GOROD – Neurotripsicks

Bugün elimizde Fransız metalinin en büyük bir iki grubundan birinin, yani Gorod’un 2004 yılında çıkardığı albüm olan Neurotripsicks var. Gorod fransız bir grup. Gorod çok fransız bir grup, öyle ki grubun web sitesi bile, yıllar önce, daha Rapihshare gibi web siteler türemeden önce, insanların upload yapmaları için deli gibi hosting aradığı zamanlarda Fransızlara ait olan ve hem disk alanı bakımından hem de hız bakımından o sıralar webdeki en iyi site olan ‘free.fr’den alınma. Evet dünyanın en gereksiz ayrıntısı olduğunu biliyorum, ama o zamanlar 1 gb alanı olan bedava bir hosting için girmediğim site kalmıyordu, şimdi Gorod’un websitesini görünce aklıma ilk o günler geliyor. Tabi o zamanlar isimleri Gorgasm’dı, ilk albümlerini 2004 nisanında Gorgasm adı altında çıkardılar, ancak Amerika’da zaten Gorgasm adında bir grup olduğu için isimlerini değiştirmek durumunda kaldılar. Hal böyle olunca 2005’de albüme 99’da kaydettikleri “Gorod”u ve yeni kayıtları olan “Submission Transfer”i de ekleyerek albümü yeniden piyasaya sürdüler. Farkındalar mıydı bilmiyorum ama Gorod ismini seçerek belki de aldıkları en güzel kararı aldılar, şahsen hem bu kadar basit olup aynı zamanda metal olabilen bir isim bulmak kolay iş değil.

Dört albüm ve bir Ep’si olan bir grup için, iki davulcu, bir vokal ve iki gitarist değiştirmek pek normal bir şey değil gibi, bunca değişim olmasına rağmen grubun müzikal karakterinin de hemen hemen hiç değişmemesi de ayrıca taktire şayan. Hoş bunun sebebinin ne olduğu üzerine de çok düşünmeye gerek yok, cevap çok basit; Mathieu Pascal. Böyle bir yetenek abidesi için neler yazılabilir bilmiyorum, sanırım en mantıklı şu söylenebilir; Gorod’u size farklı kılan, güzel kılan her ne ise bunun sebebi bu adamdır. Yani bunca teknik müzik yapıp bunun içine, bildiğin ‘tatlı melodiler’i güzelce yedirmek herkesin yapabileceği bir şey değil. Bu adam bunu dört albümdür yapıyor ve hiç ama hiç sırıtmıyor. İlk albümün ilk dakikalarında da biraz önce yazdığım o tekniğe melodi yedirmek durumunu doğrudan yüzümüze tokat gibi yiyoruz.

Gorod, Neurotripsicks ile farklı bir anlayışı ortaya koyuyor. Sonraki albümlerinde daha da olgunlaştıracağı bu anlayış, bana kalırsa Neurotripsicks ile çok sağlam temeller üzerine oturtuluyor. Introsuyla birlikte başlayan “Teknik tatlı melodiler” 46 dakika boyunca yer yer kendini daha karamsar rifflere bıraksa da, albüm genelinde bariz bir üstünlük sergiliyorlar. Öyleki albümü baştan sona ilk defa dinlediğinizde vokalleri hiç duymama ihtimaliniz bile var. Hatta bu vokal tarzının seçilmesindeki ana etkenin şarkılardaki riffleri kapatmaması bile olabileceğini düşünüyorum. Hoş albümler arasında bir karşılaştırma yaptığımda en baskın vokalin bu albümde olduğu da bir gerçek.

Albüm hakkında bahsetmek istediğim bir diğer husus da, elbette sololar. Çok uzun soluklu olmasa da, bu teknik death metal grubunun temellerinde aslında çok farklı türler olduğunu sololar sayesinde görebiliyoruz. Sololardan ve genel olarak rifflerden hemen her türde müziğin tadını almak mümkün. Guttural vokalin en baskın olduğu yerlerde bile arkadan gelen riffin güzelliğine dikkat kesilinebiliyor ve hafif tebessüm ettirebiliyor.

İlk albümler güzeldir, ilk albümler bir grubun tam manada ne olmak istediğini ortaya koyan albümlerdir. Ha istisnalar var mı? Elbette çok var, ancak yinede hiç kimsenin “Ya şu ilk albümü bi’ çıkaralım, ikinci albümde soundumuzu tamamen değiştiririz zaten” diyerek bir albüm yazacağına inanmıyorum. Bu sebeple ilk albümlerin ne olursa olsun grubun en saf işi olduğuna inanıyorum. Gorod bu tezimi kanıtlar biçimde oldukça başarılı bir çalışma yapmış. Ardından Leading Vision’la isimlerini daha sağlam duyursalar, Process of a New Decline ile asıl ünlerini yakalasalar da, hepsinin kaynağında Neurotripsicks’in olduğu apaçık ortada, tabi bir de Gorod’u son albümüyle tanıyıp Neurotripsicks’e bakmayanlar için iyi bir hazine niteliğinde. Ayrıca albümdeki bütün davullar kadın tarafından kaydediliyor, ne var ki 2009’da Process of a New Decline çıkmadan gruptan ayrılıyor. Bilmeyenler için hoş bir bilgi bu da tabi.

Albüm içindeki favorilerim; Intro / Gorod Rises Up , Gutting Job, Earth Pus, Rusted Nails Attack, Gorod

80/100

gorod_neurotripsicks.jpg

Ozan Turakine

Carnac

GOROD – Neurotripsicks” için bir yorum

  • 30 Mart 2017 tarihinde, saat 16:48
    Permalink

    Bence kusursuza yakın bir albüm. Mathieu Pascal ilginç bir deha. Güzelce ifade ettiğin gibi bunu daha ilk albümden de ortaya koymuş.

    Yanıtla
  • 31 Mart 2017 tarihinde, saat 11:22
    Permalink

    gorod icraatları arasında en az dinlediğim budur ama öyle olmasına rağmen büyük hayvanlık çünkü GOROD. kalan albümlerinin de tez vakitte kritiklenmesini umuyorum :))

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir