Darkest Hour – Godless Prophets & The Migrant Flora

LAMB OF GOD’ın başını çektiği “yeni nesil Amerikan heavy metali”nin bir dönem epeyce büyüyen; ama gerektiği yerlere tırmanamamış bir temsilcisi DARKEST HOUR. Nispeten bir hardcore grubu olarak başladığı kariyerine müziğine AT THE GATES ve Amerikan death metali etkileri ekleyerek biraz melodikleşerek; fakat sertliğinden taviz vermeyerek devam eden grup, asıl gitaristi Kris Norris’in 2008 yılında gruptan ayrılmasıyla epeyce büyük bir duraklama/gerileme dönemine girdi dersek yanlış olmaz. Zaten çok istikrarlı olduğu söylenemeyecek şarkı yazımları iyiden iyiye vasatın altına düşmeye başlayınca çoğu dinleyici de DARKEST HOUR’a karşı olan inancını kaybetmeye başlamıştı.

Gayet mutlu bir şekilde söyleyebilirim ki “Godless Prophets & The Migrant Flora” ile grup küllerinden doğmayı başarmış. Yapılan bir crowdfunding kampanyası ile dinleyicilerin maddi desteği ile piyasaya sürülmesiyle hala desteği devam eden bir kitlenin varlığından haberdar olan DARKEST HOUR belki de bunun da katkısıyla kariyerlerinin en iyisi bile denilebilecek bir albümle karşımıza çıkmış.

Efsane statüsüne sokabileceğimiz CONVERGE’den de tanıdığımız hayvan insanı Kurt Ballou’nun üstlendiği prodüksiyon, özellikle Ballou’yu görünce iyiden iyiye gaza geldiğini ve ömrünün en iyi performansını sergilediğini düşündüğüm vokalist John Henry’nin öküzlüğünü nefis parlatıyor. İyi anlarında olunca yakalayınca nefis melodiler yakalayabilen grup sanıyorum ki “Godless Prophets & The Migrant Flora”yı özellikle bu iyi anlarını bekleyip yazmış: zira gerek nakarat arkalarında, gerekse de ana riflerde öylesine şeyler yakalamışlar ki, üzerine bir de Henry’nin temiz halini kullanmaktan iyi ki de imtina ettiği dayaksal vokalleri ve shred’i eksik olmayan sololar eklenince türündeki birçok albümün ulaşamadığı bir seviyeye çıkıyor her şey. Tıpkı ARCHITECTS örneğinde olduğu gibi ancak şarkılara anlamlı bir katkısı olacağı zaman işin içine dahil olan breakdown’lar sırasında ise Travis Orbin’in özellikle zil performansı ile epeyce parladığını da belirtmek gerek.

Yukarıda oldukça yağladığım John Henry’nin vokalleri elbette ki tüm metal dinleyicilerinin seveceği bir tarzda değil. Aramızda hardcore/metalcore türündeki bu yarı çığlık vokallere katlanamayan büyükçe bir kitle olduğu pek şüphe kaldıracak bir şey değil; ama eğer ki bir dönem IN FLAMES’in bile “Come Clarity” ile aralarına katıldığı bu özelleşmiş death metal alt koluna odaklanan gruplardan hoşlanıyorsanız gayet taş gibi bir performans bulacaksınız karşınızda.

Toplama bakarsak DARKEST HOUR müzik yaptığı tarzda olmasa bile en azından kendi kariyerinde bir çığır açmayı başarmış “Godless Prophets & The Migrant Flora” ile. Hep başına bela olan filler şarkılar belasından kendini kurtarmış, her anı değerli bir 45 dakika yaratmayı başarmış grup. Yaklaşık dokuz yıl önce gruptan ayrılan gitarist Kris Norris’in de son şarkıda konuk olarak desteğini esirgemediği albüm, bence albüme dair herhangi bir şey duymadan gruba güvenerek maddi destek olan ve eserin piyasaya sürülmesini sağlayan dinleyiciler için de eminim ki bir hazine değerindedir. İşin math- kısmına sarkmasa da THE DILLINGER ESCAPE PLAN, CONVERGE gibi grupları sevenlerin bile damak tadına uyabilecek kadar teknik açıdan başarılı ve aynı zamanda dibine kadar melodik ve eşlik etmelik bir albüm ortaya koymayı başarmış DARKEST HOUR. Şimdilik türünde yılın en iyisi diyebilirim rahatça.

89/100

a2223158464_10

Ertuğrul Bircan Çopur

Bilek metal.

Darkest Hour – Godless Prophets & The Migrant Flora” için bir yorum

  • 30 Mart 2017 tarihinde, saat 10:21
    Permalink

    bu albümü dinlerken kafamda oluşan en belirgin terim ”hardcore”. grupla pek ilişiğim yoktu şuana kadar ama pek güzel albüm bu

    Yanıtla
    • 30 Mart 2017 tarihinde, saat 10:25
      Permalink

      Evet ben de türü dolayısıyla çok haşır neşir değildim ama buradaki melodik hardcore tadı pek hoşuma gitti. Beğendiğine sevindim.

      Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir