysm da bir seçenek olabilir ama ne Limbonic Art’ın ne de bu türün en iyi albümlerinden biri değil kesinlikle. “Çok fazla müzik var, hangisinden başlayacağımı bilemiyorum,” durumu olur ya hani bazen; bundan başlamayın işte.

65/100

645151

 

 

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Limbonic Art – Spectre Abysm” için 5 yorum

  • 30 Temmuz 2017 tarihinde, saat 11:47
    Permalink

    Kapağın güzelliği ve LIMBONIC ART adından dolayı çok ümitliydim bu albümden ama aşağı yukarı yazıdaki gibi düşünüyorum ben de. Yine de o soğuk rifleri duymak güzel ya.

    Yanıtla
  • 31 Temmuz 2017 tarihinde, saat 14:21
    Permalink

    Bir Moon in the Scorpio olamayacağı belliydi zaten kimsenin de öyle bir beklentisi yoktu. Ben de Korhan üstada katılıyorum ama yıllar sonra bir Limbonic Art albümü dinlemek her halükarda keyifli. Bu arada Carach Angren’in albümü ben baya beğendim siz ne düşünüyorsunuz ?

    Yanıtla
    • 31 Temmuz 2017 tarihinde, saat 15:26
      Permalink

      Ya ben ciddiye alamıyorum bu tür işleri, o yüzden çok az dinleyebildim. Kötü değil gibi ama çok parodi geliyor bana bir sebepten. Onu çözebilirsem severim herhalde.

      Yanıtla
    • 31 Temmuz 2017 tarihinde, saat 19:22
      Permalink

      Tam olarak Korhan’la aynı şeyi yazmaya gelmiştim. Black metalin parodisi gibi. KING DIAMOND’ın mükemmel yaptığı bir işi metalin olmayacak bir alt koluyla tekrar yapmaya çalışmak komik geliyor bana.

      Yanıtla
  • 31 Temmuz 2017 tarihinde, saat 17:23
    Permalink

    Ben de bu albüme kadar öyle düşünüyordum. Senfonik black metal gibi değerlendirmeyince sorun çözülüyor. Ha grup çok başka sulara mı yelken açmış hayır. Ama bu sefer kompozisyonlar baya dinletiyor kendini. Bi şans ver bence.

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir