Thy Catafalque – Meta

Tek kişinin elinden çıkmış olduğuna inanamayacağınız albümler serisinin ilk kritiğine hoş geldiniz.

Böyle bir seri yok tabii de (aslında olabilir, dur bakalım), “Meta” gerçekten diğer tüm THY CATAFALQUE albümleri gibi tek kişinin üretmiş olduğuna inanması çok güç bir albüm. Metal dünyasında pek adı geçmeyen bir ülkeden gelen Macar insan Tamás Kátai’nin tek kişilik projesi olan THY CATAFALQUE, alışılageldik metal normlarının dışında, avangardın sözlük anlamı gibi duran müziğiyle her zaman kendi hayran kitlesini korumayı başarmış bir grup. “En iyi albümü işte şu” demeyi imkansız kılacak denli istikrarlı bir şekilde şaheser üzerine şaheser yaratmış Kátai’nin bu sefer biraz (daha) farklı bir yöne kaymış olması, kendisinin bu istikrarı bozmasına sebep olmamış.

Önceki iki albümde kullanılan adeta post-rock havalarındaki kapaklardan rengarenk, ikona stilindeki bir kapağa yapılan geçiş ilk dikkati çeken değişiklik oluyor. İki adet aziz hayvan resmedilen kapağa bakarak bile farklı bir şeyle karşı karşıya olduğumuzu tahmin edebiliyoruz ilk dakikadan.

Kimi yerlerde albümün THY CATAFALQUE’ın bilindik mükemmelliği seviyesine çıkamaması ile ilgili yorumlar okudum. Sanıyorum bunun sebebi grubun avangardlığı müziğin odağına koymaktan bir nebze vazgeçmesi bu defa. Bazı şarkıların düpedüz progresif metal gibi çınlaması, grubun kendi standartları içinde albümü biraz daha “basit” hale getiriyor denebilir. Açıkçası benim rahatsız olduğum veya şikayet edeceğim bir yaklaşım değil bu; zira bu “taviz” ile THY CATAFALQUE şimdiye dek en erişilebilir albümünü piyasaya sürmüş.

Hemen her şarkıda yer alan ufak tefek konuk performanslar dışında tüm enstrümanları, vokalleri, elektronik partisyonları, şarkı içlerinde kullanılan ses kayıtlarını ve albümün müzikal yanıyla ilgili aklınıza gelen her şeyi tek başına kotaran Kátai gerçekten saçma (ve biraz da sinir bozucu) derecede yetenekli olduğunu tomar tomar gözler önüne seriyor. Ixión Düün şarkısındaki çileden çıkartıcı raddede iyi elektronika – black metal birlikteliği yedi buçuk dakika boyunca hayranlıkla kendini dinlettikten sonra şarkının son bir buçuk dakikasında da o denli güzel bir avangard progresif metal atmosferine giriyor ki, bazen şapkamı çıkartıp önünde hafifçe eğilmek istiyorum albümün.

Albümde her şey günlük güneşlik değil tabii ki. Daha önce Sgùrr eilde mòr gibi nefis eserlerle uzun şarkılar bestelemekteki başarısını gözümüze sokan Kátai’nin, ilk defa albümler arasında bu denli az süre bırakmasından olacak (“Sgùrr” çıkalı sanıyorum yalnızca bir yıl kadar olmuştu “Meta” piyasaya sürüldüğünde) alışık olduğumuz devasa uzunluktaki şarkıların “Meta”daki temsilcisi Malmok járnak biraz beklentilerin altında kalıyor. 21 dakikanın üzerindeki süresinin kimi anları fazla durağanlaşıyor ve sanki şarkı bir beş dakika kısa olsa çok daha odaklanmış, istediği yerleri ön plana çıkartmayı daha net becerebilen bir parça olacakmış gibi hissettiriyor. Son dört-beş dakikalık gerçekten çok güzel bölümüne biraz yazık oluyor açıkçası şarkının, zira oraya gelene kadar dinleyicinin dikkatini taşımayı başaramıyor.

Daha fazla uzatmadan bir paragraf da Mezolit şarkısı için açmak istiyorum. Enstrümantal bir başlangıç ve gelişimin üzerine sonlarında patlayıcı vokaller barındıran şarkılara olan zaafımı sonuna dek müthiş kullanan bir eser. Albüm çıktığından beri kaç defa dinledim gerçekten bilmiyorum, bence “Meta”nın açık ara en iyisi. Buyrun şarkıyı da koyalım buraya.

Alışılageldiği üzere tüm sözleri Macarca olan albüm, dilin telaffuzunun Türkçeyi andırması sebebiyle kimi yerlerde yine gülümsetmeyi de başardı beni. Özellikle ilk şarkı olan Uránia’nın sonlarına doğru giren temiz vokallerde apaçık TÜM TAVUK deniyor olması açıp şarkı sözlerine bile baktırdı bana. Denmiyor tabii aslında.

Kimi eksikliklerine rağmen “Meta” bence 2016’nın en iyi albümlerinden biri. 2016 yılında bu cümleyi o kadar çok kurdum ki bazen ben bile kendimi ciddiye alamıyorum artık; ama işin gerçeği de bu. Öylesine nefis şeyler dinliyoruz ki bu yıl, gerçekten inanılmaz. Tüm bu mükemmelliğim ortasında bile “Meta” sanıyorum ki ilk 10’umun içinde yer alacak. Kafa şişirmeyecek, keyifle dinleyeceğiniz; biraz farklılık, bolca nefislik içeren bir albüm arıyorsanız bu tarafa doğru alalım sizi.

86/100

a0008278575_10

Ertuğrul Bircan Çopur

Bilek metal.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir